"Bizden olmayana duyduğumuz öfke" - Haftanın Filmleri (14 Temmuz 2017)

ntv.com.tr

Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 2'si yerli 9 film vizyona girdi. Matt Reeves’in yönettiği ve Judy Greer, Woody Harrelson, Andy Serkis ile Steve Zahn’ın oynadığı 'Maymunlar Cehennemi: Savaş', korku türünde 'Korku Tüneli, anismasyon sevenler için ise 'Fırıldak Kedi Findus' öne çıkıyor. Ceren Ala filmleri değerlendirdi. (Ceren.ala@ntv.com.tr)

  • 1

    "Maymunlar Cehennemi 3: Savaş"

    İnsan, yarattığı her şeyi yok etme lüksünü de kendinde görüyor. Acımasız ve hırslıyız. Bizden olmayana duyduğumuz sonsuz öfke birçok filmin konusu oluyor tabi ki. Onlardan biri Maymunlar Cehennemi. Final bölümü olarak tasarlanan 3. filmde savaş artık son derece şiddetli geçiyor. Woody Harrelson'un canlandırdığı Albay McCullogh acımasızlıkta sınır tanımıyor. Biz yarattık, biz yok ederiz şiarıyla hareket eden insan ordusu, maymunların lideri Sezar'ın ordusunu yerle bir etmek için elinden geleni yapıyor. Bu kez bir de kız çocuğu var. Sarı saçlı, mavi gözlü, dünyanın güzel bir yer olabileceğine işaret eden bir kız çocuğu... Tabi ki "yeni dünya" vurgusunun da bu tatlı kız üzerinden yapıldığını unutmayalım. Ne olursa olsun, ötekileştirme kavramını, böylesine bir konu üzerinden anlatan serinin üçüncü filmi izlenmeye değer. Filmin yönetmen koltuğunda ikinci kez Matt Reeves oturuyor. 

    "Maymunlar Cehennemi 3: Savaş" fragmanı

  • 2

    "Korku Tüneli"

    Korku filmlerini çok seviyorum. Bir yönetmenin ne kadar ileri gidebileceğini görmek bana hep heyecan veriyor. Tahmin edilebilir sahneleri nedeniyle eleştirilen korku türü, bu filmle bakış açılarını değiştirebilir. 4 kadın yönetmen, Karyn Kusama, Jovanka Vuckovic, Roxanne Benjamin, St. Vincent'in elinden çıkan 4 kısa film aklın sınırlarını zorluyor. Kadının elinin değdiği her şeyin renklendiği dünyada bu 4 hikaye "korkunç peri masalları" tadında beyazperdeye yansıyor. Alacakaranlık Kuşağı tadını sevenler mutlaka görmeli. "The Strain" dizisinin yıldızı Natalie Brown filmin oyuncuları arasında.

    "Korku Tüneli" fragmanı

  • 3

    "Planetarium"

     1980 doğumlu Rebecca Zlotowski, 1930'lu yılların Paris'inde geçen sıradışı bir işe imza atıyor. Natalie Portman'ı "Siyah Kuğu"daki kadar karanlık bir rolde izleyeceğimiz filmde Lily Rose Depp babasının yolunda ilerlediğini kanıtlar bir performans sergiliyor. Emmanuel Salinger'in rahatsız edici oyunculuğu da hikayeye müthiş katkı sağlıyor. Ölülerle konuşabilen 2 Amerikalı kız kardeş, onlarla film çekmek isteyen bir yapımcı, ruhlar, sinema, cinsellik, aşk, kıskançlık ve politika... Aydınlığın karanlıkla, zamansızlığın geçmişle, iyiliğin kötülükle iç içe geçtiği film haftanın en iyileri arasında.

    "Planetarium" fragmanı

  • 4

    "Durak"

    Türkiye'den böyle işler çıkınca mutlu oluyorum. Psikolojik - gerilim türündeki film, alt okumalarla, simgelerle, felsefeyle dolu. Bu işi yaparken görselliği ikinci plana atmıyor üstelik. İnsan kötülük yaptığında tatmin duygusu niye artar? Sorusunu soran film, ahlaki değerleri sınıyor, iyiliği sorguluyor. Kadro sağlam. Emre Altuğ, Görkem Yeltan, Bedük, Deniz Hamzaoğlu ve yüz kere izlesem bıkmam dediğim "Fikrimin İnce Gülü"nün yönetmeni Tunç Okan filmin oyuncu kadrosunda. Kafaları çok başka çalışan Serdar Gözelekli ve Muammer Koçak yönetmen koltuğunu paylaşıyor. Birbirini tanımayan 3 kişinin çölün ortasındaki bir durakta geçen hikayesini izleyin derim.

