NTV

Gaz ve dumana maruz kalanlar 72 saat takip edilmeli

ntv.com.tr

Sağlık

Türk Toraks Derneği tarafından, dün Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde meydana gelen tekstil fabrikasındaki patlama ve sonrası havaya yayılan gaz nedeniyle açıklaması yapıldı.

Türk Toraks Derneği yaptığı açıklamada, genellikle kazalar sonrası oluşan sızıntı, patlama ve yanma sonucu çok sayıda farklı gaz, duman ve partikülün açığa çıkabileceği belirtilerek, “Bazı kimyasal maddeler deriden veya solunum yoluyla dolaşıma katılmakta ve ciddi toksik tablolar gelişebilmektedir. Tüm maruz kalanlar yakından gözetilmeli, özellikle kapalı alanda yüksek miktarda maruziyet öyküsü olanlar, suda çözünürlüğü az olan veya küçük çaplı partiküllere maruz kalanlar akut solunum yetmezliği riski nedeniyle en az 48-72 saat arası takip edilmelidir” denildi.

Dernek adına adına açıklama yapan, Prof. Dr. Metin Akgün, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tekstil fabrikasında yaşanan patlama üzerinden her ortamda farklı kimyasallar bulunabileceği için oluşacak belirtilerin ve hastalık risklerinin de farklılık göstereceğini belirtti. Prof. Dr. Akgün, şöyle devam etti:

“Hastalık gelişimi, solunan partikülün çapı, yoğunluğu, suda erime özelliği, olay yerine olan mesafe, açık veya kapalı alanda maruziyet, maruz kalan kişinin alerjik bir hastalığı olup olmaması, sigara içme durumu ve yaş gibi bir çok faktörden etkilenmektedir. Açık alanda, uzak mesafede bulunma ve düşük dozlarda maruziyet sonucu belirgin şikayet olmayabilir.

Olay yerine ne kadar yakınsa, kapalı alanda, yüksek dozda maruziyet, solunan partikülün çapının 10 mikrometreden büyük olması ve suda erime özelliği fazla olan maddelere maruziyet olması durumunda şikayetler olayın gelişmesinin hemen ardından dakikalar-saatler içerisinde başlamaktadır. Genellikle gözlerde yanma, kızarıklık, kaşıntı, hapşırık, öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetler olmaktadır. Bu tür şikayet gelişenlerde hastalık sınırlı olup şikayetler kısa sürede düzelmektedir. Ayrıca hızla olay yerinden uzaklaştıkları için daha fazla zararlı kimyasala maruz kalmaları da önlenmiş olmaktadır. Suda çözünürlüğü fazla olduğu için sıklıkla erken dönemde şikayete yol açanlar akrolein, amonyak, formaldehit, hidrojen klorid, metil bromid ve sülfür dioksittir. Yoğun maruziyet olması durumunda akciğere ait solunum yolları da etkilenmektedir.”

“KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİ, ŞUUR KAYBI VE YANIK RİSKİ VAR”

Prof. Dr. Akgün açıklamasına şöyle devam etti; “Solunan partikül ve gazların çapı küçüldükçe (5 mikrometrenin altında) alt solunum yollarına ulaşım kolaylaşmakta ve ani solunum yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden hastalık tablosu daha kolay gelişebilmektedir. Yine, suda çözünürlüğü az olan maddeler üst solunum yollarını etkilemediklerinden, erken dönemde herhangi bir şikayet görülmemektedir. Bu yüzden maruz kalan kişi ortamdan uzaklaşmakta geç kaldığında hastalık tablosu ağırlaşabilmektedir. Yine bu tür maruziyetlerde şikayetler geç geliştiği için hastaneye başvuruda şikayet olmadığından bazı maruz kalanlar erken taburcu edilebilmekte, ancak sonradan evde ciddi semptomlar gelişebilmektedir. Suda çözünme özelliği az olan partikül ve gazlar, kadmiyum dumanı, cıva dumanı, mustard gazı, nikel karbonil, nitrojen oksitler, ozon ve fosgendir. Klor gazı gibi, çapı 5-10 mikrometre arasında olan, suda çözünürlüğü orta düzeyde olan partikül ve gazlar, hem üst solunum yollarını hem de alt solunum yollarını etkilemektedirler. Toksik gaz ve partikül maruziyeti sonucu astım hastalığı olanlarda alevlenme görülebileceği gibi, daha önce sağlıklı olan bir kişide yüksek dozda maruziyet sonucu reaktif havayolu disfonksiyon sendromu, bronşiolitis obliterans, organize pnömoni veya bronşektazi gelişebilmektedir. Patlama ve yanma durumunda karbonmonoksit zehirlenmesi, şuur kaybı ve yanık riski bulunaktadır. Bazı kimyasal maddeler deriden veya solunum yoluyla dolaşıma katılmakta ve ciddi toksik tablolar gelişebilmektedir. Tüm maruz kalanlar yakından gözetilmeli, özellikle kapalı alanda yüksek miktarda maruziyet öyküsü olanlar, suda çözünürlüğü az olan veya küçük çaplı partiküllere maruz kalanlar akut solunum yetmezliği riski nedeniyle en az 48-72 saat arası takip edilmelidir.”

ETİKETLER