Ufuk Bayraktar 'Dağ 2' filmindeki gerçeği açıkladı

Oyunculuk kariyerine 'Bekleme Odası' filmiyle başlayan, Ezel dizisinde Ramiz Karaeski'nin (Tuncel Kurtiz) gençliğini canlandırdığı rolüyle ününü artıran ve yine aynı dizideki racon sahnesiyle sosyal medyada izlenme rekoru kıran Ufuk Bayraktar'ın yeni filmi 'Dağ 2' de şu sıralar vizyonda gişe rekorları kırıyor. Bayraktar ile oyunculuk başlama sürecini, Dağ filmlerini, Ezel'i ve kendi hayatına dair pek çok şeyi konuştuk... (Röportaj: Batuhan DURMUŞ / batuhan.durmus@ntv.com.tr)

  • 1

    "OYUNCULUĞA BAŞLAMAMA ZEKİ DEMİRKUBUZ VESİLE OLDU"

    "Zeki Demirkubuz ile tanıştıktan sonra bana 'Bekleme Odası' adlı filminde oynamam için teklif etmesiyle oluşan bir durum oldu. Bu, oyunculuğa başlangıç hikayemin görüneni ve bilineni ama aslında hikayenin daha öncesinde başladığını ve bu yolun daha önceden yürümeye başladığım bir yol olduğunu düşünüyorum. Mesela askerdeyken de tüm taburun CD sorumlusuydum ve sinema filmlerine hep bir merakım vardı sonuç olarak hayatımdaki bütün denklemler beni bulunduğum noktaya getirdi. Ama ilk büyük adım olarak Zeki abinin teklifi vesile oldu diyebiliriz.."

  • 2

    "TEREDDÜTLERİM VARDI"

    "Yönetmenimiz Alper Çağlar benim diğer filmlerdeki oyunculuğumu izliyor ve bana ulaşmak istiyor, Dağ 1 filmi için oturduk, konuştuk. İlk etapta o zaman için tereddütlerim vardı ama ilk filmin sonucunda bu tereddütlerim yerini memnuniyete bıraktı ve şimdi dönüp baktığım zaman çok başarılı bir yönetmenle tanıştığımı düşünüyorum. İyi ki tanışıp çalışmışız diyebiliyorum. Halkın çok sevdiği işler ortaya çıkardık, hem birinci hem de ikinci filmde. Dağ 2 filmi birincinin üstüne kat kat koyarak yapılmış bir iş oldu. Şu an filmimize inanılmaz artan bir talep var. Sinemada ilk haftasında hiçbir film önüne geçemedi ve geçemeyecek gibi gözüküyor çünkü ilgi her hafta artarak devam ediyor, her gidenin üç-dört kişiyi yönlendirdiği bir iş oldu. Dağ filmi iyi ki olmuş diyebilirim. İnşallah üçüncü filmde nasip olur."

  • 3

    'DAĞ 2'NİN GİŞE BAŞARISINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

    "Öncelikle yönetmenin senaryosunu kendi yazıp kurgusunu kendi yaptığı, iyi hazırlandığı ve mücadele ettiği, bizimde oyuncu olarak destek olduğumuz bir projeydi. Onun inandığı işi yapmasıyla alaka bir durum bence. Suyu içtiğinin farkında olmassan boğulursun. Önce inanman lazım o suyu içebileceğine ve Alper’in inanarak çıktığı yolda bizde üzerimize düşeni yapınca başarı elde etmek zor olmadı."

  • 4

    "ÇEKİM SAHNELERİ MEŞAKKATLİ OLDU"

    "Sette bir zorluk yaşamadık, tedbirler alınmıştı. Milli Savunma Bakanlığı'ndan sette silahlardan sorumlu olan kişiler de vardı. Manevra mermisi kullanılıyordu ama her birimiz bire bir o ağırlıkları taşıyor, attığımız merminin patlamasını duyuyorduk. Ses olarak bire bir gerçek hissiyatı yaşatıyordu. Bu da zorluk değil aksine motivasyonu üste taşıyan bir durumdu. Tabii ki ağır tertibatı taşıma ve onunla dağda gezmenin zorluğu vardı. Silah olmasa da ben o gezdiğimiz dağlarda gez desem sana, eminim yarım saat sonra dur şurada bir dinlenelim dersin. Üstüne o tesisat ve silah eklenince bayağı meşakkatli oldu. Ama oyunculuk anlamında herkese bir tık daha sermaye verilmiş oldu."

