NTV

Haftanın 'Yeni'leri

Sanat

Yeni online TV platformumuz "puhutv" ve ilk projesi "Fi" dizisinin görkemli galası...Cem Yılmaz, Ozan Güven ve Serenay Sarıkaya'dan efsane performans... Can Bonomo'nun yeni albümü ve "Erkekler de Ağlar" manifestosu... Pentagram ve Sabahat Akkiraz'ın kutlama albümleri... Müzikten, sanattan, hayattan bu haftanın fotoğrafı...

PUHU TV "Fİ" DİZİSİYLE AÇILIŞI YAPTI

Televizyon yayıncılığında "online TV platformları"yla bir dönüşüm yaşanıyor.
Netflix ve Amazon Prime gibi sektörün güçlü oyuncuları geçtiğimiz yıl itibariyle Türkiye pazarına giriş yapmaya başladı.
Bu platformlar için üretilen özel dizi ve programlar kısa sürede hepimizi etkisi altına aldı. Bu konuda yerli bir hamle de gecikmedi.

"YÜZDE YÜZ YERLİ" PUHUTV

Artık bizim de yüzde yüz yerli yapımı online bir platformumuz var.
Geçtiğimiz günlerde Doğuş Grubu tarafından hayata geçirilen "puhutv", zengin içeriğiyle yayın hayatına başladı.
Son dönemin iddialı dizilerinden Türk sinemasının unutulmaz klasiklerine eski - yeni birçok yapımı puhutv'den ücretsiz izleyebiliyorsunuz.
Elbette sadece televizyonda yayınlanan diziler, filmler olmayacak "puhutv"de. Özel içerikler de olacak.
Platformun ilk yeni içeriği "Fi" dizisi, hafta sonu yayına başladı.
Hemen öncesinde de Volkswagen Arena'da görkemli bir gala yapıldı "Fi" için...

"Fİ" DİZİSİNE GÖRKEMLİ GALA

Galanın başrolünde elbette dizinin oyuncuları vardı.
Ozan Güven, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi "Fi" için heyecanlıydı.
Artık tüm dünyanın böyle bir yöne gittiğini söyleyen oyuncuların dileği ortaktı: "İnşallah bu dizi başarıya ulaşır da biz de 60 dakikada güzel hikayeler yapılabildiğini, içeriğin ve kalitenin ne kadar yukarı çekilebildiğini tüm sektöre gösterebiliriz. Bu sayede çok daha insani şartlarda çalışabilme şansımız olur. "

YOL PROJECT SAHNESİNE DAMGA VURAN DÜETLER

"Fi" için geri sayım caz müzisyeni Selen Beytekin'in performansıyla başladı. Beytekin'in etkileyici başlangıcını gecelerin vazgeçilmezi Yol Project takip etti.
Uzun yıllar Bodrum ve Çeşme'de, şimdilerdeyse Cihangir Hazine'de gecelerin ateşinden sorumlu Yol Project, kısa sürede davetlileri etkisi altına aldı.
Zeki ve Orçun Açabey kardeşlerden kurulu "Yol Project" sahnede olur da Cem Yılmaz, Ozan Güven ve Serenay Sarıkaya yerinde oturur mu? Oturmaz, elbette. Daha önce birçok kez ikilinin sahnesine konuk olan Cem Yılmaz ve Ozan Güven, bu gece yanlarına Serenay Sarıkaya'yı da alıp başladılar üst perdeden söylemeye. Önce "Bu Ne Biçim Hikaye Böyle" sonra hemen peşine "Ele Güne Karşı" ve Duman klasiği "Senden Daha Güzel".. Her hallerinden çok eğlendikleri belliydi. Zaten öyle olunca, doğaçlama akınca güzel oluyor böyle şeyler... Onların sayesinde bir gece daha çalmış olduk hayat efendiden.

UZUN ZAMANDIR "Fİ" GİBİ BİR DİZİ İZLEMEDİM

Gelelim, ilk 3 bölümüyle "puhutv"deki yolculuğuna başlayan "Fi" dizisine.
Uzun zamandır bu kadar etkileyici bir Türk dizisi izlememiştim.
Daha jeneriğinden esir aldı beni, 3 bölüm nasıl geçti anlayamadım. Böyle özgür, sıradışı ve dinamik yapımlara ne kadar da hasret kalmışız.
Her bölümün 60 dakika olması ne şahane bir şeymiş.
Azra Kohen'in çok satan üçlemesinden uyarlanan dizide Ozan Güven ve Serenay Sarıkaya başta olmak üzere bütün oyuncular çok iyi performans sergiliyor.
Hele Ozan Güven, sırlarla dolu geçmişinin üzerine fiyakalı bir terapist elbisesi giyen Can Manay'ı şahane oynuyor.
Modern dünyanın bütün hırslarını ve egolarını kuşanan, bütün duygularını aldırdığına inanan Can Manay'a, Serenay Sarıkaya'nın oynadığı Duru karekteri, bir kalbi olduğunu hatırlatıyor. Duru'nun dünyası da başka bir pencereden aynı göğe bakıyor aslında. Çok hırslı, idealist, sanat kariyerinde en zirvede olmak için gözü hiçbir şeyi görmeyen genç bir dansçıdan söz ediyoruz. Ve elbette en az onun kadar idealist ve hırslı sanatçı/ öğretmen sevgilisi Deniz... Her karakter, ego ormanının içinde başka bir ağacı temsil ediyor. Herkesin kendine göre başka hırsları, başka zaafları var.
Zaten Azra Kohen şöyle demiyor muydu romanın açılış yazısında " Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır."
Ben yeni bölümleri heyecanla beklerken, sizi çok daha detaylı bir analiz için yakın dostum, aynı zamanda köşe komşum Ceren Ala'ya yönlendiriyorum. Yazdığı her film/dizi/ romanın içine sizi girdap gibi çekebilen, her karakteri soğan zarı gibi en çıplağına kadar soyabilen Ceren'in "Fi" analizini de merakla bekliyorum.

