NTV

'Beşiktaş'a zorla getirildim, hakkımı aldım'

Spor

Başkan Fikret Orman'ın, alacakları nedeniyle UEFA'dan kulübe haciz koydurduğu için eleştirdiği Nihat Kahveci konuştu.

"Beşiktaş’ın çocuğu böyle mi yapar? Bu mu Beşiktaşlılık. Bu kulüpte başkan olduğum müddetçe Nihat Kahveci ve onun gibilerin kulübün önünden geçmesine bile müsaade etmeyeceğim"

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın, kulüpten alacaklarına karşılık UEFA kanalıyla haciz koyduran Nihat Kahveci’ye bu szölerle yüklenmişti.

Kavheci de, Hürriyet'ten İsmail Er'e konuştu: "Zorla ayrıldığım Beşiktaş’a, zorla getirildim. Hakkım olan parayı isteyince de kötü oldum."

Nihat Kahveci şunları söyledi:
Beşiktaş’tan ayrılırken, kulübün kasasını doldurdum. Ağlaya ağlaya gittim. Çünkü ben Beşiktaş’ın çocuğuyum.

İspanya’da iyi bir kariyerim oldu. Başarılıydım. Yıldırım Demirören, beni sürekli aradı. Türkiye’ye dönmek istemiyordum ama başkanın transfer ısrarını kıramadım. Ben, Beşiktaş’a geri dönmek istemiyordum. Bunun için de Yıldırım Demirören’e yüksek bir fiyat söyledim. Düşünmeden kabul etti. Benim de ağzımdan “Tamam” lafı çıkmış oldu. Zorla ayrıldığım Beşiktaş’a, zorla getirildim. Benim getirilişime yöneticiler şahittir.

O dönemde Fenerbahçe başta olmak üzere, bazı takımlardan da cazip teklifler almıştım. Her zaman ‘Türkiye’ye dönersem Beşiktaş’ta forma giyerim’ diyordum ve bu sözümü de yerine getirdim. Döndüğümde sorun olmamak için sesimi çıkarmadım. Ama çok büyük haksızlıklarla karşılaştım.

Beşiktaş’tan ayrılana kadar para sorunu çıkarmadım. Hatta son yıl senet verdiler ve bir sezonluk hak edişlerimi bile almadım. Bir çok ekonomik sorunlar yaşamama rağmen bir tek gün ağzımı açmadım. İspanya’da hangi takımda olursanız olun, paranızı gününde bankadan alırsınız.

Fikret Orman kulübün patronu. Kulübün menfaatleri doğrultusunda konuşuyor. Saygı duymak gerekir. Fakat benim hakkımda ‘Beşiktaş olmasaydı, Bağcılar’da kalırdı’ demesine üzüldüm. Ben aslında Bağcılar’da değil Esenler’de yetiştim.

Esenler Atışalanı’nda oynarken sadece Beşiktaş değil, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Gençlerbirliği ve Bursaspor altyapı sorumluları da beni takip etti. Beşiktaşlı olduğum için hiç düşünmeden siyah beyazlı kulübün yolunu tuttum. Ben Beşiktaş çocuğuyum.

Beşiktaş'ta 5 yıllık sözleşme yapmıştım. Ayrılırken kalan 3 yıllık sözleşmemi sildim. Sadece kaldığım süre içindeki hakkımı talep ettim. Uzun süre oldu. Ödenmedi. Senetler vardı. Her insan gibi ben de borca girdim. Artık dayanamaz hale geldim ve avukatım işlemlere başladı. UEFA’da çok güçlü hukukçularla temasta olan avukatım Beşiktaş’a, UEFA’dan ödenmesi gereken 2 milyon 800 bin TL’ye tedbir koydurdu.

Hakkımı aldım. Başkanımız Fikret Orman da kulübün ihtiyacı olan parayı, benim almamdan rahatsız oldu. Adaletsiz bir iş yapmadım. Tekrar söylüyorum, ben Beşiktaş’ın çocuğuyum.