NTV

Sıcak havada beyin kanaması riski artıyor

ntv.com.tr

Sağlık

Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi, özellikle hipertansiyon ve diyabet hastaları için beyin kanaması riskini artırıyor. Uzmanlar havanın çok sıcak olduğu saatlerde efor gerektiren hareketlerden kaçınılması ve ilaçların düzenli kullanılması uyarısında bulunuyor.

İlişkili Haberler

Sıcak havalarda özellikle hipertansiyon hastalarında beyin kanaması riskinin çok fazla olduğunu ifade eden Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy, “Hipertansiyon beyin kanamalarındaki en önemli sebeplerden bir tanesi. Ufak kılcal damarlarda damar sertliği ya da şeker nedeniyle damar cidarında oluşan problemler, tansiyon yükselmelerinde kolaylıkla damar cidarının çatlamasına ve yırtılmasına neden olabiliyor. Bunlar da beyin kanamasına sebep oluyorlar” diye konuştu.

Ekseriyetle hipertansiyona bağlı kanamaların beynin daha iç kısımlarında ve derin kısımlarında oluştuğunu kaydeden uzman, “Birden bire çok şiddetli kanamayla küçük bir alan etkilenebildiği gibi ,yüksek volümde geniş bir alanı işgal eden bir kanama da olabiliyor. Bu kanamaların bazılarını ameliyat bile edemiyoruz, ameliyat etsek bile oluşan zararı geriye döndüremiyoruz” dedi.

SICAKTA EFOR SARF ETMEYİN

Bu nedenle hipertansiyon, diyabet ve damar sertliği hastalarının sıcak havalarda dışarıya çıkmalarının çok sakıncalı olduğunu belirten Aksoy, “Bu hastaların uzun süre sıcakta kalmaları, sıcakta fazla ve aşırı efor sarf etmeleri çok sakıncalıdır. Romatizmal hastalıklar eklem rahatsızlıkları var diye, dışarısı çok sıcakken içerisi de sıcak olan ılıca ve kaplıca gibi yerlere gitmeleri de sakıncalı. Bunlara dikkat etmeleri lazım. Kimde damar sertliği ya da damarda balonlaşma, damar anomalisi, anormal damar yumağı var bunu bilemiyoruz. Bu hastalarda sıcak havalarda aşırı efor sarf etmek tehlike arz ediyor, bu hastalarda kanama riski bulunuyor” diye konuştu.

İLACINIZI DÜZENLİ KULLANIN VE ÖĞLE SAATİNDE DIŞARIYA ÇIKMAYIN

Damar sertliği, diyabet ve hipertansiyon hastalarının mutlaka ilaçlarını düzenli olarak kullanmaları gerektiğine dikkat çeken Beyin Cerrahı, “Havanın çok sıcak olduğu saat 11:00’le 15:00 arasındaki öğle sıcağında dışarıya çıkmamaya özen göstermeliler. Aşırı sıcak dediğimiz normal ortalama sıcaklık değerlerinden 5 ile 8 derece üzerindeki durumlarda mutlaka serin yerlerde bulunmaları gerekiyor” uyarısında bulundu.

ŞİDDETLİ VE SÜREKLİ BAŞ AĞRISINI İHMAL ETMEYİN

Beyin kanamasının şiddetine ve kanamanın volümüne bağlı olarak belirtilerin farklılık gösterdiğine dikkat çeken Aksoy, özellikle baş ağrılarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı: 

“Kanamaya ait belirtiler ani baş ağrısı şeklinde de olabilir, bir tarafın felç olmasıyla da ortaya çıkabilir. Bilincin kapanmasıyla da beyin kanaması ortaya çıkabilir. Şiddetli ve devamlı baş ağrısı olması durumunda mutlaka bir doktora danışılması gerekir. Baş ağrısının altında yatan neden bazen bir tümör de olabilir, damarsal bir hadise de olabilir. Bazen kontrol edilmemiş bir hipertansiyon da olabilir. Tansiyonu olmadığını söyleyen bir kişinin sürekli başı ağrıyorsa tansiyonu 24 saat boyunca takip edilmelidir. Bunların mutlaka araştırılması gerekir. Kontrolsüz hipertansiyon kanamaya yol açabilir o nedenle mutlaka kontrol altına alınması gerekir. Tansiyonunun olduğunu bilen ve ilaç kullanan kişilerin ise ilaçlarını muntazam kullanmaları ve hiçbir şekilde aksatmamaları lazım. Tansiyon hastalığında bir gün ilaç alma iki gün ilaç almama şeklinde bir düzensizlik olamaz. Tansiyon ilacı düzenli olarak kullanılacak bir ilaçtır.”

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Beyin kanamasında şiddetli baş ağrısının yanı sıra kanamanın olduğu bölgeye göre belirtilerin farklılık gösteriyor. Kimisinde konuşma bozukluğu, kimisinde ise kol ve bacakta uyuşma ya da kuvvet azlığı ortaya çıkıyor. Kanama çok şiddetli olursa felçle beraber bilinç kaybı gelişebiliyor, bazen de yere düşme tarzında reaksiyon görülüyor ve ve hastanın şuuru kapanabiliyor.

BEYİN KANAMASINDA İLK MÜDAHALE ÖNEMLİ

Beyin kanaması sırasında hastanın yere düşüp bayılması halinde öncelikle hastanın solunumunun kontrol edilmesi gerektiğini belirten Aksoy, “Solunumun düzenlenmesini sağlamak beyin içi basıncın artacak olması nedeniyle bulantı kusma gibi durumlarda kusmuk materyalinin nefes borusuna ve akciğere kaçmasının önlenmesi sağlanmalı, hastanın dili dışarıya çıkarılmalı ve hava pasajı açılmalı ve hasta yan çevrilerek kusmuğunun dışarıya atılması sağlanmalıdır” dedi.

DERİNLİĞİNİ BİLMEDİĞİNİZ SULARA BALIKLAMA ATLAMAYIN

Derinliği bilinmeyen sularda balıklama atlamanın çok tehlikeli olduğuna dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı, şunları söyledi:

“Havuzlarda cankurtaran bulunma zorunluluğu olması nedeniyle çoğu havuzların derinliği 1.50 cm olduğundan dolayı buralara balıklama atlamak çok tehlikelidir. Boyun 2-3 misli derinlikte olan sulara balıklama atlanabilir. Bu da tekniğini bilmek suretiyle olabilir. Özellikle gel-git olan kıyılarda çok dikkat etmek gerekir. ‘Geçen sene bu iskeleden atlamıştım, bu sene de yine balıklama atlayayım’ dediğinde su seviyesi orada azalmışsa çok riskli durumlar yaşanabilir. Balıklama atladığında zemine alnını çarparsa boyunda arkaya gerilme tarzında, zemine direkt kafasının üstü çarpıp da ters dönerse boynun ileri derecede öne eğilme tarzında travmalar, boyunda ve omurilikte yaralanmalara neden olabiliyor. Boyun omurlarında kırılmalara neden olabiliyor. Klinikte de felçlere neden olabiliyor. O nedenle derinliği bilinmeyen sularda kesinlikle balıklama atlanmamalıdır. Derinliği iyice bilinen, kişinin boynunun en azından 2-3 misli derinliğindeki sulara balıklama atlanabilir ama orada da yine tekniğini iyi bilmek gerekir.”

ETİKETLER