"ERKEKLER DE AĞLAR!"

Nilüfer'in suçu yok.
Yani Nilüfer'e de öyle söylenmişti.
Toplumun biçtiği rol gereği erkeklere hep güçlü olması gerektiği, duygularını saklamasının daha iyi olacağı, zaaflarını açık ederse kaybedeceği öğütlendi.
"Erkekler ağlamaz" da yıllardır hepimizin bilinç altına işlemiş böyle bir kalıptı.
Sadece 80'lerde bir şarkı olarak kalsaydı iyiydi.
90'larda çocukluğunu, gençliğini yaşayan bizim kuşağa ve kısmen sonrasına da yetişti.
"Erkekler ağlamaz", Erkek adam öyle yapmaz, böyle yapmaz, hep güçlüdür, hep böyledir, şöyledir diye diye hizaya getirmeye çalıştılar bizi de.
Neyse ki kendi içimizde meseleye aydık da kendimize yeni bir dünya, yeni bir hayat kurabildik.
Ama yine de insan değişsin istiyor bu kalıp.
Birileri yeniden yazsın, değiştirsin, öyle kalmasın.
Şimdi yıllar sonra genç kuşağın sesi Can Bonomo, Axe için bu klişeyi, bu kanun gibi kalıbı bir güzel yıkıyor.
Çok da güzel yapıyor.
"Erkekler de ağlar" diyor. "Silme kardeşim yaşını, sev gözyaşını" diyor:
"Her şey kanun, her şey kural, her şey garip / Bıkmadın mı dik durmaktan, gözyaşlarını silip silip" diye başlıyor "Erkekler de ağlar, sev gözyaşını / Küçükken ağlardın unuttun mu, masum uslu" diye devam ediyor.
Öyle güçlü bir şey ki Can Bonomo'nun yaptığı, 12 şarkılık bir albümden daha derin iz bırakacak türden.
Yani özetle siz Sezen Aksu'ya kulak verin, diyor Can. "Ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden sakın utanma" diyen minik serçeye. Hatta o şarkıyı Yücesoy'dan dinleyin diyorum ben de.
Yaz başı yayınladığı "Zamansız" albümünde ne güçlü, ne mağrur okumuştu Işıl abla o şarkıyı. "Ağlamak yürekli bir şeydir, yürek ister" diye ekleyerek.

BİR ALBÜME BEDEL HAREKET DEDİM AMA....

Can Bonomo'nun yeni albümü "Kainat Sustu"ya da haksızlık etmek istemem.
Son dönemde beni en heyecanlandıran albümlerden oldu.
İlk günden bugüne müziğinde kendine ait sözcükleri, renkleri oldu Can'ın.
Hem masalların fantastik dünyasında, hem gerçeğin çıplak taşlarında, bir ipte cambaz gibi yürüdü.
Can, bu albümle kendi hikayesine yeni ve başka bir tuğla daha koymayı başarmış.
Kendi gözlerinden gördüğü, kalbinden geçirip döktüğü türkülerini söylemeye devam ediyor.
"Yan", "Kal Bugün", "Esmer", "Keyfim Acık Kaçık" hele de "Yaz Gelsin" ile Ceza düeti " Terslik Var"a bayıldım.
"Terslik Var"da "Ben beterim o benden beter" sözleri tam da halet-i ruhiyemizi anlatıyor.

SABAHAT AKKİRAZ VE PENTAGRAM'DAN ARŞİVLİK ALBÜMLER

*Türkülerin şefkatli sesi Sabahat Akkiraz, müzikte 47. yılını, metal müziğin efsanesi Pentagram da 30. yılını özel albümlerle kutluyor.
Demir Demirkan'dan Ogün Sanlısoy'a yolu Pentagram'dan geçen herkesin buluştuğu "akustik" albüm çok etkileyici.

"47"DE AYLİN ASLIM ÇARPMASI

Sabahat Akkiraz'ın yeni seslere, fikirlere ne kadar da açık olduğunu belgeleyen 47. yıl albümünde kimler kimler yok ki...
Hüsnü Şenlendirici'den Orhan Gencebay'a, Arif Sağ'dan Erdal Erzincan'a... Albümde beni en çok Mercan Dede ile "Mevlana", Mehmet Erdem'le "Aşağıdan Omuz Omuza", Baba Zula ile "Dım Dım Yar" ve Bedük dokunuşuyla "Yeşil İpek" yorumları etkiledi. Hele hele Aylin Aslım iki seksen yere yapıştırdı. O nasıl ciğerden söylemektir be Aylin. Tepeden tırnağa hissederek şarkı söyleyen çok az yorumcudan birisin. Şarkının adıyla sorayım sana. "Böyle Olur mu" be Aylin, şimdi bu bize yapılır mı?