AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz'dan yedek milletvekilliği açıklaması

Anadolu Ajansı

Türkiye
cevdet yılmaz.jpg

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yedek milletvekilliği tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu konunun anayasa tartışmaları çerçevesinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.

MYK'da esas itibariyle Kurban Bayramı'nda yapılan çalışmaların gündeme geldiğini ifade eden Yılmaz, MYK üyelerinin bayramda illerinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiğini, özellikle bayramı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde geçiren MYK üyelerinin bölgeyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunduğunu söyledi.

Yılmaz, FETÖ'ye yönelik parti içindeki çalışmalarla ilgili bir soru üzerine, bu terör örgütünün uzun süredir çeşitli alanlarda yuvalandığını ve kapsamlı bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu belirtti.

FETÖ'nün 15 Temmuz'da Türkiye'yi nerelere getirdiğinin görüldüğünü ifade eden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın liderliğinde ve milletin desteğiyle bu yapının püskürtüldüğünü dile getirdi.

Yılmaz, "Bir daha benzer hadiseler yaşanmaması için kararlı bir şekilde gereğini yapıyoruz. Birtakım kurumsal reformların yanı sıra kurumlar içinde yuvalanmış bu tür örgütlerin uzantılarını da temizliyoruz. Buradan hiçbir kurum, hiçbir yapı elbette azade değil, bütün kurumların kendi içlerine dönüp bu çalışmaları yapmaları lazım" şeklinde konuştu.

AK Parti'nin FETÖ ile ilk defa hesaplaşma durumuna gelen ve yoğun bir şekilde bununla mücadele eden bir siyasi yapı olduğuna dikkati çeken Yılmaz, bu konudaki çalışmaları çok önceden başlattıklarını ifade etti.

Yılmaz, "Özellikle 17-25 Aralık'tan sonra bu örgütün demokrasiyi tahrip etme ve demokratik yönetimleri farklı yöntemlerle alaşağı ederek, ülkeyi farklı bir mecraya sürükleme çabasını gördükten sonra, AK Parti bu mücadelesini zaten başlatmıştı ve önemli oranda da bir mesafe almıştı. Halen hassas bir şekilde bu konularla ilgili her türlü çalışmayı kendi içinde AK Parti yapmaya devam ediyor. Bu konuda en az belki sorunlu olan parti AK Parti'dir. Buna rağmen en fazla hassasiyet gösteren partinin AK Parti olduğunu ben rahatlıkla ifade edebilirim" değerlendirmesinde bulundu.

"MÜCADELE DEVAM EDECEK"

Uzun süredir örgütle mücadele içerisinde olan AK Parti'nin bu mücadelesini devam ettireceğine işaret eden Yılmaz, "Bütün siyasi partilerin benzer bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer siyasi partilerin de AK Parti'nin uzun süredir gösterdiği bu hassasiyeti göstermelerini de elbette bekliyoruz. Siyaset alanı da diğer alanlarda olduğu gibi bu tür yapılara elbette her zaman maruz kalabilir, bunu engellemek için her türlü gayreti sarf ediyoruz, sarf etmeye de devam edeceğiz." diye konuştu.

"TÜRKİYE İYİ BİR İMTİHAN VERİYOR"

Cevdet Yılmaz, anayasa çalışmalarına yönelik takvimin MYK'da gündeme gelip gelmediği ve Başbakan Yıldırım'ın liderlerle ne zaman bir araya geleceğine ilişkin sorular üzerine, 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de siyasi diyalog kanallarının güçlendiğini ve bunun önemli bir kazanım olduğunu anımsattı.

Türkiye'nin iktidarı ve muhalefetiyle bu dönemde güzel bir imtihan verdiğini ve bunun somut çıktılara dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlerle darbe girişimi sonrası bir araya geldiğini, Yenikapı'da da partilerin katılımıyla çok önemli mesajlar verildiğini ve bu atmosfer içerisinde anayasa çalışması başlatıldığını anlattı.

