NTV

Binanız neden daha fazla enerji tüketsin ki!..

Ekonomi

“Pasif Ev”ler yani düşük enerji kullanılarak ısıtılan binalar... Avrupa ülkeleri 2019 yılını sabırsızlıkla beklerken, Türkiye bu uygulamanın neresinde?

Avrupa Birliği ülkeleri artık yüzde 95’lere varan oranda düşük enerji ile sıfır emisyon salınımını yakalayan “Pasif Ev”lere geçti. Enerji ithalatına her yıl 48 milyar dolar ödeyen Türkiye'de ise durum oldukça iç karartıcı. Binaların yüzde 90’ı hâlâ yalıtımsız ve sadece ısınmak için “Pasif Ev”lere göre 20 kat daha fazla enerji tüketiyor. Bu da hem bütçe hem de çevre kirliği açısından ciddi bir çöküş demek!

Tüm dünyanın benimsediği ama ülkemizde uygulanmayan "Pasif Ev" nedir, ne işe yarar? İşte cevabı... 

“Pasif Ev” Standardı, 1988 yılında Almanya’da, Prof. Bo Adamson ve Dr. Feist tarafından hazırlandı. İlk “Pasif Ev” 1990 yılında Almanya'da inşa edildi ve 1996'da da "Pasif Ev Enstitüsü" kuruldu.

“Pasif Ev” standartları, binanın ısıtma enerjisi tüketiminin yılda metrekare başına 15kWh’in altında kalmasını hedefleyen yalıtım sistemi ve ısıtma donanımı kullanılmasını zorunlu kılıyor; Isıtma enerjisinin yanı sıra iç hava değişimi, aydınlatma ve sıcak su için kullanılan enerjileri de düşük tutmayı hedefliyor.

Konforlu, ekonomik ve çevreye duyarlı bir standardı anlatan bu yapılarda, asıl şart binanın dış kabuğunda ısı yalıtımı uygulanması. Dış cepheden yapılan ısı yalıtımı uygulamalarında ısı köprülerinin elimine edilmesi yoluyla maksimum performansa ulaşılması hedefleniyor. Bu yapılarda düşük ısı iletkenlik değerinin sağlanması için de yüksek performanslı ısı yalıtım malzemelerinin seçilmesi gerekiyor. Yani çok iyi bir yalıtım, kompakt bir bina kılıfı, ısı köprülerinin yok edilmesi ve hava sızdırmazlığının sağlanması “Pasif Ev”lerin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Bu evlerde ısıtma enerjisi tüketimi sıfıra dayanmış durumda. Yüksek enerji fiyatları, kullanıcıları etkilemiyor. Ayrıca yalıtımı şartnamelere göre yapılmış bir müstakil evden yılda 3 ton daha az karbondioksit yayıyor.

“Pasif Ev” kavramı, mimari proje ile iç içe geçmiş dizaynı ifade ediyor. Dolayısıyla yeni binalarda standarda tam uygunluk sağlanabiliyor.

"PASİF "EV" İÇİN ARANAN ÖZELLİKLER NELER?
İlk şart binaların güneşe doğru dizayn edilmesi... Türkiye’de cephelerin güneye yönlendirilmesi ile güneşten kazanç sağlamak mümkün. Ayrıca güney cephelerinde, daha geniş yüzeylere ve pencerelere ihtiyaç duyulan mekânları konumlandırmak gerekiyor.

Bina dış kabuğunda mutlaka iyi bir ısı yalıtımı sistemi uygulanması diğer bir kriter. Standarta göre; yıllık enerji harcamasının 15 kWh/m2’nin altında olması gerekiyor. Dış kabuktaki ısı iletkenlik değeri de U=0,10–0,15 W/m2K olmalı. Binanın dış kabuğunda yapılacak ısı yalıtımının, ısı köprülerini tamamen ortadan kaldıracak şekilde tasarlanması da çok önemli.

Isı sızdırmayan enerji verimli pencereler kullanılması da gerek. Çünkü bu evlerde havalandırma, pencere ile değil mekanik havalandırma sistemleri ile gerçekleştiriliyor. Böylelikle kayıplar, yüzde 90’a varan oranlarda azaltılıyor.

GÖZLER 2019 YILINDA
AB ülkeleri, 2019 yılından itibaren inşa edilecek tüm binaları “Pasif Ev” olarak yapmak üzere anlaşma sağladı. Almanya bu konuda oldukça önde. Şu anki durumu incelendiğinde 30 bin civarında konutta “Pasif Ev” özelliği göze çarpıyor. 

Almanya Darmstadt’a 1993 yılında yapılan ilk “Pasif Ev”, o dönemdeki standartlara göre, yüzde 90 az enerji gerektiriyordu. Bu gün aynı konsept ile ABD’de Minnesota’da yapılan bir “Pasif Ev”, 2003 yılı Minnesota bina kodlarına göre yapılan bir evden yüzde 85 daha düşük enerji tüketiyor. ABD’nin bütününe göre kıyaslandığında yüzde 75 - 95 arasında; İngiltere’de uygulandığında ise yüzde 77 ve üzeri bir verimlilik ortaya çıkıyor.