    "Durak" fragmanı

  • 5

    "İstisna"

     Yine bir Nazi hikayesi... Yıl içinde mutlaka izlediğimiz o dönem filmlerinden biri daha karşımızda. Bu kez Brad Pitt ve Marion Cotillard'ın rol aldığı "Müttefik"teki gibi bir hikayeyle gözümüzü boyamaya çalışıyorlar. Çok yakışıklı Yüzbaşı Stefan Brandt ve çok güzel hizmetçi Mieke de Jong'un koskoca Nazi Almanyası'na meydan okuyan aşklarını izlemek sinir bozucu olabiliyor tabi. Sadece kıskançlıkla yazmıyorum inanın. Kabak tadı veren bu tür hikayeler ancak yakışıklı ve güzel oyuncuların varlığıyla çekilir hale geliyor. Jai Courtney ve Lily James'in başrolü paylaştığı filmde usta aktör Christopher Plummer de var. İngiltere yapımı film David Leveaux imzalı.

    "İstisna" fragmanı

  • 6

     "Çırak"

     Filmler, empati yeteneğini geliştirmek için en ideal araç bence. Haftanın en iyi filmlerinden "Çırak"ta bir infaz memurunun, Rahim'in yerine geçiyoruz. 34 yıl boyunca o kolu çekmiş, o ipi boğaza geçirmiş bir adamın hayatını izliyoruz. İş bununla kalmıyor tabi. Babası yıllar önce Rahim tarafından infaz edilen Aiman'ın da ruhuna sızıyoruz. Babasının katilinin yanında işi öğrenmeye çalışan Aiman'ın değişimi, cezaevinin küflü duvarları eşliğinde yaşanması zor bir deneyime dönüşüyor. Singapurlu gencecik yönetmen Boo Junfeng'in elinden çıkan filmde Gerald Chew, Crispian Chan, Boon Pin Koh, Mastura Ahmad rol alıyor.

     "Çırak" fragmanı

  • 7

    "Geçmiş"

     Yönetmen Çağdaş Çağrı ben ve birçokları gibi Metin Erksan imzalı "Sevmek Zamanı" filminin hayranlarından olsa gerek. Müşfik Kenter'in bir evin duvarındaki kadının resmine duyduğu aşkı anlatır film. Ama öyle bir anlatır ki, aşka ve insana dair bildiğiniz her şeyi unutursunuz. Bu hikayede de Bülent Emin Yarar'ın hayat verdiği fotoğraf sanatçısı Yusuf, 25 yıl önce çektiği fotoğraftaki kadını bulmak üzere Mardin'e doğru bir yolculuğa çıkıyor. Klasik yolun sonu değil yolda yaşadıkların hikayesi yani. Lila Gürmen, Gözde Kansu, Volga Sorgu ve Yeliz Akkayakarakter kadroda yer alan diğer isimler.

    "Geçmiş" fragmanı

  • 8

    "Fırıldak Kedi Findus"

    İsveçli çocuk kitapları yazarı Sven Nordqvist'in Pettson ve Findus adlı kitap serisinden uyarlanan animasyon bir insan ve bir kedi arasındaki sevgi dolu ilişkiyi anlatıyor. İşin özü sevmek tabi ki. Hayvanlara uygulanan akıl almaz işkencelerin zihinleri kirlettiği günümüzde, çocuklarınızı böyle filmlere götürmeniz ufak da olsa fayda sağlayabilir diye düşünüyorum. Almanya'da yaşayan İranlı yönetmen Ali Samadi Ahadi'nin elinden çıkan film ortadoğunun sıcaklığını da yansıtıyor.

    "Fırıldak Kedi Findus" fragmanı

  • 9

    "Ayı Kardeşler 3: Sirkte Curcuna"

     Büyülü bir dünyaya adım attığınızda hayat bayram yerine dönüşür. Sizin göremediğinizi sevdikleriniz görür ve sizi uyarır. Önce ayak direyip bırakmak istemediğiniz o dünyanın büyüsü bozulduğunda her şeyi daha net görürsünüz. İşte "Ayı Kardeşler 3: Sirkte Curcuna" isimli animasyonda tam da bu durumdan bahsediliyor. Evinden kaçırılıp, sirkte çalışmaya zorlanan Ayı Briar'in yıldız haline gelmesiyle yaşadığı şöhret sarhoşluğu, günümüz insanının özetini çıkarıyor. Birbirinden tatlı hayvanların yer aldığı Ding Liang imzalı film, sirklerin varlığına bir kez daha lanet etmeme neden oluyor. Çocuklarınızı sirke değil bu filme götürün!

    "Ayı Kardeşler 3: Sirkte Curcuna" fragmanı