NTV

AB'den İngiltere'ye 110 milyar euroluk "ayrılık" faturası

Anadolu Ajansı

Dünya

Bruegel uzmanı Darvas, "İngiltere'nin AB'den ayrılmak için 110 milyar avro toplu ön ödeme yapması gerekebilir." dedi.

Brüksel’in en önemli düşünce kuruluşlarından Bruegel’in kıdemli uzmanı Zsolt Darvas, "İngiltere'nin AB'den ayrılmak için 110 milyar avro toplu ön ödeme yapması gerekebilir." dedi.

Darvas, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin müzakerelerdeki son durum hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İngiltere, geçen sene haziran ayında yapılan referandumla AB'den ayrılma kararı almış, 29 Mart'ta da Lizbon Anlaşması'nın 50. maddesini işleterek ayrılık sürecini resmen başlatmıştı. AB ise 29 Nisan'da yaptığı özel zirveyle müzakerelerdeki ilkelerini belirlemişti.
İngiltere, geçen sene haziran ayında yapılan referandumla AB'den ayrılma kararı almış, 29 Mart'ta da Lizbon Anlaşması'nın 50. maddesini işleterek ayrılık sürecini resmen başlatmıştı. AB ise 29 Nisan'da yaptığı özel zirveyle müzakerelerdeki ilkelerini belirlemişti.

Brexit müzakerelerinin resmi olarak geçen hafta başladığını anımsatan Darvas, AB tarafından gerekli onayların alınabilmesi ve Brexit'in 29 Mart 2019'da gerçekleşmesi için pratikte müzakerelerin 2018 sonuna kadar tamamlanması gerektiğini anlattı.

Darvas, bu sürecin 27 AB üyesi ülke ve İngiltere tarafından ortak alınacak bir karala uzatılabileceğini belirterek, "Eğer İngiltere yapıcı bir şekilde bu müzakereleri sürdürürse ben sürecin uzatılmasında ve ayrılış tarihinin ertelenmesinde bir engel çıkmasını beklemiyorum." diye konuştu.

Brexit sürecin uzamasının bazı sıkıntılara neden olacağına dikkati çeken Darvas, İngiltere'nin AB üyeliğine devam etmesi halinde 2019'da gerçekleşecek Avrupa Parlamentosu seçimlerine dahil olması gerekeceğini, bu durumda seçilecek İngiliz parlamenterlerin görev sürelerinin ne olacağı konusunun karmaşık bir durum ortaya koyacağını söyledi.

Darvas, müzakerelerin uzaması ve İngiltere'nin üyeliğinin bir süre daha devam etmesi halinde AB bütçesi konusunda da sıkıntılar yaşanacağına işaret ederek, AB bütçesinin 7 yıllık bir mali çerçevede hazırlandığını mevcut bütçenin 2014-2020 yıllarını kapsadığını İngiltere'nin birlik üyeliğinin devamı durumunda 2021-2027 dönemini de kapsayacağını anlattı.

AB bütçesinin 2019-2020 yılında planlanmış ve onaylanmış olması gerektiğini anımsatan Darvas, bütçe planlamasında İngiltere'nin üyeliğe ne kadar devam edeceği ve katkısının ne miktarda olacağı konularının karmaşık bir durum ortaya çıkaracağını ifade etti.

Brexit kararı, İngiltere'de yaşayan 3,2 milyon AB vatandaşının yanı sıra AB'de bulunan 1 milyon İngiliz vatandaşının hakları konusunda da belirsizlik ortaya çıkardı.
Brexit kararı, İngiltere'de yaşayan 3,2 milyon AB vatandaşının yanı sıra AB'de bulunan 1 milyon İngiliz vatandaşının hakları konusunda da belirsizlik ortaya çıkardı.

"PARANIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU GERİ ALACAK"

Müzakerelerde öne çıkan konuların başında ayrılık ücreti konusu olduğuna dikkati çeken Darvas, şunları söyledi:

"Ayrılık ücretinin hesaplama metodu ortaya kondu. Şimdi ayrılık ücretini yaklaşık olarak hesap edebiliyoruz. AB Komisyonu bu sayı ile ilgili resmi bir belge yayımlamadı ama hesaplama yönetimini açıkladı. İngiltere'nin AB'den ayrılmak için 110 milyar avro toplu ön ödeme yapması gerekebilir. Bu ön ödemeyle uzun vadeli net ödemeyi ayırmalıyız. Bu noktada AB'de İngiltere'ye bazı iadeler gerçekleştirecek. AB bütçesinden İngiltere'ye harcanacak rakamlar ve İngiltere'nin AB'nin diğer ülkelere verdiği borçlardan alacakları da hesaplanınca ortaya çıkan rakam bunun çok altına inecek.

Bizim hesaplamalarımızda İngiltere'nin ayrılık faturası 25- 65 milyar avro arsında gerçekleşiyor. Yani büyük 110 milyarlık bir ön ödeme sonrasında İngiltere, vereceği paranın büyük çoğunluğunu geri alacak. 65 milyar olması için bunun aşırı uç varsayımlarda bulunmak gerekiyor. Bence daha gerçekçi bir olanı 25-40 milyar avro arasında."

Darvas, müzakerelerde tatmin edici bir sonuç ortaya çıkmazsa, İngiltere'nin "Ben bunu ödemeyeceğim, AB'den anlaşmasız bir şekilde ayrılacağım" şeklinde de yaklaşım gösterebileceğine dikkati çekti.

AB tarafında İngiltere'yi cezalandırmak gibi bir yaklaşım olmadığını söyleyen Darvas, yapıcı ve anlayışlı bir biçimde tamamlanmasının iki tarafın da lehine olduğunu vurguladı.

Darvas, mevcut durumda İngiltere'nin AB bütçesine yüzde 12 civarında katkı sağladığını anımsatarak, "İngiltere, AB bütçesine önemli bir paya sahip durumda. Burada ya AB kesintilerle daha az harcama yapacak ya da katkı veren ülkelerin payları yükseltilecek." diye konuştu.

ETİKETLER