NTV

"Yerli ve Kapalı Gişe" hep sürsün

Sanat

Geçtiğimiz hafta Türkiye'nin en iyi müzik yazarlarından Meltem Fıratlı imzalı bir dosya vardı. Konser mekanlarında yaşanan "yüzde yüz yerli" hareketliliği, uzman isimlerin yorumları ve verileriyle taçlandırıyordu dosya...

Evet, bir süredir durum böyle. "Yerli ve kapalı gişe" manşetinin sadece bu yıl itibariyle ülkemize gelen yabancı müzisyen sayısının azalmasıyla, onların yerine bizimkilerin geçmesiyle ilgisi yok.
Meltem'in burada tespit ettiği hem yerli yıldızların konser vereceği mekanların sayısındaki artış ve renklilik hem de seyircilerin yerli konserlere gösterdiği ilginin artması.

MÜZİKSEVERLERİ TÜRKÇEYLE BARIŞTIRAN, POPÇULAR VE ROCKÇILARI BULUŞTURAN MEKANLAR

Bana göre bu konuda geçmiş yıllara nazaran gözlemlediğim en önemli fark; birçok farklı müzik türünün aynı potada, mekanda eriyor oluşu. Her mekanın rengarenk bir konser listesi var uzun zamandır. Artık Ayşegül Aldinç'ten Aşkın Nur Yengi'ye pop müziğin yıldızları, Selami Şahin'den Yıldız Tilbe'ye daha damar isimler, Cem Adrian, Kalben, Teoman gibi alternatif kıyıların güçlü isimleri aynı mekanda peş peşe gecelerde konserler verebiliyor. Eskiden bu farklı dünyaları ve kitleleri temsil eden sanatçılar bu kadar bir arada değildi. Rock'çıların mekanında sadece rock'çılar, popçuların sahnelerinde de sadece popçular performans yapardı.

ZORLU PSM'DE "GURURLA YERLİ" VE "LOKALİZE" SERİLERİ İMDADA YETİŞTİ

Zorlu PSM, İstanbul'un kültür sanat hayatına can damarı gibi yetişti. Orada her türden, tarzdan birçok sanatçıyı, önemli müzikalleri ve sahne performanslarını izleyebiliyoruz. Mekan, her salı düzenlediği "Gururla Yerli" konserleriyle Teoman'dan Ajda Pekkan'a yerli müziğin bütün renklerini kucaklıyor. Bugüne dek Athena'dan Şebnem Ferah'a, MFÖ'den Niyazi Koyuncu'ya farklı müzik türlerini buluşturan 44 yerli konserde 47.000 müziksevere ulaştılar. Zorlu PSM, bir yandan Işıl Yücesoy, Mavi Işıklar gibi efsaneleri de kucaklarken alternatif ve genç müzisyenlere de kapılarını "Lokalize" adlı projesiyle açıyor. 123, Bubituzak, Son Feci Bisiklet gibi yeni kuşağın temsilcileri bu kapsamda dinleyicileriyle buluşuyor. İstanbul'un dünya standartlarında en önemli diğer kazanımı da Volkwagen Arena oldu. Burada Sezen Aksu'dan Sıla'ya, Imany'den Morrisey'e birçok yıldız isim konserler verdi, birçok festival yapıldı.

JOLLY JOKER'LERİN RENKLİ REPERTUVARI YAYGINLAŞTI

İstanbul, Ankara ve Antalya'da şubeleri bulunan Jolly Joker'ler, "ortaya karışık her telden yerli" konseptinin öncüsü oldular.
Aynı mekanlarda peş peşe gecelerde Selami Şahin, Yıldız Tilbe, Hakan Altun, Mehmet Erdem, Levent Yüksel, Ceylan Ertem, Gülşen, Kenan Doğulu ve Teoman bir araya gelmeye devam ediyor.