  • 5

    "BİR DEĞİL İKİ ASKER ŞEHİT OLDU"

    "Filmde rol alan asker arkadaşlarımızdan bir değil iki tanesi şehit oldu diye biliyorum. Bana mesaj atanlar oldu. Bunlardan biri bizimle fotoğraf karesine giren 'Yunus Emre Uçar' kardeşimizdi. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Onun haricinde bilemediklerimiz de olabilir çünkü film çekilirken sadece denk geldiklerimiz ve bildiklerimiz onlar ama filmin çoğu alanında yer alan gerçek komandoların bizden bir hafta on gün sonra eğitimlerini tamamlayarak ülkenin değişik yerlerine göreve gittiklerini biliyoruz. Oralarda gerçek müdacelelere devam ediyorlar."

  • 6

    "TSK HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİ" 

    "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) her yönden yer, mekan ve silah teminiyle ve ekipmanıyla bize destek oldu. Allah onlardan ve oradaki askerlerden de o askeri personeli doğuran anadan da babadan da razı olsun"

  • 7

    "DAĞ 3 FİLMİ GELECEK"

    "Şu anki duruma göre 3.film gelecek gibi görünüyor. Bende isterim tabiki. Karşılığını bulmuş ve seyircinin sevdiği, memnuniyetini anlatırken kelime bulamadığı, tarif bulamadığı bir filmin üçüncüsünü yapmamak biraz hakaret olur seyirciye. Birinci filmde biz bunu bırakıyoruz deseydik ikinciyi yapmasak olurdu. Bu bir kuraldır ama biri yaptık ikiyi yaptık üçü yapmıyoruz, o biraz ego falan başka şeyler girer devreye. Üç bir kıstastır, orada bir kırılma noktası var."

  • 8

    "HER OYNADIĞIM FİLMDEKİ KARAKTER BENİM"

    "Her oynadığım filmde karakter benim. Başka birisi değil, olamaz da olduğunu söyleyen aptaldır. Kendi oyunculuk yapıp kendinden bir şey katmıyorsa zaten oyuncu değildir. Eğer oyuncuyum deyip, oynadığım karakterler bana ait değil diyorsa orada bir çelişki vardır. Ne kadar parçandan katarsın ne olur bilmem ama kaç tane biz varki bizim içimizde. Her yaşında ayrı bir ben yaşıyorsun. Onlardan parçalar... Kimisi illa hayatında yaşamış olmamla alakalı bir durum değil duymuşumdur, hissetmişimdir, görmüşümdür, benimsediğim şeylerdir veya ortaya çıkaramadığım bastırdığım taraflarımdır. Dşa vurumu olan ya da içerde sakladığın bir tarafında mutlaka var olması gerekiyor oynadığın karakterin. Zaten senaryoyu okuduğumuzda o bizi çekiyor. Bütün oynadığım filmlerde Ufuk'tan parça bulunabilir."

    Kader filminde de karakterimiz Bekir'di. Dağ filminde de Bekir... Özellikle mi oldu yoksa denk mi geldi?

    "Ben özellikle talep etmedim. Senaryo önüme geldi Bekir yazıyordu, çıktım oynadım. Denk geldi"

  • 9

    "EZEL TÜRKİYE’DE BİR İLKİ BAŞLATTI"

    Ezel dizisinde efsane olmuş bir racon sahneniz vardı. Bu sahne ve diziyi nasıl yorumlarsınız?

    "Ezel dizisinde güçlü bir senaryo yazmışlardı. İyi de kurgulandı, bizlerde elimizden geleni yaptık. Denklemlerin bir araya gelmesiyle alakalı heralde. Ezel'in içinde olmak iyiydi. Pastanın her tarafında olmak. Tuncel abinin kızının o diziden daha önce başrolleri vardı ama orada Tuncel Kurtiz'İn kızını oynuyordu. Haftada bir-iki gün çalışıyordu ve herkes çok mutluydu, çünkü çok devasa bir kadronun içindeydi herkes. Benim için de büyük bir şanstı orada olmak. Tuncel abi bir sene boyunca hazırlamıştı rolü seyircinin hazır yüreği ağzında beklediği bir karakter vardı ve bana sadece hareket etmek düştü. Biraz da gayret edince dönüşümü güzel oldu. Ezel dizisi Türkiye'de flashback (şimdiki zamandan, geçmiş zamana gidiş) ile bir ilki başlattı"
  • 10

    "ÖMER DEĞİŞİM YAŞAYACAK"

    "Sevda Kuşun Kanadında dizisindeki Ömer karakteri vatanına, milletine bağlı davası ve sevdiği arasında gidip gelen bir karakter. Her karakter değişim yaşadığına göre, bu git gelleri yaşayarak o karakterde değişimi yaşayacaktır. Dizinin dahada güçlenerek gideceğini düşünüyoruz."

  • 11

    "BENLİĞİMİ OKŞUYORUM"

    Kişisel olarak eksik veya sevdiğiniz yönleriniz nedir?

     "Hiçbir zaman atamadığımız o benliğimiz varya o tarafımı sevmiyorum. Bazen de o benliğimi okşuyorum."

