NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Büyükada'daki otelde neden toplandılar?

ntv.com.tr

Dünya
Arşiv

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 zirvesi sonrası Hamburg'da kameraların karşısına geçti. Erdoğan, İstanbul Büyükada'da Af Örgütü yöneticilerinin de aralarnda bulunduğu 12 kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Erdoğan ayrıca Selahattin Demirtaş'ın tututkluğuyla ilgili soruyada yanıt verdi. Cumhurbaşkanı "Teröristleri cezaevinden bırakma yetkisi bizim değil, Türkiye bir hukuk devletidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, G20 zirvesinde basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Kapsamlı çalışmalar yaptık. Para ve maliye adımlarında mutabık kaldık. Zirvenin en önemli konusu terörle mücadeleydi. Terör örgütlerine karşı çifte standardı bırakmadan bu konuda mesafe kat edemeyeceğimizin altını çizdik. Teröre karşı işbirliği yapılmasının altını çizdik. G20 zirvesinde Alman polisinin ortaya koyduğu fedakarlığı bir kenara koymak mümkün değil. Alman polisine gayretinden dolayı teşekkür ediyorum.

Bugün Türkiye dünyanın en canlı terör örgütleriyle yoğun bir mücadele yürütüyor. 15 Temmuz gecesi ülkemizde kanlı darbe teşebbüsünde bulunan terör örgütü FETÖ'nün militanları batı ülkelerini kendine güvenli liman olarak görüyorlar. Buradaki görüşmelerimizde teröristlere cesaret veren bu tavrın yanlışlığına dikkat çektik. 

"TEHDİT EDEN OLUŞUMLARA MEŞRU MADAFAA HAKKIMIZI KULLANIRIZ"

Sınırlarımızın hemen yanı başında terör örgütlerinin desteklenmesi, silahlandırılması, bölgede terör adacıkları oluşturulmasına kesinlikle sessiz ve tepkisiz kalmayacağız. Ülke güvenliğimizi tehdit eden oluşumlara karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanmakta tereddüt göstermeyeceğiz. Terör örgütlerine verilen silahları topraklarımızda yapılan eylemlerde ele geçiriyor olmamız, sorunun şimdiden mevcut sınırlarının dışına taşmaya başladığına işaret etmektedir. Dün bölgede dağıtılan ve bugün namlusu bize yöneltilen silahların yarın dünyanın başka yerindeki eylemlerde kullanılmayacağının garantisi yoktur. 

Mülteciler için açık kapı politikamız sürüyor. Bizlere mülteciler için AB'nin verdiği söz 3+3 6 milyar eurodur. Şu anda ulaşan 800 milyon eurodur. AB mülteci konusunda sözünü tutmadı. Mülteciler konusunda yükümüz paylaşılmalı.

"KATAR'A YAPTIRIMLARI DOĞRU BULMUYORUZ"

Katar'a yönelik yaptırımları doğru bulmuyoruz. Körfez'deki bütün kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve istikrarı, en az kendimizinki kadar önemlidir. Bunu tehlikeye atacak adımlardan imtina edilmelidir. Bu konuda, bölgenin büyüğü olarak gördüğümüz Suudi Arabistan başta olmak üzere tüm ülkelerin en kısa sürede makul bir çözüm üzerinde anlaşmalarını arzu ediyoruz. Kışkırtmalara asla prim verilmemesini istiyoruz.

Kıbrıs meselesinin çözümü için çaba gösterdik. Ilımlı tavrımız hak ettiği karşılığı görmedi. Türkiye sorunun çözümüne farklı parametrelerle katkı sağlama çabalarını gösterecektir. " 

Soruları yanıtlayan Erdoğan, "Basın mensupları suç işlediği zaman yargı gerekli değerlendirmeyi yapar. Fikir özgürlüğünü gayet iyi bilirim. Fikir düşünce özgürlüğü noktasında hassasım. Basın mensupları diye tanıdıklarınızın büyük çoğunluğu teröre yardım yataklık yapan kişilerdir. Yargı bu konuda gerekli kararı vermiştir" dedi. 

