NTV

Otizm neden artıyor? (Bağırsaklarla beyin arasında nasıl bir bağ var?)

Anadolu Ajansı

Sağlık

Otizmin, dünyada ve ülkemizde bir salgın gibi arttığını vurgulayan Çocuk Metabolizma Uzmanı Doç. Önal, “Sıklığı bu kadar hızlı artan bir hastalığın tek gen hastalığı olması pek mümkün görünmemektedir" dedi, bağırsaklarla beyin arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

İlişkili Haberler

Beyin hücreleri arasında iletişim ve bağlantı bozukluğu olarak tanımlanan otizm, beyin gelişim anormalliği olarak ifade ediliyor.

Otizmin neden olduğu veya nasıl tedavi edileceği konusunda ciddi bir gelişme bulunmadığını, belirli bir yaşa kadar normal gelişen bir çocuğun birden otistik bulgular göstermesinin aileler için büyük bir yıkım olduğunu aktaran Çocuk Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Hasan Önal, sorun için onaylanmış tek bilimsel tedavi olarak özel eğitimin kabul edildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Önal, otizm spektum bozukluğu olan çocukların ailelerinin yaşadığı çaresizlik nedeniyle pek çok alternatif tedaviye yönlendiğini, bazılarının yurt dışından çeşitli ilaçlarla, vitaminler getirdiğini ve çocuğun tedavisini kontrolsüz olarak neredeyse kendilerinin yönettiğini, ailelerin bir bakıma doktor rolünü üstlendiğini dile getirerek, şunları anlattı:

"Psikiyatri biliminin bakış açısına göre, otizmde özel eğitim dışında alternatif tedavi gibi sunulan literatürde yer almayan, kanıtlanmamış tedavilerin etkinliği yoktur ve uygulanmamalıdır. Uygulayan kişi ve kurumlar bu çocukları bilerek veya bilmeyerek suistimal etmektedir. Bu çocuklar doğuştan böyle, bu şekilde programlanarak doğmaktadır ve haftada 35-40 saatlik özel eğitimlerle topluma kazandırmaktan başka çare yoktur. Otizm sıklığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tıpkı bir salgın gibi artmaktadır. Sıklığı bu kadar hızlı artan bir hastalığın tek gen hastalığı olması pek mümkün görünmemektedir."

"BAĞIRSAKLAR BEYNİN GELİŞİMİNDE EN ÖNEMLİ UYARAN"

Alternatif tedavinin bakış açısına göre ise bu çocukların çevresel toksin, aşı, ağır metal ve virüslerle etkilendiğinin belirtildiğini aktaran Önal, "Sindirim sorunları yüzünden beyin pek çok vitamin ve mineralden yoksun kalmaktadır. Fark gözetmeksizin bu çocuklara bir yandan detoks uygulanırken bir yandan yüksek dozlarda besin ve vitamin takviyeleri yapılır. Beyinin açlığı giderilmeye çalışılır. Toksinler atılır. Uygulanan tedaviler abartılı, kontrolsüz ve bir şablon şeklinde her çocuk için aynıdır" ifadelerini kullandı.

“BEYİN GELİŞİMİ, UYARANLARIN ETKİSİYLE ŞEKİLLENİYOR”

Önal, "Otistik çocuklara nasıl bir tedavi uygulanmalı?" sorusuna farklı bir bakış açısı sunmak istediğini dile getirerek, bir bebeğin büyürken bir yandan beynindeki hücrelerinin sayısının, bir yandan da diğer hücreler arasındaki bağlantılarının arttığını, bu gelişimin birden bire olmayacağını ve son yıllarda arka arkaya çıkan pek çok makalede, sanılanın aksine beyin mimarisinin gelişiminin doğuştan belirlenmiş sabit bir programlama olmadığı, dışarıdan gelen uyarıların etkisiyle şekillendiğinin gösterildiğini anlattı.

“ÇEVRESEL UYARANLAR ÇOK ETKTİLİ”

Çevreden gelen uyarıların mimarinin şekillenmesinde, gelişmesinde büyük önem taşıdığını ifade eden Önal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çevresel uyarılar derken sınırlı bir çerçeveden bahsetmiyorum. Bebeğe dokunulması, göz kontağı kurulması, konuşulması, güzel sesler duyması, tatması, koklaması ve annesi tarafından eğitilmeye çalışılması gibi sayısız etkenlerin hepsi birer uyarıdır, mesajdır. Bağırsaklar beynin gelişiminde en önemli uyarandır. Son yıllarda bağırsakla beynin neredeyse konuştukları ifade edilmektedir. Bağırsağın kendi sinir ağı, savunma hücreleri, içerdiği bakteriler ve bu bakterilerin ürünleri beyin için birer mesajdır. Sadece bunlar da değil. Antibotikler, tüketilen besinlerin prebiyotik, probiyotik, flavanoid yapıda olması, kazein, gluten, katkı maddesi içermesi veya alerjik olması gibi sayısız faktör yine bağırsaklar üzerinden beyne mesaj gönderir.”

OTİSTİK TABLOYU NELER AĞIRLAŞTIRIR?

“Otizmli bir çocukta bulunabilen ilave bir gıda alerjisi, sindirim sorunları, epilepsi, gluten duyarlılığı, sık antibiyotik kullanımı, aşı veya virüs gibi antijenik uyarılar, otizmi bulunmayan çocuklara göre muhtemelen beyin mimarisinin şekillenmesini daha ciddi etkilemektedir” diye konuşan Dr. Önal, bu etkilenmenin tek taraflı olmadığını, kimi zaman beynin de bağırsak üzerindeki kontrolünü bozduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Diğer taraftan sindirim bozukluğu nedeniyle vitamin ve mineraller yeteri kadar kana geçmezken, bağırsakta aşırı üreyen zararlı mikrop ve toksinler kana geçer. Bütün bu olaylar otistik tabloyu ağırlaştırır. Niçin bu çocuklar diğer çocuklara göre daha hassaslar derseniz, buna kesin bir cevabım yok. Ancak bu çocuklarda çalışma yapılması gereken bölgenin kan beyin ve bağırsak mukoza bariyerleri olduğunu düşünmekteyiz."

ETİKETLER