NTV

Kürtaj ve enfeksiyon gebe kalmayı zorlaştırıyor

ntv.com.tr

Sağlık
Kürtaj ve enfeksiyon hamileliği zorlaştırıyor.jpg

Günümüzde çocuk sahibi olmak isteyip de olamayan pek çok çift, bu durumun da birçok nedeni var. Rahim içi yapışıklıklar ve doğuştan gelen yapısal problemler, miyom ve polip varlığı gerek normal yoldan, gerekse tüp bebek gibi üremeye yardımcı tekniklerle hamile kalmayı zorlaştırıyor.

Hamile kalmayı engelleyen en önemli nedenlerden birinin rahim içi yapışıklığı olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, rahim içi yapışıklığına ise en çok kürtaj, enfeksiyonlar ve rahimle ilgili geçirilmiş cerrahi operasyonların olduğunu söyledi.  

Rahim içi yapışıklığında tanının ultrasonografi veya rahim filmi ile konulduğunu söyleyen Buyru, sorunun genellikle histeroskopi ile tedavi edildiğini belirterek, “Küçük yapışıkların tedavisi kolaydır ve sonrasında gebelik şansı yüksektir. Yaygın yapışıklıkların tedavisinden sonra ise tekrar yapışma olasılığı yüksektir ve gebelik şansı düşüktür.” dedi.

Sadece rahim içi yapışıklık değil, polip ve miyom varlığı, doğuştan gelen ve rahim içini bozan problemlerin de gebelik şansını azalttığını kaydeden Prof. Buyru, polip ve miyomların rahim içi ile ilgili problemler olduğunu ve gebe kalmayı zorlaştırdığını ifade ederek, hamileliği zorlaştıran veya engelleyen diğer faktörler hakkında şu bilgileri verdi:

“Polipler çoğunlukla 1-2 cm çapında olup ultrasonografide görünürler. Şüpheli durumlarda rahim içine sıvı verilerek daha görünür hale getirilebilirler. Polipler de gebe kalma şansını azaltıp, düşük riskini arttırırlar. Histeroskopi ile yarım saatten kısa sürecek bir operasyonla kolaylıkla çıkartılabilirler. Rahim ağzından çıkan polipler herhangi bir anestezi gereksinimi olmadan, muayenehane koşullarında çıkartılabilirler.

“MİYOMLAR RAHİM DUVARINDAN ÇIKAN İYİ HUYLU URLARDIR”

Miyom oluşumunda ailevi bir risk vardır. Ancak ailede kimsede olmadan da gelişebilirler. Östrojen hormonuna bağlı olarak büyüdüklerinden doğurganlık çağında görülürler, menopozdan sonra küçülürler. Rahim içinden çıkan veya rahim duvarından çıkıp, rahim içini bozan miyomlar kısırlığa yol açabilirler. Rahim içini etkilemese de, rahim duvarında yer alan 5 cm. den büyük miyomlar da gebe kalmayı zorlaştırabilir. Rahim dışından karın boşluğuna doğru büyüyen miyomlar ise kısırlığa neden olmazlar. Miyomlar laparoskopi veya açık ameliyatla çıkartılabilir."

Prof. Dr. Faruk Buyru
Prof. Dr. Faruk Buyru

“TÜP BEBEK KISIRLIK TEDAVİSİNDE UÇ NOKTADIR”

Gebe kalamayan ve tüp bebek tedavisi için başvuran çiftlerin yaptırması gereken bazı testler olduğunu vurgulayan Buyru’nun bu konuda verdiği bilgiler ise şu şekilde:

“Tüp bebek kısırlık tedavisinde uç noktadır. Bazı hastalarda diğer tedavi seçeneklerinin denenmesinden sonra, bazı hastalarda ise ilk ve tek tedavi seçeneğidir. Gebe kalamama nedeni ile başvuran çiftlerde ilk yapılması gereken test erkeğe ait spermiogramdır. Kadının adetleri düzenli ise büyük olasılıkla yumurtlama problemi yoktur. 35 yaş üstünde olan veya adet düzensizliği olan kadınlarda hormon tetkiklerinin istenmesi gerekir. Bunlar genellikle adetin 3. günü istenen estradiol, FSH, LH, prolaktin ve TSH hormonundan ibarettir. Adetin 21. gününde yapılan progesteron tayini ise yumurtlama olup olmadığına ilişkin fikir verir.

SON TETKİK HİSTEROSALPİNGOGRAFİ (HSG)

HSG bir radyolojik incelemedir. Son yıllarda kullanılan ince kateterler nedeniyle anestezi gerekmemektedir. Vajina ve rahim ağzından verilen ve röntgende görülebilen bir sıvı ile önce rahimiçi, sonra da tüpler görüntülenir. Bu yöntemle rahim içindeki problemler görüntülenir, tüplerin açık olup olmadığı anlaşılır. Yeni ve gelişmiş ultrasonografi cihazları ile rahim içindeki problemlerin çoğu teşhis edilebilmektedir.

ENFEKSİYON ÖNEMLİ BİR FAKTÖR

Tüplerinde problem olma ihtimali yüksek olan hastalar daha önce pelvik infeksiyon veya yumurtalıkları ile ilgili operasyon geçiren hastalardır. Yumurtlama problemi olduğu düşünülen hastalarda rahim filmi olmadan da birkaç ay yumurtlamayı uyarıcı ilaç kullanılabilir. Yine tüp bebek uygulanacak hastalarda da her zaman rahim filmi çektirmek gerekli olmayabilir. Çünkü tüp bebek tedavisinde tüpler devre dışı kalmaktadır. Ancak tüplerde sıvı birikimi kuşkusu varsa mutlaka tüpler değerlendirilmelidir. Daha önce geçirilmiş infeksiyonlar nedeni ile tüplerde biriken sıvı, uygulanacak tüp bebek tedavisinde de gebelik şansının azalmasına neden olur. Bu durumda tüp bebek tedavisi öncesi yapılacak laparoskopi ile tüplerle rahimin bağlantısının kesilmesi gerekir. Tüplerin içinde biriken sıvı zaman zaman rahim içine boşalarak gebeliğin yerleşimini olumsuz etkiler. Bu durumda ameliyatla tüplerin alınması veya bağlanarak rahim içi ile ilişkisinin kesilmesi gerekir.”

DOĞUŞTAN GELEN PROBLEMLER DE GEBE KALMAYI ZORLAŞTIRIR

Prof. Buyru, doğuştan gelen rahimle ilgili bazı problemlerin de gebe kalmayı zorlaştırdığını vurgulayarak, “Bu tür problemler gebe kalma şansını azalttığı gibi, gebelik oluştuğunda da düşük riskini arttırır. Çoğu histeroskopi dediğimiz yöntemle kolaylıkla düzeltilebilir. Yine gelişmiş bir ultrasonografi cihazı ile rahim filmi gerekmeden de bu tür anomaliler saptanabilir.” ifadesini kullandı.

ETİKETLER