Onur Baştürk: Bana sokakta deli gözüyle bakıyorlar

Popüler kültür ve lifestyle yazılarıyla tanınan besteci, söz ve köşe yazarı Onur Baştürk, NTV Radyo'da Öykü Özdoğan’ın 20 Dakika programına konuk oldu ve yeni albümünü anlattı.

  • 1

    Öykü Özdoğan’ın hazırlayıp sunduğu “20 DAKİKA”, popüler kültür ve lifestyle köşe yazılarıyla tanınan besteci, söz ve köşe yazarı Onur Baştürk’ü konuk etti. Baştürk, NTV Radyo dinleyicilerine yeni albümünden ve video klip çalışmalarından bahsetti.

  • 2

    “KİMSE BENDEN ALBÜM BEKLEMİYORDU, BEN DE BEKLEMİYORDUM”

    Kendimden gerçekten böyle bir şey beklemiyordum, kendiliğinden gelişti her şey. Herhangi bir plan, program ya da ajanda yoktu ortada. Ama çok ünlü şarkıcılara, yorumculara besteler veriyordum. Çok da zevkle yapıyordum bunu fakat albüm yapayım, ön plana çıkayım gibi bir kaygım veya arzum olmadı. Şarkıcılara şarkı verirken, biz demo yapıyoruz stüdyoda. Bunu yaparken de sürekli kendi aramızda konuşuyorduk. “Bu şarkı çok güzel oldu. Acaba bu şarkıyı sen mi söylesen?” diyorlardı bana çünkü bazı şarkılar çok farklı oluyordu. Şu anki pop kültüründen farklı oluyordu bazı şarkılar. “Sen mi söylesen? Ben mi söylesem” derken, insanın kanına böyle bir şey giriyormuş gerçekten.

  • 3

    ÇOK ŞİDDETLİ BİR AŞK YAŞADIM

    2015’in yazında ben çok şahane, şiddetli bir aşk yaşadım, onun ürünü çok güzel şarkılar da peş peşe geldi. Öyle olunca, “Bunlar çekmecede kalmasın, bir an önce bir albüm şeklinde yayınlayalım“ şeklinde bir düşünce çıktı ortaya. Biz de kendimizi durdurmadık ve stüdyoda bu şarkıları hazırlamaya başladık. Böylelikle arka arkaya geldi...

    “KENDİ ŞARKIMI YAPMIYOR OLSAYDIM, HAYATTA BÖYLE BİR ŞEY YAPMAZDIM”

    İnsanların beni ilk kez mikrofanın başında görmeleri, benim için de ilginç bir durum aslında. Çok da yeni bir şey. Stüdyoda şarkı söylüyordum, buna alışmıştım ama şimdi insanların da alışması ve bunu bana söylüyor olmaları çok güzel. Kendi şarkımı yapmasaydım, hayatta böyle bir şey yapmazdım.

  • 4

    ŞARKILARIMDAKİLER İÇİMDEN TAŞAN ŞEYLER

    Bu yaptığımda, köşe yazısından çok farklı bir durum var. Köşe yazısında belli bir kurgu var, ne olursa olsun. Bir samimiyet, bir şeffaflık oluyor ama yine de bir kurgu var. Sonuçta bir gazetedesiniz ve belli bir kimliği temsil ediyorsunuz. Şarkı deyince, şarkıda en çıplak halinizle, yüzde yüz siz varsınız. Hiçbir matematik yok. Ki bu şarkılarda hakikaten bir matematik yok. Matematikle şarkı nasıl yapılır onu da biliyorum, onu da yapabilirim ama bunlar hakikaten içimden taşan şeyler. Şelaleden atlamışsınız gibi...

    BANA SOKAKTA DELİ GÖZÜYLE BAKIYORLAR

    Bende her şey paldır küldür oluyor aslında. Kahvemi, çayımı alayım veya dolunaya bakarak mırıldanayım demiyorum. Bir ilham perisi beklemiyorum. Bir anda oluyor her şey ve o anı hiç kaçırmadan, kaydediyorum. Söz ve müzik, o anda oluşuyor bende. Bunun oluşmasının bir nedeni oluyor genelde. Ya bir sıkıntı ya da melankolik bir durum oluyor.

    Bazen sokakta deli gözüyle de bakıyorlar bana. Sokakta yürürken de bazen ilham geliyor ve şarkıyı söylemeye başlıyorum. İnsanlar “Ne yapıyor bu adam? Deli mi acaba?” diye düşünüyordur. Hiç aldırmıyorum. 

  • 5

    İNSANIN KENDİ YAPTIKLARINI ANLATMASI ÇOK ZOR BİR ŞEYMİŞ

    İnsanın kendi yaptıklarını anlatması çok zor bir şeymiş. Albümde 8 şarkı var, bir versiyonu sevgili Funky C yaptı. Diğer şarkıların düzenlemeleri Daniel Taşel’e ait. Sadece şu anda yayında olan “Söyle bana” şarkısı, Emre Ataker’e ait. Kendisi Athena’nın klavyecisi. O düzenlemeyi tamamen farklı bir soundda yaptı ama yarattığımız kimliğe de çok uydu. Çok sevdik, çok şahane oldu. Biraz 90’lar tadı, biraz elektronik diyebiliriz.

