Game of Thrones’tan 5 ekonomi dersi

Tüm zamanların en popüler dizilerinden ‘Game of Thrones’, 16 Temmuz gecesi başlıyor. Associated Press’in ekonomi yazarları Chris Rugaber, Paul Wiseman ve Josh Boak, diziden çıkarılacak 5 makroekonomi dersini sıraladı

  • 1

    Bankaların önemi: Dizide ismi ve cismi aileler kadar geçmese de en az onlar kadar önemli, hatta bazılarından daha güçlü bir kurum, Braavos’un Demir Bankası. Karakterlerin savaşları için kredi başvurusunda bulunduğu ve borçlandıkları zaman zor günler yaşayacaklarını bildikleri Demir Banka, finans kurumlarının nefret edilseler de her türlü dünya için önemli olduklarının altını çiziyor.

  • 2

    Ekonomide asırlar süren durağanlık: Westeros’un herhangi bir gelişme göstermeyen, hatta gerilediği söylenebilecek ekonomisi, benzer bir bağlamda Ortaçağ Batı Avrupasının ekonomik durumuyla benzerlik taşıyor. Ekonomistlerin topladığı verilere göre MS 1000- 1500 arasında Batı Avrupa’da yıllık büyüme oranı ortalama binde 3’tü.

  • 3

    Sihrin İlerlemeye faydası yok: Dizi evreninde 8 bin yıldır neredeyse hiçbir teknolojik gelişme yaşanmamış, bu da ejderhalarla savaşılması gerektiği düşünüldüğünde ilginç bir durum. Bir tür ‘kitle imha silahı’ tabir edilebilecek ejderhalara karşı hiçbir teknoloji geliştirilmezken, zombi savaşçılar kontenjanındaki Ak Yürüyenler’e karşı ise sadece Valyrian Çeliği ve Ejderhacamı ile karşı konulabiliyor - ki bu iki malzeme de seri üretimde değil.
  • 4

    Şiddetin olduğu yerde büyüme yavaşlar: Modern ekonominin babası Adam Smith, Ortaçağ toplumlarındaki şiddetin büyümeyi durdurduğunu yazmıştı. Ekonomik ilerleme gösteren toplumlar, dizideki Greyjoy ailesi gibi parazitlerin hedefi oluyordu. ‘Game of Thrones’ evreninde ise birçok topluluk tamamen yağma üzerine kurulu bir ekonomik modele sahip.
  • 5

    Herkes bu işte beraber: Ekonomistlerin ‘ortak hareket sorunu’ adını verdikleri, herkesin aynı tehditle yüz yüze olduğu ama kimsenin tehdidi kabul bile etmediği durum, ‘Game of Thrones’ evreninin özeti gibi. Uzmanlara göre Kuzey’deki Ak Yürüyenler tehdidini kabul etmeyen ve onunla yüzleşmeyen herkes yok olmaya mahkum.