NTV

Ağbal: Vergi indirimi için talepler geliyor, değerlendireceğiz

ntv.com.tr

Ekonomi

Maliye Bakanı Ağbal, nisan sonunda beyaz eşya ve mobilya sektöründe ÖTV indirimlerinin son bulacağını hatırlatarak, "Ekonominin talep tarafı bu sektörlerde teşvikin devamını gerektiriyor mu, gerektirmiyor mu ona bakacağız. Bu sektörleri mi uzatmalıyız, yoksa diğer sektörlerde mi vergi indirimi yapmalıyız. Talepler geliyor, oturacağız tekrar yeni baştan değerlendireceğiz" dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, NTV'nin ekonomi gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Vergi indirimleriyle ilgili konuşan Ağbal şunları söyledi: "İnşaat, beyaz eşya ve mobilyada yapılan geçici vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde canlandırıcı etkisi oldu. İndirimler fiyatlara tam olarak yansımamış. Önümüzde nisan sonunda bitecek olan beyaz eşya ve mobilya sektörü var. Burada yapmamız gereken şey şu, ekonominin talep tarafı bu sektörlerde teşvikin devamını gerektiriyor mu gerektirmiyor mu ona bakacağız. Bu sektörleri mi uzatmalıyız, yoksa diğer sektörlerde mi vergi indirimi yapmalıyız. Ekonomide ısınmaya meydan vermemek gerektiğini de düşünüyorum. Vergiden vazgeçeceksek yatırımı ve üretimi destekleyecek kalemler olmalı. Talepler geliyor, oturacağız tekrar yeni baştan değerlendireceğiz."

"2017, 2016'DAN DAHA İYİ OLACAK"

Büyüme rakamlarını yorumlayan Ağbal, "Dördüncü çeyrekte ekonomi hızla toparlandı. Üretim tarafı her şeye rağmen güçlü kalmayı başarmış. 2016'nın geneline bakınca tüketim harcamalarının büyümeyi sürüklediği yıl oldu. 2016 toplamda 2,9 diyoruz ama takvim etkisinden arındırılmış 3,1. Bu netice son derece iyi. 2017, 2016'dan çok daha iyi olacak" dedi.

Yeni tedbir olup olmadığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Ağbal şunları kaydetti: "Arka arkaya paketler açıkladık ve hızlı bir şekilde ekonominin kredi tarafında, tüketim, yatırım tarafında kendini gösterdi. Tedbirlerin amacı ekonomiyi yukarı yönlü hareket ettirmek. Önümüzdeki dönemde de ekonomiyi daha da canlandırmak için maliye politikasını etkin şekilde kullanacağız. Yapısal düzenlemelere devam edeceğiz. Ekonomide güven oluşturacak yeni düzenlemeleri yapacağız. 16 Nisan sonrası dönemde ekonomide verimliliği artıracak bir takım yasal düzenlemeleri de arka arkaya yapmayı planlıyoruz."

"BÜTÇEDE BİR SIKINTI YOK"

Ağbal, tedbirlerin bütçe üzerinde etkileri olduğunu belirterek, "2016 bütçe hedefleri bakımından hedefleri tutturduğumuz bir yıl oldu. Son 5 yılın ortalama bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1 civarında. 2017 yılı bütçe açığı hedefe göre bir miktar fazla gerçekleşebilir. Vergi indirimleri geçici süreli olacak. Mali disiplinin genel gidişatından taviz vermeyeceğiz. Bütçemiz iyi gidiyor. Ocak ve şubatta toplamda bütçe fazla verdi. Şubat ayında bütçede bir miktar bozulma gözüküyor. Sosyal güvenlik primlerini ocak, şubat ve mart aylarında erteledik. Ocakta yansımadı ama şubat ayında bütçe açığı 3,6 milyar lira olması gerekenden fazla oldu. Prim gelirini şubat ayında almadık. Onu kasımda alacağız. Bu geçici bir artış. Nisan ve sonraki aylarda bütçe açığı görece olarak daha iyi gidecek. Bütçede bir sıkıntı yok. Önemli olan bütçede yıl sonu hedefidir. Şubat ayında bazı vergilerde vergi bir sonraki aya kaldı. Şubat ayı yıl sonuna ilişkin gerçekleşmelere göre trendi belirleyen bir ay değil."