    BEN BİR ŞEYİ KAFAYA KOYDUM MU YAPARIM

    “Söyle bana” şarkısının video klibini İzlanda’da çektik. O da benden kaynaklı. Yönetmen Emir Sarısaç ile önceki videoları da beraber çektik. Bir gün “Nerede, ne yapabiliriz” diye konuşurken, ikimiz de çok sıra dışı bir şey yapmak istediğimize karar verdik. Olanaklarımız da çok kısıtlıydı. Hatta bunu da kısıtlı olanaklarla yaptık. İzlanda’ya gitmek istedim ama nasıl gideceğimizi bilmiyorduk. Ben bir şeyi lafaya koydum mu, yaparım. Kuzeyi de çok severim. İzlanda’nın siyah kumsalı da çok meşhur, nefis bir yer. İnternetten de görsellerini uzun süredir takip ediyordum. Klip şahane oldu ama biz gittiğimizde, o sahilde müthiş bir fırtına vardı. Ağustos ayıydı. “Çekemeyeceğiz galiba, başka yere gidelim” derken, “Ne olur güneş açsın, biz de çekelim bu videoyu” diye dua ediyordum. Neyse ki bir anda güneş açtı ve videoyu çekebildik.

  • 6

    EĞER YAPTIĞINIZ İŞ İÇİNİZE SİNDİYSE, SÖYLENEN HİÇBİR ŞEYE ALDIRMIYORSUNUZ

    Benim klip ve albümleri eleştirdiğim zamanlar oldu. Hepsini gerekçe göstererek yaptım. Şimdi işin bu tarafında olmak, sizin de eleştirilmenizi gerektiriyor ki bu olsun da zaten. Ben buna açığım, insanlar “olmamış” ya da “şöyle olsaydı” da diyebilir. İşin şöyle de bir durumu oluyormuş; Eğer sizin içinize sindiyse, söylenen hiçbir şeye de aldırmıyorsunuz. Eleştiriyi alıyorsunuz, “Tamam, teşekkürler” diyorsunuz ama içinize öyle bir sinmiş ki, motivasyonunuz düşmüyor.

    İŞİM GEREĞİ HER ŞEYE DAİR BİR FİKRİM OLMASI GEREKİYOR

    Ben özel bir şey yapmıyorum. Herkes nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşıyorum ama işim gereği, köşe yazısı yazdığım için, popüler kültürü çok yakından takip etmek zorundayım. Yeni çıkan ne varsa, her şeye dair bir fikrimin olması gerekiyor.

  • 7

    “HAYAT SANA GÜZEL” GİBİ YORUMLAR ALIYORUM

    Seyahat de insanı besleyen bir şey. Sadece beni değil, herkesi besleyen bir şey diye düşünüyorum. Fakat biz açıkçası çok gezen insanları pek sevmiyoruz, böyle bir kıskançlık da oluyor bazen. “Hayat sana güzel”, “Ne çok geziyorsun” gibi yorumlar alıyorum ama onları da olumlu karşılıyorum. Yapacak bir şey yok.

    “EVDE OTURAN ÖLÜR”

    Geziyorum, tozuyorum ve bunu yapmayı da çok seviyorum. Hareket halinde olmayı seviyorum. Hatta bir çingene atasözü var, tam benlik: Evde oturan ölür. Gerçekten hareket halinde olmak benim için çok önemli bir şey. En çok beslendiğim nokta o diye düşünüyorum.

  • 8

    SIRADAKİ KLİP ALBÜMÜN İLK ŞARKISI İÇİN ÇEKİLECEK

    Sıradaki klip, ilk şarkımız “Kalp Aynı” için olacak. Aslında bu şarkının da uzun bir adı var, ismi ilk başta iki alternatifliydi. İkinci alternatif de “Henüz bir şeyi bilmiyor” idi. Ben seviyorum, uzun olsun, cümle şeklinde. Neden bilmiyorum, o da bir manyaklık. Klibi bu şarkıya çekeceğiz ama nerede çekileceği, ne olacağı şu anda sır küpü olsun. Klibi, bu program yayınlandıktan bir 20 gün sonra yayınlayacağım diyebilirim. Nazar değmesin, çok güzel olacak...

    “ŞARKICILIK BENİM İÇİN SIRF BİR İŞE DÖNÜŞÜRSE, SIKICI OLUR, ASLA YAPMAM. BUNUN SÖZÜNÜ VERİYORUM”

    Plan, program çok yapmıyorum. Kariyer planım da yok şarkıcılıkla ilgili ama ben köşe yazarlığı için de hiçbir zaman kariyer planı yapmadım, bu da kendiliğinden gelişecek. Tabii insanın içinde olan bir şey bu, ben kendimi durduramayacağım ve yeni şarkılar geldikçe, yine bir şeyler yapacağım diye düşünüyorum. Benim için sırf bir işe dönüşürse, sıkıcı olur, asla yapmam. Onu sözünü kendime verebilirim, verdim.

    AKUSTİK BİR PERFORMANS DÜŞÜNÜYORUZ

    Şimdilik küçük akustik bir performans düşünüyoruz. Sonrasında ne olur bilemiyorum. Etkinliğin tarihi henüz belli değil, bende her şey pat diye olur.

  • 9

    Hafta içi her akşam 18.20’de yayınlanan 20 Dakika’nın tekrar bölümleri, ntvradyo.com.tr’de.