NTV

Burcu Güneş Breastanbul'da kadınlar için söyledi

ntv.com.tr

Sağlık

Breastanbul Halk Günü Etkinlikleri kapsamında “Bir Deneyim, Bir Hayat” söyleşisinde, Türkiye’nin önde gelen meme sağlığı uzmanları meme kanseriyle ilgili bilgiler verdi, meme kanserini yenmiş kadınlar da deneyimlerini paylaştı. Sanatçı Burcu Güneş ise şarkılarını bu kez kadınlar için söyledi.

İlişkili Haberler

Meme kanseri ile ilgili gelişmelerin paylaşılması için 2 yılda bir düzenlenen Uluslararası İstanbul Meme Kanseri KonferansıBreastanbul, bu yıl ikinci kez multidisipliner bir anlayışla bilim insanlarını bir araya getirdi. İstanbul’da düzenlenen Breastanbul’a dünyanın çeşitli ülkelerinden pek çok bilim insanı katıldı.

“BREASTANBUL, MEME KANSERİNDE BİR MARKA OLDU”

Etkinliğin ilk bölümünde Türkiye’nin meme sağlığı konusunda önde gelen uzmanları ve meme kanserini yenmiş kadınlar bir araya geldi. Etkinliğin açılış konuşmasını Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras yaptı. Prof. Dr. Uras; “Meme kanseri yeni tanı ve tedavi yöntemleri üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılıyor. Bu nedenle 2 yılda bir yapılan Breastanbul, meme kanseri ile ilgili tıbbi gelişmelerin yayılması açısından çok önemli. 2014 yılında birincisini gerçekleştirdiğimiz Breastanbul’un ikincisi de 25 ayrı ülkeden 700 katılımcı ile çok başarılı geçti. Ülkemiz adına Breastanbul’u bir marka haline getirdiğimize inanıyoruz. 2018 yılında da İstanbul’da yine bir araya geleceğiz. Bundan sonrasında da dünyanın meme kanseri ile ilgili yenilikleri ülkemiz aracılığıyla öğrenmesini sağlamak istiyoruz” dedi.

"MEME KANSERİ BENİM İÇİN DERS ÇIKARILMASI GEREKEN BİR TECRÜBE OLDU"

Kendi meme kanseri deneyimini paylaşan Pembe İzler Derneği Başkanı Arzu Karataş, “Meme kanserini bir savaş olarak değil bir tecrübe olarak değerlendirmek istiyorum. Tıpkı hamilelik, annelik, kardeşlik gibi hayata dair bir tecrübe… 2014 yılında iyi bir kariyeri ve yoğun bir iş temposu olan biriydim. 25 yıl boyunca sağlık sektöründe çalıştım. Bu süreçte meme kanserinde erken teşhis konusunda insanları bilinçlendirmeye çabalıyordum. Ancak iş kendi kontrollerime gelince sürekli erteledim. Ta ki 40 yaşıma girerken meme kanserine yakalandığımı öğrenene kadar. Ancak tedavim başarılı geçti ve meme kanseri benim için birçok ders çıkarılması gereken bir tecrübe olarak kaldı” diye konuştu.

“YA KANSERE TESLİM OLACAKSINIZ YA DA ONU TESLİM ALACAKSINIZ”

Genç yaşta meme kanseriyle tanışan Gönül Saygan, hastalığın hayatını nasıl değiştirdiğini şu sözlerle aktardı:

“Meme kanseri olduğumda 30 yaşındaydım. İyi bir işim vardı, aşıktım, başka hayaller kuruyordum. İçimden gelen bir ses kontrol yaptırmamı söyledi ve meme kanseri olduğumu öğrendim. Tüm ihtimaller beni çok korkutuyordu. Ancak kanser olduğunuzda iki seçenek çıkıyor karşınıza; ya teslim olmak, ya teslim almak. Ben kanseri teslim almayı seçtim. En büyük kaygım ileride çocuk sahibi olamamak ve emzirememekti. Hocam bana mememi kaybetmeyeceğimin sözünü verdi. 10 yıllık bir tedavi sürecinden sonra hamile kaldım ve bebeğimi kucağıma sağlıklı bir şekilde alabildim. Cihan Hocanın bana verdiği söz 10 yıl sonra gerçek oldu ve bebeğimi 2 sene boyunca emzirebildim. Şimdi 4.5 yaşında.”

“MEME KONTROLÜ 40 YAŞINDA BAŞLAMALI”

Hastaların doktorlarla ilişkisinde özen, empati ve güvenin çok önemli olduğunu söyleyen Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten, meme kanseri tedavisinde süreci kolaylaştıran en önemli etkenin erken teşhis olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu nedenle hiçbir şikayet veya ailede meme kanseri öyküsü olmasa bile tüm kadınların 40 yaşından itibaren mutlaka yılda 1 kere meme muayenesi yaptırması gerekiyor.”