    Hayatta örnek aldığınız insanlar var mı? 

     "Hz.Muhammed (S.A.V) örnek alırım sonrasında babamı sonra ise abimi. Sevdiğim, gönlüne değer verdiğim herkesi örnek alabilirim. Gönülden söylendiğine inandığım her güzel sözü de örnek alırım. Yani kişinin lafı gönülden mi söyleyip söylemediğine bakarım."

  • 12

    KARİYERİNİZİN İLERLEYEN AŞAMASINDA KİMLERLE OYNAMAK İSTERSİNİZ?

    "Benle oynamak isteyenlerle. Güzel enerjimiz yükselebilir. (Gülüyor) Şaka bir yana çok kişi var. Başarılı oyuncularla da oynadım ve onların haricinde ‘bir de şu kaldı’ demek, benliği daha da öteye taşımak olur. Bundan sonra kim denk gelirse onunla oynamak isterim. Ama değer verdiğim saygı duyduğum oyuncular var, Tuncel Kurtiz onlardan birisiydi ve birlikte oynamak nasip oldu. Kenan abi (Kenan İmirzalıoğlu), Erkan Can'la çalıştım keza, Olgun (Olgun Şimşek) abiyi çok severim ama nasip olmadı onunla oynamak isterim. Şener Şen var mesela, çok var yani."

  • 13

    EN ÇOK ZEVK ALARAK YA DA HEYECANLANARAK OYNADIĞINIZ ROLÜNÜZ HANGİSİYDİ?

    "Bekleme Odası ilk olduğu için yeri ayrı çünkü çok zevk alarak oynamak değil ama ilk kameranın açıldığını ve başladığını hissetiğin an o zevke başlama anıdır zaten. Sonra o heyecan hep var olan bir şey zaten ama oynadıktan ve izledikten sonra keyif alma süreci dönüşümlere göre dersek 'Kader filminde iyi bir iş çıktı. Ezel'de ve Dağ'da iyi işler çıktı. Dönüşümlere göre söylüyorum ama her oynadığım işte ayrı ayrı keyif aldım."

  • 14

    "SUÇ VE CEZA’DAN ETKİLENDİM"

    "Bugüne kadar 'Suç ve Ceza’yı tam olarak okudum ondan sonra bir iki arkadaşım kitap hediye etmişti ama tamamlamak nasip olmadı. Şuç ve Ceza’dan çok etkilendim çünkü insan psikolojisini etkileyici biçimde anlatmış fakat her roman yazarı, hayatının bririkimlerini doğru bir biçimde aktarmayı bildiği sürece iyi bir edebiyatçı veya yazar olabiliyor ama bunu anlatamayan, aktaramayan insanlarla dolu etrafımız. Her bir tanıştığımız yasadığımız insan aslında romandan kat ve kat daha değerli, eğer biz okumasını bilirsek. Kısacası tek kitap okudum ama çok insan tanıdım diyebiliriz. Favori filmim ise çok var, çünkü askerliğimden bu zamana dek çok fazla film izledim CD'nin arkasındaki küçük hikayesi hoşuma giderek izlemeye basladığım ve beğendiğim bir çok film oldu."

  • 15

    "HAYALİM İNSANI İNSAN YAPAN DEĞERLERE YÜKSELMEK"

    "Çok şey var etrafımızda yaşarken uğraştığımız. Hayal etmek, bu yaşadıklarımızın içindeyken daha başka hayallere salınmak biraz insanı yorar hale gelir. Hayalim yürüdüğüm yolda benliğimi biraz daha törpüleyebilmek ve bir nebze nefsimi daha da terbiye etmek, insanı insan yapan güzel değerleri kendi benliğimde, kişiliğimde dahada yükseltebilmek. İşte o zaman kendimi dahada iyi hissederim. Yani hayallerime yavaş yavaş ulaştığımı hissederim."

  • 16

    "SENARYO KALPTEN GELMİYORSA BİR YERDE TIKANIR"

    "Evet Kümes filmim 2 Aralık'ta vizyona girecek.Yurt içinde bir kaç Festivalinden ( Antalya ulusal izleyici ödülü - Antakya en iyi film ve en iyi senaryo ödülü ) ödüller alan ve yurtdışında birçok festivali dolaşan ' Kümes' filmim inşallah seyircide de karşılığını bulur. İnsanların yüreklerine dokunur inşallah. Senaryosuna, anneannemlerin geçmişte yaşadığı hikayenin özü üzerinden yola çıkarak basladığım ve onların yaşamıyla kendi hayatımı ve bugüne dek edinimlerimi harmanlayarak ve hissederek yazdığım ve çektiğim bir iş oldu. Gerçekliği olmayan hiç bir şeyi yazamayız. Kalpten gelmiyorsa da bir yerde tıkanır."