NTV

Günlük şeker tüketimi ne kadar olmalı?

ntv.com.tr

Sağlık

Ne kadar şekere ihtiyacımız olduğu sorusu son zamanların en popüler konuları arasında. Gıdalara şeker eklemenin biyolojik açıdan hiçbir gerekliliği olmadığını belirten Onkolog Prof. Sezgin’e göre, sağlık açısından dışarıdan şeker eklenmiş gıdaların optimum tüketim miktarı “sıfır” olmalı.

İlişkili Haberler

Şeker tüketiminin sağlık açısından zararlı olduğunu ve hatta kanseri beslediğini söyleyen uzmanlar da var, belirli miktarlarda tüketilmesinin sağlığa zararının olmadığını belirtenler de.

Bu konuda yapılmış araştırmaları değerlendiren İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin, ntv.com.tr’ye yaptığı açıklamada, sağlık açısından dışarından şeker eklenmiş gıdaların optimum tüketim miktarının sıfır olması gerektiğini söyledi.

“Gıdalara dışarıdan şeker eklemenin biyolojik açıdan hiçbir gerekliliği olmayıp tüketilmesi zaruri besin maddesi olarak kabul edilmemektedir” diyen Sezgin, “Şeker eklenmiş gıdaların tüketimi ile kanser, şişmanlık, diyabet, kalp–damar hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının tüm dünyada salgın hastalık olarak görülmesi arasında ciddi ilişki vardır” diye konuştu.

NE KADAR ŞEKER GÜVENLİ?

Az miktarda şeker eklenmiş gıda tüketiminin ciddi bir zararı olmadığını belirten Prof. Sezgin, içerisinde meyve suyu, şurup ve balın da olduğu serbest şeker içerikli besinlerin günlük bazda az miktar kullanımının, daha basit sorun olarak nitelendirilen diş çürümesine neden olduğunu iletti. Daha yoğun miktarda tüketilen şekerin ise küresel bazda salgın hastalıkların temel sorumlusu olduğunu dile getirdi.

“KALORİ İHTİYACININ ŞEKERDEN KARŞILANACAK KISMI %3’Ü GEÇMEMELİ"

Diş hastalıkları tedavisinin sanayileşmiş ülkelerde sağlık harcamalarının %5 ile %10’unu oluşturduğunu ve bazı gelişmiş ülkelerde diş çürümesinin küçük çocuklarda kronik ağrı ile hastaneye kabulün birinci nedeni olduğunu aktaran Sezgin şöyle konuştu:

“Bağımsız araştırmacılar, günlük toplam kalori ihtiyacının şekerden karşılanacak kısmının %3’ü geçmemesi gerektiğini (3 çay kaşığı kadar) ileri sürmekte ve Dünya Sağlık Örgütü’ne bu konuda açıklama yapması için çağrı yapmaktadır. İngiltere ve ABD vatandaşları ise bu miktarın ortalama 4 ile 7 katı arasında şeker tüketmektedir.”
Ülkemizde de durumun pek parlak olmadığı değerlendirmesinde bulunan Prof. Sezgin’e göre, Türkiye’de şeker katılmış gıda tüketiminin fazla olması şaşırtıcı değil:

EKMEK VE ŞEKER İÇERMEMESİ GEREKEN ÜRÜNLERE DİKKAT

“Çünkü gıda endüstrisinde şekerin çok yaygın olması ve bunun gizlenmesi nedeniyle insanların şekeri hayatından çıkarması imkansız hale gelmektedir. ABD’de şeker tüketiminin neredeyse yarısı ekmek veya normalde şeker içermesi gerekmeyen ketçap, salata sosu gibi gıdalardan gelmektedir. Şeker tüketiminin üçte biri ise şekerli içeceklerden gelmekte, sonraki sırada ise çikolata, kurabiye ve dondurma gibi yiyecekler yer almaktadır.”
ABD’deki gıda etiketlerinde şeker alımının düzenlemesine yönelik hiçbir referans bulunmadığını kaydeden Sezgin şöyle devam etti:

“ÜRÜNLERİN GÜVENİLİR OLDUĞU ALGISI YARATILIYOR”

“Avrupa’da bu etiketleme mevcut fakat çocuk ve yetişkin ayrımı yapılmamaktadır. Bir kutu kolada dokuz çay kaşığı şeker vardır ki bu miktar Amerikan Tarım Bakanlığı’nın belirlediği, 8 yaşındaki bir çocuğun alabileceği maksimum şeker miktarından 3 kat daha fazladır. İngiltere etiketlerinde belirlenen günlük referans alım miktarı, 9 çay kaşıklık bu miktarı normalde alınabilecek günlük alımın %39’u olarak tanımlamaktadır. Bu güvenilmez referans tabanında, ebeveynlerin çocuklarına günde 2.5 kutu kola içmelerine izin verebilecekleri ve güvenilir olduğu algısı oluşmaktadır.

“GIDA ENDÜSTRİSİ SUÇUNU TÜKETİCİYE ATIYOR”

Gıda endüstrisi, şişmanlığın oluşmasında kendi suçlarını tüketiciye yüklemek adına yedikleri yiyeceklerden kişinin kendisinin sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Gerçek şu ki, halk kafa karıştırıcı etiketlerden dolayı doğru bilgiyi tam alamamaktadır. Bunun bedelini de sağlıklarını kaybederek ödemektedir.

“TÜRKİYE’DE ETİKET OKUMA ALIŞKANLIĞI YOK”

Ülkemizde etiket okuma alışkanlığı olmadığından veya tam anlaşılır olmayan etiketleme nedeni ile halkın bireysel olarak bunu çözmesi çok zor. Çünkü işlenmiş gıdaların % 80’ine şeker eklenmektedir.”
Bu sorunlar yumağını çözmede en önemli görevin bireylerde olduğunu belirten Prof. Sezgin’e göre, tek çözüm; işlenmiş gıdaları tüketmemek. 

ŞEKER YAĞEDAN DAHA ZARARLI

ETİKETLER