Bir diğer örnek ise İrlanda’dan... Tipik bir aile evi “Pasif Ev” olarak tasarlanırsa, yüzde 85 daha az enerji ile bütün bir yılı geçirebilir. Enerji tüketimindeki bu azalma karbon emisyonlarında ise yüzde 95’e varan bir düşüş sağlıyor.

TÜRKİYE'DE HENÜZ UYGULANMIYOR
Isı yalıtımı konusunda bir sonuca varamayan Türkiye’de henüz “Pasif Ev” uygulaması yok. 17 milyon konutun yüzde 90’ı hâlâ yalıtımsız ve bu da; yüzde 50 daha fazla enerji tüketmek, her yıl ortalama 7.5 milyar dolar kayıp ve çevre kirliği anlamına geliyor. 

Türkiye, daha soğuk bir iklime sahip Almanya'dan 10 kat daha fazla enerji tüketiyor. Ülkemizde binaların metrekare başına enerji tüketimi 300-350 kwh arasında iken Almanya’da bu rakam 30-60 kwh. Konutlarda da "Pasif Ev" göre 20 kat daha fazla enerji harcanıyor.

Ülkemizdeki konutların dünyadaki değişime ayak uydurması gerekliliğinden yola çıkan Dow Bina Çözümleri ise düzenlediği seminerde “Pasif Ev” trendi ve Türkiye’ye uygulanabilirliği masaya yatırdı. İşte seminerden önemli notlar...




İZODER GENEL KOORDİNATÖRÜ ERTUĞRUL ŞEN
ENERJİNİN YARISI İSRAF EDİLDİ
"Türkiye’nin kullandığı toplam enerji miktarının parasal değeri 65 milyar dolar. 2008 yılında kullanılan toplam enerjinin yüzde 74’ünü ithal edilerek 48 milyar dolar ödendi.

Enerjinin yüzde 30’u binalarda kullanılıyor, bu oran 13,6 milyar dolara denk geliyor. Yalıtımsızlık yüzünden bu enerjinin yüzde 50’si yani 6,8 milyar doların israf edildi.

Avrupa ülkelerinde kişi başına ısı yalıtımı malzemesi tüketimi, Türkiye'den 7 - 10 kat fazla ve hâlâ 15 milyon konutta ısı yalıtımı yok."

ALMANYA PASİF EV ENSTİTÜSÜ ENERJİ VERİMLİLİĞİ UZMANI JESSICA GROVE SMITH
TÜRKİYE'NİN İKLİMİ MÜSAİT
"İrlanda’da tipik bir aile evi “Pasif Ev” olarak tasarlandığında 2002 yılı yönetmeliklerine göre yüzde 85 daha az enerji ile bütün bir yılı geçirebilir.

Çok sıcak olan İspanya’nın Sevilla şehrinde ise gündüz sıcaklığın 37 derece hissedildiği bir ev “Pasif Ev”e dönüştürülürse aynı şartlarda sıcaklık 30 derece hissedilecek ve bu durumda klima vb. soğutma sistemleri daha az enerji tüketecek.

Enerji tüketimindeki bu azalma, karbon emisyonlarında da yüzde 95’e varan bir düşüş sağlıyor. Almanya’da 12 binden fazla sertifikalı “Pasif Ev” var, dünyada ise bu rakam 17 bin civarında. Türkiye’ye bakıldığında ise; “Pasif Ev”leri rahatlıkla uygulayabilecek bir iklim öne çıkıyor."

DOW BİNA ÇÖZÜMLERİ UYGULAMA, GELİŞTİRME VE TEKNOLOJİ GRUBU AR-GE LİDERİ HOLGER MERKEL
YÜZDE 90 TASARRUF
"Dayanıklı ürünlerle ısı yalıtımı uygulanan konutlarda, geleneksel yapılara oranla ısıtmada kullanılan enerjinin yüzde 90’ından fazlası tasarruf ediliyor.

Bu evlerdeki ısıtma enerjisi ihtiyacı metrekarede 10 - 20 kWh arasında değişiyor. Aylık enerji tüketimi ise ailelerin yaşadığı evler için 10 - 25 Euro arasında."

DOW TÜRKİYE BİNA ÇÖZÜMLERİ BÖLÜM BAŞKANI DURMUŞ TOPÇU
BİNANIN DIŞ KABUĞUNA ISI YALITIMI ŞART
"Ultra düşük enerji kullanılarak ısıtılan “Pasif Ev”lerde bu hedefin sağlanması için binanın dış kabuğuna ısı yalıtımı uygulanması lazım. Uluslararası kriterlere göre bin ton karbondioksit salınımının, etkin bir yatırımla önlenmesi için 40 Euro yatırım yapılması gerek. Ancak ısı yalıtımı ile bırakın 40 Euro’luk yatırımı, 150 Euro tasarruf sağlıyoruz ve karbon salınımını da aynı oranda düşürüyoruz."