Yılmaz, toplantıda, özellikle bütün partilerin üzerinde mutabık kaldığı öncelikli meselelerin ele alındığını ve yargı konusunun burada en öne çıkan başlık olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Yargı konusundaki yapılanma ve bir daha böyle hadiseler yaşanmaması adına yargıda atılması gereken anayasal ve yasal düzenlemeler ele alındı. Henüz somut olarak bir yazım aşamasına geçilmiş değil. Bu çalışmalar liderlere, parti genel başkanlarına arz edilme durumunda. Ardından genel başkanlar düzeyinde yapılacak istişarelerle, görüşmelerle nihai çıktı elde edilecektir. Bugün MYK'da bunu tartışmadık doğrusu, böyle bir takvim ele alınmadı. Bu, genel başkanların takdirinde olan bir husus artık. Ancak bu yapılan çalışmalar mutlaka değerlendirilecektir ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu pratik bazı adımlar atılacaktır diye düşünüyorum. Bunun yapılması geleceğe dair daha güçlü, daha geniş çerçevede bir anayasa çalışmasına da olumlu anlamda katkıda bulunacaktır."

"DAHA FAZLA UZLAŞMA RUHUNA İHTİYAÇ VAR"

Türkiye'nin daha fazla uzlaşma ruhuna ihtiyacı olduğunu ve anayasal çerçeve başta olmak üzere atılacak adımların son derece önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, "241 şehidimiz var 15 Temmuz'da. Bu şehitlerimizin emanetini bizim yere düşürmememiz gerekiyor. Bu insanlarımız niçin çıktı sokaklara Demokrasimizi, vatanımızı, ülkemizi korumak için çıktılar ve canlarını feda ettiler. Biz siyasetçilere düşen de buna layık olmak ve ülkemizi gelecek nesillere çok daha güzel bir şekilde devretmek. Bunun için siyasi uzlaşmaya ve anayasal değişikliklere, reformlara ihtiyaç var. Bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle inşallah önümüzdeki süreçte daha olumlu gelişmeleri hep birlikte görürüz." ifadelerini kullandı.

"ÖNCELİKLİ KONU TEZKERELER"

Suriye ve Irak tezkerelerinin süresinin 2 Ekim'de dolacağı hatırlatılarak, 1 Ekim'de açılacak Meclis'in takvimine ilişkin bir görüşme olup olmadığına dair soruya da Yılmaz, "1 Ekim'de Meclisimiz açılacak. Bu çerçevede en öncelikli konu tabii ki tezkereler, Irak ve Suriye. Yeni bir şey yok, mevcut tezkerelerimizin yenilenmesi söz konusu. Bu bir prosedür esas itibarıyla. Burada zaten alınmış bir kararın yenilenmesi gündemimizde. Dolayısıyla Meclisimizin çalışma usulleri çerçevesinde 2 Ekim'den önce sonuçlandırılmasını bekliyoruz" cevabını verdi.

YEDEK MİLLETVEKİLLİĞİ AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Parlamentoda belediye meclislerindeki gibi her partinin kendi yedek milletvekili listesi olması faydalı olabilir" önerisinde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu konuda bir çalışma var mı? AK Parti'de genel değerlendirme nedir?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Yılmaz, "Yedek vekillik konusu tabii yerel yönetimlerde var biliyorsunuz. Belediye meclis üyeliklerinde böyle bir müessesemiz var ama Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu söz konusu değil şu anki mevzuatımız itibarıyla. Bazı ülkelerde var bu uygulama, bazılarında yok. Yani burada bütün dünyada ortak bir uygulama yok. Bu, anayasa konusu olan bir hadise. Yani anayasal düzenleme gerektiren bir hadise" ifadesini kullandı.