"YENİ HÜKÜMET SİSTEMİYLE BÜYÜME ARTACAK"

16 Nisan'da oylanacak cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ekonomiye etkisi hakkında konuşan Ağbal, "Siyasi istikrar kalıcı hale gelecek. Siyasi istikrarsızlıkların arttığı yıllarda ekonomide daralma yılları olmuş. Siyasi istikrarın sağlandığı yıllarda ise büyüme oranları daha yukarıda. Siyasi istikrarla ekonomik istikrar arasında doğrudan doğruya bir bağlantı var. 1990-2002 arasında 3,6 ortalama büyüme iken 2002 sonrası 5,7 oldu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gelirse yüzde 50'den fazla siyasi meşruiyeti olan hükümet gelecek. 5 yıllık bir dönemde hükümet ülkenin temel sorunlarını çözecek kararları çok daha rahat alabilir. Türkiye'nin büyüme oranları mevcut sisteme göre daha yukarıda olacak. Yapısal reformların önü açılacak. Hükümet sistemindeki değişiklik orta ve uzun vadede etkisini gösterecek. Referandumun sonucu ekonomi üzerinde önemli etkiler meydana getirecek. Güçlü bir evet çıkarsa ileriye dönük beklentileri olumluya dönüştürecek. Piyasalarda bir evet beklentisi var. Yatırım tarafında kıpırdanmayı getiriyor. Nisan sonrası dönemde üretim tarafında da güçlü bir artış olacak. Güçlü bir evet 2017 yılı ekonomisini yukarı yönlü çekecek yatırım, üretim ve talebi destekleyecek faktör olacak." 

"ENFLASYON ARALIKTA TEK HANEYE İNER"

Maliye Bakanı Ağbal, enflasyondaki yükselişi de değerlendirdi: "Kasım sonrası dönemde hızlı bir artış var. En fazla dikkat çekici kalem gıdadaki fiyat artışı. Kasım-mart arası enflasyonda 4,29 puan yukarı gelmiş. Gıdanın buna katkısı 1,83. İkinci kalem ulaştırma. Kasım-mart arası dönemde 1,45'le en büyük ikinci katkı ulaştırmadan. 2017 boyunca yukarı gidiş devam edeceğe benziyor. Aralık ayında enflasyon tekrar tek haneye dönecek. Döviz fiyatlarındaki değişimin enflasyona yansımasının çok önemli bir etkisi var. Dövizdeki hareketlenme enflasyon üzerinde etki meydana getiriyor. Zaman zaman vergi artışları yaptık. Eylülde akaryakıta vergi düzenlemesi yaptık. Kasım sonu itibariyle enflasyon yüzde 7. Aralıktaki tek vergi artışı tütün ürünlerine yapılan artış. Kasım-mart arası trendde tütünün katkısı 0,12'yi geçmiyor. Enflasyonun döviz kurundan kaynaklı etkileri bir süre sonra kaybolacak. Gıda fiyatlarındaki oynaklıkta da bir mikar döviz kuru etkisi var." 

"TELAFİ EDECEK ZAMMI YAPACAĞIZ"

Memur ve memur emeklilerine haziran sonu itibarıyla verilmesi beklenen enflasyon farkı zammının bütçeye etkisinin sorulması üzerine Ağbal, hükümetin en fazla önemsediği konulardan birinin sosyal kesimlerin enflasyona ezdirilmemesi olduğunu belirtti.

Bu yılın başında memur maaşlarına yüzde 3 zam yapıldığını anımsatan Ağbal, "Şu anda 3 aylık enflasyon yüzde 4,35 civarında. Dolayısıyla, 2017’nin temmuz ayı geldiğinde bu ilk yarıdaki yüksek orana tekabül eden kısmi telafi edecek bir zammı yapacağız. Kimse şundan endişe etmesin, enflasyonda gerçekleşmeler ne olursa olsun ister kamu çalışanları tarafında, ister emekliler tarafında onu telafi edeceğiz. 2016’nın başından 2017’nin mart ayına kadar gelen süreçte birikimli bir şekilde yaptığımız zamlar enflasyonun üzerinde. Şu anda hem kamu çalışanları hem de emekliler her bakımdan reel olarak kazançlı durumdalar" diye konuştu.

ETİKETLER