NTV

"Koşamayanlar için koşmak..."

Spor

İzmir-Karşıyaka otoyolu... Güneşin kavurduğu saatler. Böyle bir havada, yanan asfaltta koşan binlerce insan, tek bir amaç; "koşamayanların yerine koşmak"...

NTV Muhabiri Korhan Varol yazdı
NTV Muhabiri Korhan Varol yazdı

"Wings for Life World Run" yarışları 3 senedir yapılıyor. 34 ülkede aynı anda, binlerce insan aynı amaç için koşuyor.

Koşuya katılmak için 50 lira ödüyorsun.

Peki ne olur 50 liradan?

Tam olarak; "kartopu etkisi".

Binlerce insan kayıt olur. İster elit atlet ol ister veteran, ister 3k koş ister 30k hiç farketmez.

Katılım ücreti çarpı katılımcı sayısı, çarpı katılan ülke sayısı, artı sponsor gelirleri; alın size dev bir sosyal sorumluluk projesi.

Bu para omurilik hastalıklarının tedavi araştırmaları için harcanacak.

Karanlık tünele fener tutulacak...

İzmir Gündoğdu Meydanı...

8 bin bağışcı, koşucu, sporcu, saat tam 14'de koşmaya başlıyor.

Yarım saat sonra da "catcher car-yakalama aracı" aynı noktadan çıkacak ve koşanların arkasından gelmeye başlayacak.

Araca geçilen koşucu yarış dışı kalacak.

Bu yüzden herkesin acelesi var.

Amaç, araca mümkün olduğunca geç yakalanmak.

Koşu müthiş bir coşkuyla başladı. Solumuzda İzmir körfezi, sağımızda binlerce İzmirlinin desteği...

İlk viraj sonunda hoş bir sürpriz; tarihi havagazı fabrikası... Sonrasında Ankara asfaltı... Kilometreler akıp gitmeye başladı...

Yolda tanıdığını görenler, koşarken, daha nefesler daralmamışken yaşanan kısa sohbetler...

Gülen yüzler...

Etkinlik yüzünden Karşıyaka yolunda bir şerit koşuculara ayrıldı. Bu, araçlar için diğer şeritte uzun trafik demekti.

Koşucular trafikteki araçlardan yükselen tepki seslerine alışıktır. Ancak bu kez durum farklı.

Organizasyon böyle anlamlı olunca, aracın içinde, trafikte bekleyenin sabrı da fark ediyor.

Alışık olduğumuz eleştiri sesleri yerini alkışa, destek klaksonlarına bırakıyor.

Bu hoşgörüde 'İzmirlilik payı'nı da yok sayamayız tabii.

Kilometreler geçtikçe koşan kalabalık seyreliyor...

Hatıra amacıyla katılanlar geride kalmaya, düzenli koşan antrenmanlı sporcular da farkı açmaya başlıyor...

Koşunun 50. dakikası... Bayraklı'dan geçip Karşıyaka'ya yaklaşıyoruz...

Yokuşlar nefes zorluyor. Yarışın keyfi yerini yükselen nabıza ve yorgunluğa bırakıyor.

Üzerine bir de arkamızdan hızla yaklaşan yakalama aracının stresini de ekleyiverin.

Neyse ki İzmirlinin desteği hiç kesilmiyor.

Az önce balkondaki teyze "hoş geldiniz" diye bağırdı.

Kenardaki amca torununa bizi gösteriyor, çocuğun küçük elleri alkış tutuyor.

Bu görüntüler de az önce saydığım zor şartlarla başedebilmek için güç veriyor, tıpkı bu sıcakta yüzümüze ara ara vuran, nefes aldıran İzmir İmbatı gibi...

 Bu fotoğraftaki el ele tutuşanlarından ikisi engelsiz, biri engelli sporcu.

Bazı gönüllü koşucular omurilik felçlilerini bu heyecana ortak etme amacıyla tekerlekli sandalyeleri ittirerek koştu.

Tshirtlerinin arkasında "itici güç" yazılıydı.

Yanlış anlaşılmasın. Tekerlekli sandalyedekiler de yarış sırasında sadece oturmuyor.

Örneğin fotoğraftaki omurilik felçli sporcu Nurşen Şen, sandalyesini ittiren arkadaşlarına hep yardım etti.

Sık sık tekerlekleri kendi çevirdi, o yorulunca sandalyenin arkasından ittiren eller devreye girdi.

Yani tam bir ekip işiydi... Bir süre birlikte koştuk.

Onları gören kendi yorgunluğunu unuttu.

Yarış parkurundan, balkonlardan bravo sesleri havada uçuştu...

Bu da Enes.

Yüzündeki gülümseme aslında her şeyi anlatıyor...

Biz koşucular O'nu çok iyi tanırız. Hemen her büyük koşu organizasyonunda, yarış parkurunda rastlaşırız.

Enes Günel eski sporcu. Yıllar önce katıldığı bir snowboard müsabakasında yaşadığı o talihsiz an, geçirdiği o tirajik kaza, O'nu omurilik felçlileri kervanına katmış.

Ancak sporcu ruhu, bu haldeyken bile spordan uzak durmaması için yeterli olmuş. Enes, omurilik felçlilerinin umudu...

Karşıyaka meydanı...

İskele karşısındaki kalabalığın destek alkışları parkuru inletiyor.

"Kafsinkaf" tezahüratıyla Karşıyaka'ya geldiğimizi hatırlatanlar, balkonlardan pencerelerden bağıranlar...

Bu tablo bize bu organizasyonun belki de en doğru şehirde yapıldığını bir kez daha gösteriyor.

Alın size yorulan bacaklara, yükselen nabıza bir destek daha...

Yakalama aracı peşimizden geliyor demiştik; işte göründü...

Yarışa katılanların kaçamayacağı kaderi işte bu araç.

Direksiyonundaysa tanıdık bir isim; Türkiye ralli şampiyonu Yağız Avcı.

O kariyerinin en yavaş sürüşünü yapıyor olsa da bizler son gücümüzle hızımızı artttırmaya, biraz daha yarışta kalmaya çalışıyoruz.

Ama nafile. Fazla sürdüremiyoruz. Co-pilot Bahadır Gücenmez araç tam da yanımızdan geçerken bize gülümsüyor.

Bu, bizim için yarışın bittiği an...

Önümüzdeki sene Wings for Life koşusuna katılacakları bekleyenler kısaca bunlar.

Sporcu, uzun mesafe koşucusu olmanız gerekmiyor bunun bir parçası olmak için.

Kayıt olup yürümeniz dahi yeterli. Önemli olan koşamayanlar için koşmak, onların yüzündeki gülümsemenin bir parçası olmak.

Organizasyon yardım amaçlı olunca düzenleyen firma da işin ruhuna uygun davranıyor.

Kimsenin gözüne 'ben yaptım' diye sokmuyor.

Birbirinden heyecanlı spor aktivitelerinin sponsoru Redbull'un profesyonel ekibi yine mükemmel iş çıkartıyor.

Son teşekkür de farkını yine hissettiren İzmir'e ve İzmirliye gelsin.

Bu organizasyona tekrar ev sahipliği yapmayı çoktan hakettiler...

ETİKETLER