"BU BİR SİYASİ İNTİHARDIR"

Almanya'da Türk vatandaşlarına hitap edilmesinin yasaklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi: "Basın mensuplarını Almanya'da G20 izlemeye müsaade etmeyecek kadar önlerini kesen bir anlayış var. Almanya'da 3 milyon soydaşım var. Onlarla bu seyahatim vesilesiyle salon toplantısı yapmayı arzu ettim. Fakat Alman yönetimi müsaade etmedi. Buna tahammül edemediler. Bunu hangi özgürlük anlayışıyla bağdaştıracağız. Türkiye'nin yüzde 52'sinin oyunu alan bir cumhurbaşkanına Almanya'da konuşma müsadesi vermeyenler özgürlüklerden bahsedemezler. Bu bir siyasi intihardır. Bu bumerang gibi kendilerini vurur. Telekonferansla konuşma arzumuza dahi tahammül edememişlerdir. PKK terör örgütüne müsaade etmişlerdir. Sözde örgüt liderine kendilerine ait paçavralarla yürümesine izin verenler toplantı gösteri hakkını kullanmak isteyen meşru derneklere müsaade etmiyorlar. Türkiye'de böyle bir yasak yok. Türkiye'de anamuhalefet partisinin sözde bir adalet yürüyüşü var devam ediyor." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak'taki referanduma sıcak bakmadıklarını bu konuda uyarıda bulunduklarını belirtti. 

"KÜRT DEVLETİ KURULMASINA MÜSAADE ETMEYİZ"

Suriye'nin Kuzeyi'ndeki gelişmelerle ilgili konuşan Erdoğan, "Bizim siyasetimiz kavmiyetçilik üzerine değildir, ırkçılık üzerine hiç değildir. Bizim muhatabımız her zaman insandır. Eğer bizim sınırlarımızda bizi tehdit eden bazı oluşumlar olursa biz bu oluşumlara karşı haddini bildiririz. Eğer Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devleti kurma gayreti olursa biz buna müsaade etmeyiz. Nitekim Kuzey Suriye'de böyle bir girişim oldu ve biz bu girişimi durdurduk, engelledik. Bundan sonra da buna yine asla müsaade etmeyiz. Oradan ülkemize olan tehditleri asla affetmeyiz. Afrin bizim için tehdittir, gerekli cevabı vereceğiz."

DEMİRTAŞ SORUSUNA YANIT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Selahattin Demirtaş ve Kürt milletvekilleri ne zaman cezaevinden çıkacak?' sorusu üzerine şu cevabı verdi: "Teröristleri cezaevlerinden bırakma yetkisi bizim değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Söylediğiniz kişi bir teröristtir. Öyle bir terörist ki bütün benim Kürt kardeşlerimi sokağa döküp ondan sonra 53 Kürt kardeşimi yine Kürtlere öldürten bir teröristtir. Bu sadece suçlarından bir tanesidir. Buna benzer daha nice suçları vardır. 'Bizim arkamızda PKK var, PYD var, YPG var' gibi meydan okuyan bir kişidir. Şu anda zaten yargıdadır. Yargı onlarla ilgili ne karar verirse o karar bizim başımız gözümüz üstündedir."

"ADETA 15 TEMMUZ'UN DEVAMI NİTELİĞİNDE TOPLANTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, uluslararası Af Örgütü ile bazı derneklerin toplantı yaptığı Büyükada'daki otele düzenlenen operasyonda 9 kişi gözaltına alınmasıyla ilgili soru soruldu. Bu soruya ise Erdoğan, "İnsan hakları savunucusu dediklerinin, benimle ilgili yapmış oldukları açıklamanın neticesi ne oldu? Neticesi benim 4 ay 10 gün hapiste yatmış olmamdı. Yaptığım sadece bir şiiri okumaktı. Söyledikleriniz Büyükada'da niye toplanmıştı. Onlar adeta 15 Temmuz'un devamı niteliğinde bir toplantı için bir araya gelmişlerdir. Gelen istihbarat üzerine gözaltına alınmıştır. Buradan bir yargı süreci başlayabilir. Onların yapmış oldukları çağrıyı, şu anda da yapıyorlar. Siz de bu soruyu sorarak bu çağrıya destek veriyorsunuz. Ama benim bir tasarrufum yok. Kararı yargı verecektir," cevabını verdi.

ETİKETLER