NTV

Ensedeki her ağrı boyun fıtığı değil

ntv.com.tr

Sağlık

Boyun fıtığı zannedilen her ağrının boyun fıtığı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, bu kanının, sorunun doğru tespit edilerek tedavi edilmesini engellediğine vurgu yapıyor.

İlişkili Haberler

Ensede ortaya çıkan ağrı, her ne kadar akla boyun fıtığını getirse de çok az hastada tanı boyun fıtığıdır. Asıl önemli nokta, ağrının kaynağının doğru tespit edilerek zamanında tedavi edilmesi. Yanlış tedavilerle geri dönüşümsüz hasarların ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, ensede ortaya çıkan ağrının hangi hastalıklara işaret ettiği konusunda bilgi verdi.

Migren, tansiyon, duruş bozuklukları, osteoporoz, boyun fıtığı, kaslarda oluşan spazm gibi birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkan ense ağrıları yaşam kalitesini düşüren en yaygın ağrılar arasında.

AĞRININ KAYNAĞI TANSİYON VEYA KAS SPAZMI OLABİLİR

Omuzun sağ ve sol bölgelerine ve kollara da yayılabilen bu ağrılar hareket kısıtlılığı da yaratabildiği için müdahale edilmediği takdirde kişinin günlük yaşamını da ciddi anlamda olumsuz yönde etkileyebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, genellikle boyun fıtığı zannedilen her ağrının boyun fıtığının habercisi olmadığına işaret etti, ense ağrısı tedavisinde öncelikle altta yatan etkenlerin araştırılması gerektiğini söyledi.

Tansiyon yüksekliği, ensede ağrı yaratan ve zaman kaybedilmemesi gereken etkenlerden biri. Kas spazmı da ense ağrısına yol açabiliyor. Yanı sıra ensedeki ağrı, kalbe bağlı bir sorunun da işareti olabiliyor.

NE ZAMAN BOYUN FITIĞINDAN ŞÜPHELENMELİ?

Ense ağrısında en çok şüphe duyulan boyun fıtığının varlığı durumunda hastanın yaşayabileceği sıkıntılar ve izlenecek yol konusunda Prof. Dr. Orhan Şen, şunları anlattı:

“Hastanın enseden gelen ve kola vuran bir ağrısı varsa ve bu ağrıya kuvvet ve duyu kaybı eşlik ediyorsa boyun fıtığı söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, hastanın boyun fıtığı veya boyun bölgesinde spinal kanal darlığı, spinal tümör olabileceği düşünülerek servikal MR yapılması, MR bulgusunda tanı netleştiğinde ise tedaviye bu doğrultuda devam edilmesi gerekiyor.”

ETİKETLER