NTV

İsrail parlamentosu sözde soykırımı görüşecek

Dünya

Türkiye’nin Mayıs 2009’da yaşanan Mavi Marmara baskınında görev alan dört İsrailli subay hakkında tutuklama kararı çıkartılması için dava açmasına öfkeli olan İsrail parlamentosu Knesset, Ermeni Soykırımı’nı tekrar gündemine taşıdı. Kadima vekili Otniel Schneller ise, Türkiye ile iyi ilişkiler kurulması gerektiğini söyledi.

Knesset’in sözde Ermeni Soykırımı hakkında düzenleyeceği oturum, Sayıştay’ın dokuz Türk’ün İsrail komandoları tarafından öldürüldüğü Mavi Marmara baskını hakkındaki raporunu yayımlamasından bir gün önceye denk getirildi.

Haaretz gazetesinde Jonathan Lis imzası taşıyan habere göre, sözde soykırım hakkındaki oturum, Meretz partisi vekili Zahava Gal-On’un talebi üzerine gerçekleşecek. Knesset başkanı Reuven Rivlin’in, oturumun Salı günü görülmesi için izin verdiği belirtilirken, bu kararın, 30 Mayıs’ta İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde çıkan kararı izlediğine dikkat çekildi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Akdeniz’in uluslararası sularında düzenlenen baskında rolü olan İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Aşkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri Komutanı Avişay Levi hakkında hazırlanan iddianameyi bu tarihte kabul etmişti.

Haberde, Knesset’in sözde soykırımın yıldönümüne değineceği oturumda, ikinci bir görüşme için de tarih belirleneceği ifade edildi. Lis, geçmişte İsrail hükümeti ve parlamentosunun Türkiye ile ilişkileri bozabilecek konuları tartışmaktan sakındığına dikkat çekerek, bu durumun günümüzde değiştiğini belirtti.

SOYKIRIMI TARTIŞMAYA AÇMA KARARLILIĞI
Haberde, İsrail’in, geride kalan üç yıl içinde Türkiye’nin 97 yıl önce yarım milyon Ermeni’nin ölümüne neden olduğu iddialarını tartışmak için daha büyük bir kararlılık gösterdiği belirtildi ve bu durumun, Türkiye-İsrail ilişkilerinini giderek bozulmasından kaynaklandığı ifade edildi.

Knesset Eğitim Komitesi, en son olarak Aralık 2011’de sözde soykırımı parlamento gündemine taşımıştı. Ancak Dışişleri Bakanlığı’ndan bir temsilci aracılığıyla, konunun Türkiye ile ilişkileri bozabileceğine dikkat çekilmiş ve ‘çizginin aşılmaması gerektiği, ilişkilerin çok hassas olduğu günlerde akıllıca hareket edilmesi gerekildiği’ uyarısı yapılmıştı. Uyarıyı parlamentoya bildiren İsrail Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, “alınacak yanlış bir karar çok ciddi sonuçlara neden olabilir” ifadesini kullanmıştı.

Rivlin ise oturum talebinde bulunurken Aralık 2011’de yapılan tartışmalara da değindi: “Ermeni Soykırımı konusu İsrail ve Türkiye ile yaşananlar veya politik bir durumdan çıkar sağlamaya çalıştığımız için gündeme getirilmedi. Ben, parlamentoya Ermeni Soykırımı’nın ilk kez gündeme getirildiği 1987’den bir yıl sonra katıldım. Holokost hakkında konuşmamız engellenmişti. Ancak bizler bu konunun gündeme getirilmesi gerektiğine inandık, çünkü trajedilerin bir kez daha yaşanmamasını istiyoruz” dedi. 

Sözlerine devam eden Rivlin, “Dünyanın tüm insanları karşısında duruyoruz ve Holokost’un insanlığın kabul edemeyeceği bir şey olduğunu söylüyoruz. Buraya politik bir konuyu değil, daha çok ahlaki bir konuyu tartışmak istiyoruz” dedi.

TALEP KABUL EDİLDİ
Rivlin’in bu konuşması üzerinde Knesst başkanı Gal-On oturuma izin verdi ve şu ifadeleri kullandı: “İsrail, yıllarca Türkiye ile olan ilişkilerine önem verdi. İlişkilerde önemli bir konu olan Ermeni Soykırımı henüz Knesset’de görüşülmedi” dedi.

Gal-On bu sözlerine rağmen Türkiye ile bağların mevcut halinden daha da kötüye gitmemesi gerektiğini belirterek, “İkili ilişkiler, Ermeni Soykırımı konusundan bağımsız devam etmeli” dedi.

Sözde soykırım tartışması Aralık 2011 gündeme geldiğinde bu konuya karşı çıkan Kadima partisi vekili Otniel Schneller ise Türkiye ile sahip olan ilişkilere en fazla dikkat çeken isim oldu. Schneller, “Türkiye ile bağlarımızı yeniden güçlendirmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Bu var olmamızı sağlayan bir gereklilik... Zor olsa bile Ortadoğu’da kendimize yer bulmalıyız” dedi.