NTV

Erdoğan: Ders almazsak büyük bedel öderiz

Ekonomi

IMF-Dünya Bankası toplantılarının açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, "Krizden çıkış arayışında rehavete kapılmamak lazım. Yaşananlardan ders almazsak gelecekte daha büyük bedeller ödeyebiliriz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF-Dünya Bankası toplantılarının, resmi açılış töreninde bir konuşma yaptı.

Erdoğan şunları söyledi: "Krizin ortaya çıktığı günlerden bugüne kadar yaşanan süreçte uluslararası camia etkili bir işbirliği içinde hareket etti. Bundan sonraki gündem orta ve uzun vadeli yapısal reformlara odaklanmaktır. Ancak krizden çıkış arayışında rehavete kapılmamak lazım. Her kurum başını iki elin arasına alarak nerede yanlış yapıldığını düşünmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Yaşananlardan ders almazsak gelecekte daha büyük bedeller ödeyebiliriz.

Her alanda korumacılığa karşı çıkmamız gerekiyor. Küreselleşmenin neden olduğu inanılmaz boyuttakı refaha rağmen hâlâ yoksulluğun önüne geçilemedi. Hayatı boyunca 'alo' dememiş hatırı sayılır bir insan topluluğu var. Bazı ülkelerde çocuklar bir yaşını doldurmadan hayatını kaybediyor. Bunun sürdürülebilir olmadığı bir gerçektir. Kapital başta olmak üzere her şey insan içindir. Sistemler araçtır ve insanoğlunun refah ve esenliği her şeyin temelidir. Kriz sürecinde etkin rol oynayan IMF ve Dünya Bankası etkinliklerini daha artırmalıdır. Yeni dönemde tüm ülkeler birbiriyle işbirliği yapmaya ihtiyaç duyacaktır.

Eminim ki herkes 21. yüzyılın tehditler yüzyılı değil, fırsatlar çağı olmasını arzu ediyor. Ancak bunun için daha fazla çalışmamız, bu meseleye daha fazla kafa yormamız, dünyadan yükselen çığlığa, taleplere, bu salonun dışında devam eden protestolara kulak vermemiz gerekiyor.

Türkiye'nin son yedi yılda başarılı bir performansı oldu. AB üyesi ülkelerin uymak zorunda olduğu Maastricht kriterlerinden ikisini Türkiye karşıladı. AB müzakerelerini kararlılıkla yürütüyoruz. Türkiye 2002-2008 arasında ortalama yüzde 6'ya yakın bir büyüme hızını yakaladı. Kişi başı gelir üçe katlanarak 10 bin doları geçti. Türkiye küresel krizden kaçınılmaz olarak etkilendi. Ancak bankacılık sektöründeki aşama, kamu mali dengelerindeki iyileşme ve güçlü rezervler krizin etkisinin sınırlı kalmasını sağladı. Şu anda maliye potilikası alanında belirsizliği ortadan kaldırmak için açıkladığımız orta vadeli programı uygulamaya alma dönemine giriyoruz. Mali kurul uygulamasını da başlatmayı öngörüyoruz. Ülke kredi notumuzun daha iyi olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ekonomik alanda çok farklı bir sürece giriyor.

İstanbul'u finans merkezi yapma konusunda uygulama zamanı geldi. İstanbul ve Türkiye büyük bir iddialı proje için hazır."