“ÜZERİNDE EN ÇOK ARAŞTIRMA YAPILAN TÜMÖR”

Meme kanseri tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler söz konusu olduğunu belirten Prof. Dr. Gökhan Demir, 25 yıldır onkoloji ile uğraştığını ve bu süreçte, hastalarından çok şey öğrendiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

Ben de hastalarımdan çok şey öğrendim. Mücadele ve pes etmemenin önemini bana onlar gösterdi. Ayrıca hayatım boyunca öğrendiğim en önemli şey şu oldu; bilgi korkuyu yener. Kanserle ve tedavi süreciyle ilgili ne kadar doğru bilgiye sahip olursanız korkularınız o kadar azalır. Başka hiçbir tümör dünyada meme tümörü kadar çok sahiplenilmiyor ve başka hiçbir tümör için bu kadar araştırma yapılmıyor. Bunun en önemli nedeni kadınların kendi kanser türlerine sahip çıkması ve bu konuda bir kamuoyu oluşması. Bu sayede her geçen yıl meme kanseri tedavisinde yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor ve artık erken teşhis edilen meme kanseri yüzde 95 oranında tedavi edilebiliyor. Ben de 25 yılda tümörün insanı nasıl şaşırtabileceğini, nasıl değişerek tamamen ortadan yok olabileceğini öğrendim. Meslek hayatım, gerçekten istediğinde tedavi sürecini yüzde yüz başarı ile atlatan hastaların hikayeleri ile dolu.”

“TEDAVİ, KENDİNİ NEYİN MUTLU ETTİĞİNİ BULDUĞUNDA BAŞLIYOR”

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe ise, “En büyük eğitim kaynağım hastalarım çünkü her hastanın hikayesi farklı. Bu hikayeler gösteriyor ki; hastalar hayatlarında yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu meme kanseri olduklarını öğrendikten sonra fark ediyor ve tedavi sürecinden sonra hayata daha güçlü ve mutlu bir kadın olarak devam ediyorlar. Burada önemli olan, durumu kabul ederek onu geride bırakmak ve hayatta olumsuz giden şeyleri değiştirmek için bir adım atmak. Hasta neyin kendini mutlu ettiğini fark ettikten sonra hasta olmaktan çıkıyor ve hayatına sağlıklı bir şekilde devam edebiliyor. Hastalar unutmamalı ki mutluluk, vücudun savunma sistemini güçlendirdiği için tedavi sürecini olumlu yönde etkiliyor” diye konuştu.

“HASTALAR İÇİN GÖRÜNÜM, TEDAVİDEN SONRA ÖNEM KAZANIYOR”

Meme onarımının kanser tedavisinin bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Yazar, “Kanser hala gündemdeyken hastalar çok kaygılı oluyorlar ve bu süreçte meme onarımının ayrıntılarını düşünemiyorlar. Ancak ameliyat sonrası şok atlatıldığında ve bir süre geçtiğinde memenin görünümü hastaların dikkatini çekmeye başlıyor. Meme, kadınlar için önemli hale geliyor ve meme onarımı yaptırmak istiyorlar. Gelişen tıp sayesinde, kaybedilen memeyi gerek kendi dokusuyla gerek implantlarla yeniden yapabiliyoruz. Bu da hastaların vücut bütünlüğünün yeniden sağlanmasını ve dolayısıyla hastaların hayat kalitesini olumlu yönde etkiliyor” ifadelerini kullandı.

“KANSER BANA ÖNCELİKLERİMİ DOĞRU SIRALAMAYI ÖĞRETTİ”

Etkinliğin moderatörlüğünü yapan ve kendisi de meme kanserini yenmiş bir kadın olan dizi senaristi Sema Ergenekon da deneyimini paylaştı: “Kanser olduğumu öğrendikten sonra doktorum bana ‘Bu hastalığa yakalanma nedenini bulmazsan beş sene sonra seni yine tedavi etmek zorunda kalırız’ dedi. Artık hayatımdaki öncelikleri doğru sıralamam gerekiyordu. Düşündüğümde öncelik listemin içinde yer almadığımı fark ettim. Artık kendim için elimden geleni yapmaya çalışıyorum ve daha mutlu bir insan olduğumu hissediyorum.”

BURCU GÜNEŞ ELBİSESİNİ PEMBE İZLER DERNEĞİ’NE BAĞIŞLADI

Halka açık ve ücretsiz konumlanan etkinliğin ikinci yarısında ise sevilen sanatçı Burcu Güneş meme kanserine dikkat çekmek için sahne aldı ve şarkılarını meme kanseriyle mücadele eden kadınlar için söyledi. Konsere meme kanserinin rengi olan pembe bir elbiseyle çıkan Burcu Güneş, “Böylesine anlamlı bir farkındalık gecesinde bulunmak benim için çok değerli. Çünkü meme kanserinde erken teşhis hayati önem taşıyor ve bu konuda herkesin gerekli şekilde bilinçlenmesi çok önemli. Pembe İzler Derneği’ni bu amaç için yaptığı çalışmalardan dolayı kutluyorum. Ben de meme kanseri ile mücadele eden kadınlar için, bu konsere özel olarak giydiğim elbisemi Pembe İzler Derneği’ne bağışlıyorum” dedi.

ETİKETLER