Anayasa tartışmaları çerçevesinde, partiler arasında bu hususların da müzakere edileceğini belirten Yılmaz, "Geçmişte pratik bazı örneklerden de biliyoruz ki seçildikten kısa süre sonra vefat eden milletvekilleri var. Tabii o milletvekiline oy verenler kendi iradelerinin Mecliste temsil edilmesini elbette arzu ediyorlar. Bazen bir sonraki seçime kadar yeni bir ara seçim gündemde olmadığı için temsil anlamında bir boşluk ortaya çıkıyor. Dolayısıyla biz bu konunun anayasa tartışmaları çerçevesinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

"ADİL ÖKSÜZ'LE İLGİLİ HER TÜRLÜ ÇALIŞMA YAPILIYOR"

FETÖ'nün "hava kuvvetleri imamı" olduğu ileri sürülen Adil Öksüz'e ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bazı iddiaları ile bu konuya yönelik medyada yer alan haberlerin hatırlatılması üzerine Yılmaz, şu açıklamada bulundu:

"O konuyla ilgili doğrusu benim detaylı bir bilgim yok ve takip edemedim tartışmayı. Ama Adil Öksüz'le ilgili her türlü çalışma yapılıyor. Bu şahsa ulaşma konusunda önemli bir konumda olunduğunu çeşitli bilgilerden biliyoruz. Dolayısıyla kurumlarımız ellerinden gelen tüm gayretle bu şahsa ulaşmaya çalışıyorlar. Ulaşıldığı zaman inanıyorum ki çok farklı bazı bilgilere, tespitlere de ulaşma imkanı bulmuş olacağız."

"EN KÜÇÜK BİR TEREDDÜT GÖSTERMEYECEĞİZ"

Yılmaz, "FETÖ soruşturmaları kapsamında yaşanan mağduriyetlerle ilgili Mecliste bir komisyon kurulması yönünde bir düşünce olduğu belirtiliyor. Buna yönelik bir hazırlık var mı " sorusuna, "Bu mağduriyetler hususunda Sayın Cumhurbaşkanımız 'At izi, it izine karışmasın.' dedi biliyorsunuz. Sayın Başbakanımız çeşitli ortamlarda 'Biz kuruyla birlikte yaşın yanmasını hiçbir zaman arzu etmeyiz.' dedi. Dolayısıyla bir taraftan çok kararlı bir şekilde bu mücadeleyi sürdüreceğiz, en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz ama bir taraftan da bir hukuk devleti olarak hiçbir mağduriyet yaşanmaması için de elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz, sarf etmeye devam edeceğiz. En son illerde kriz masaları oluşturulması kararlaştırılmıştı. Yani 'Ben mağdurum, bu yapıyla hiçbir ilgim yok.' diyenler gidecekler, bu kurumsal yapılara başvurularını yapacaklar ve tek tek her birinin durumu yeniden elbette incelenecek" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu mağduriyetlerle ilgili bir komisyon kurulmasına yönelik herhangi bir bilgisi olmadığını belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böyle bir çalışma olduğunu bilmiyorum. Sadece şu var, 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu var biliyorsunuz. Biz de AK Parti olarak buna üye bildirdik. Dolayısıyla bu komisyon böyle bireysel mağduriyetlerle ilgili değil. Ama darbenin, darbe kalkışmasının, bu hain girişimin detaylı bir şekilde incelenmesi ve siyasi anlamda değerlendirilmesi noktasında çalışmalar yapacak. Meclisimizin böyle bir çalışması var. Diğeri Meclisle ilgili değil diye düşünüyorum, idareyle ve yargıyla ilgili hususlar. Dolayısıyla siyasi partilerden ziyade bu işi bakanlıkların ve yargının muhatap olarak ele alıp bireysel bazda çözümlemesi çok daha doğru bir yaklaşım. Hukuk devletine uygun bir yaklaşım."

OHAL UZATILACAK MI?

OHAL uygulamasının uzatılıp uzatılmayacağına yönelik soru üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:

"6 ay ilan edilme imkanı vardı başlangıçta doğrusu ama buna rağmen hükümet 3 ayı tercih etti. Olabildiğince kısa sürede bu sorunları aşma iradesinin bir göstergesi. Ancak ihtiyaç görülürse elbette uzatılabilir. Bunu hükümet değerlendirecektir. İlgili bazı kurumların da görüşleri mutlaka burada alınacaktır. Dolayısıyla milli güvenliğimiz söz konusu. Türkiye çok önemli bir süreçten geçti."

ETİKETLER