"DOROCK XL" KADIKÖY'ÜN, "BABYLON" BOMONTİ'NİN YILDIZI OLDU

Anadolu yakasında çok önemli bir ihtiyacı gideren Dorock XL de haftanın 7 gecesi renkli bir yelpaze sunuyor. Aşkın Nur Yengi ve Ayşegül Aldinç de orada, Şebnem Ferah ve Duman'la birlikte alternatif müzisyenler ve DJ'ler de. 2 yılda 300'den fazla yerli ve yabancı konsere ev sahipliği yaptılar. 300.000'den fazla seyirciyi ağırladılar. 3 bölümden oluşan mekanın en büyük avantajı oldukça geniş ve ferah olması. Girişte yemek yiyebileceğiniz bir bistrosu da var. Bu yemeli, içmeli, salınmalı ve konser izlemeceli "hepsi bir arada" format, diğer işletmecilere de ilham verdi. Bir çoğunun bu formata uygun büyüklükte yer aradıklarını duyuyorum uzun zamandır. Babylon'un yer aldığı Bomontiada da bünyesinde bulunan yeme içme mekanlarıyla müzikseverlere komple bir gece yaşatıyor. Orada da birçok insan geceye önce yemekle başlıyor, sonra Babylon'daki konserlere geçiyor. İflah olmayan gece kuşları dışında artık kimse öyle bir gecede 4-5 mekan gezmek istemiyor, başladıkları yerde geceyi tamamlamak istiyor.

IF ŞUBELERİ İSTANBUL'U DA FETHETTİ

Ankara'da serüvenine başlayan IF, önce Ataşehir'e, sonra da Beşiktaş'a şube açtı. Ataşehir demişken o bölgenin uzun zamandır hareketli olduğunu duyuyorum. Yakın zamanda oraya IF'le birlikte başka konser mekanları da açılacak. Keza IF'ın Beşiktaş şubesi de Beşiktaş'ın kaliteli ve temiz konser mekanı ihtiyacını giderdi. Beşiktaş Çarşı'ya çok yakın bir yerde bulunan mekanda Teoman'dan Ümit Besen'e haftanın neredeyse her günü konser var. Yakında Beşiktaş bölgesine birçok mekandan oluşan daha büyük bir performans ve eğlence kompleksi oluşturulacağı haberleri de geliyor kulağıma.

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ DE KONSER YARIŞINA KATILDI

Artık neredeyse her alışveriş merkezinin de mutlaka bir tiyatro salonu veya bir konser mekanı var. Son yıllarda Mall of İstanbul'un içinde açılan MOI Sahne, canlı performanslar için önemli bir merkez haline geldi. Kanyon'da düzenlenen konsept konserler kısa sürede ilgi çekti. Trump'ın içinde yer alan Trump Cadde, Fiyört Live ile Akmerkez, Akasya ve Zorlu Center'ın içinde yer alan birçok mekan da konser düzenlemeye başladı. Zorlu'da Eataly ve Zanzibar ise yemekle canlı müziği buluşturan yerlerden oldu. Zanzibar'da geçen haftaya kadar Kürşat Başar ve Orkestrası, Eataly'de ise geçen hafta Nükhet Duru ve Melis Sökmen vardı.

GECE KULÜBÜ VE MEYHANELER DE CANLI PERFORMANSLARA YÖNELDİ

Uzun zamandır gece hayatında da yükselen trend "canlı performans"lar. Etiler'deki Ah Mazi By My Cabaret, Cenk Eren ve Soner Olgun gibi sahnesi güçlü isimleri ağırlarken, semt komşusu Sahne İstanbul'da her hafta Demet Akalın var. Yine Etiler'deki La Boucherie şehrin son gözdelerinden. Özellikle Rubato'nun performanslarına Çağatay Ulusoy başta olmak üzere birçok oyuncu da geliyor. Cihangir'deki Hazine ile birlikte yeni açılan irili ufaklı civar komşularında da neredeyse her akşam canlı bir performans var. Bostancı'daki Nanna'da hafta sonu geceleri yıllardır Soner Arıca ve Yeliz'e emanet. Şişli klasiği Günay hala ilgi görüyor. Bebek'te Catz, Emirgan'da Gizli Kalsın, Arnavutköy'de Any, elbette Beyoğlu'nda ve Karaköy'de de irili ufaklı birçok mekanda her telden canlı müzik var. Ne diyelim, bu "yerli ve kapalı gişe" durumu hep sürsün. Elbette dünya starlarıyla birlikte, el ele, kol kola, göz göze... Daha da zenginleşerek... Hep müzikle, hep birlikte...

ETİKETLER