NTV

AK Parti MYK sonrası açıklama

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

AK Parti Sözcüsü Ünal, Sezgin Tanrıkulu'nun SİHA açıklaması üzerinden CHP'yi eleştirdi. "Bu Atatürk'ün kurduğu CHP olamaz" diyen Ünal, terörle mücadelenin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

MYK'da, yerel yönetimler başkanlığının bugün düzenlediği toplantının değerlendirilmesinin yapıldığını ve İnsan Hakları Başkanlığı’nın 15 Temmuz darbe girişimi davalarıyla ilgili bir sunumu olduğunu aktaran Mahir Ünal, bu çalışmaların neticesi hakkında da bilgilendirme yapıldığını söyledi.

FETÖ'den yargılananların davalarında, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde hem de uluslararası hukuktan kaynaklanan bazı hususların daha sonraki süreçte engele dönüştürülmesi için bir hazırlık yürütüldüğünü gördüklerini vurgulayan Ünal, "işkence" ve "kötü muamele" iddialarının sistematik olarak kullanıldığını da dile getirdi.

Mahir Ünal, bazı köşe yazarlarının "Söz konusu hukuksuzluğun yurt dışına taşınması sizi neden rahatsız ediyor, bu hukuksuzluğun giderilmesi yönünde sizin bazı çalışmalar yapmanız gerek" gibi fikirlerini köşelerinden ifade ettiklerini aktararak, "Onlara biz açıkça buradan şunu söylüyoruz; Bugün özellikle FETÖ davaları son derece sağlıklı bir şekilde devam etmektedir. Burada asıl maksat, bunlar üzerinden daha sonraki itirazlara genel bir altlık oluşturmayı amaçlamaktır" diye konuştu.

"BU CHP, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN KURDUĞU CHP OLAMAZ"

Bu çerçevede özellikle ana muhalefet partisinin hem FETÖ davaları, hem PKK, PYD ve DAEŞ ile yürütülen mücadeleye ilişkin zaman zaman açıklamalar yaptığına değinen Ünal, yapılan bir kamuoyu araştırmasının da sonuçlarını paylaşmak istediğini söyledi.

Mahir Ünal, söz konusu araştırmada, "FETÖ ile mücadelenin başarılı olduğunu düşünüyor musunuz" sorusuna, "başarılı", "çok başarılı" ve "ne başarılı ne başarısız" cevabını verenlerin oranının yüzde 72, "PKK-PYD ile yürütülen mücadele" ile ilgili soruda bu oranın yüzde 74, "DAEŞ ile yürütülen mücadele"ye yönelik soruda da oranın yüzde 70 olduğunu bildirdi.

Özellikle ana muhalefet partisinin oluşturmak istediği yargılama süreçlerine ve terörle mücadeleye dönük itibarsızlaştırmaya rağmen kamuoyunun meseleleri "başarılı" olarak değerlendirdiğini ifade eden Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Son günlerde silahlı insansız hava araçları üzerinden ana muhalefet partisi bir tartışma başlattı. Maalesef Kemal Kılıçdaroğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, PKK terör örgütünün sivil katliamlarına hiçbir şekilde itiraz etmezken, devletin terörle mücadelesini 'sivillerin öldürülmesi' iftirası üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Yani bugün geldiğimiz noktada özellikle bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinin varoluş-yok oluş mücadelesi verdiği Sakarya Zaferi'nin 96'ncı yıl dönümünde Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir siyasi partinin bugün geldiği duruma baktığımızda, maalesef bu son derece içler acısı. O yüzden biz CHP'yi sıfatlandırırken, isimlendirirken özellikle 'Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si' ifadesini kullanmayı tercih ediyorum çünkü bu CHP, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP olamaz."

Kongre sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mahir Ünal, MYK toplantısında konunun değerlendirildiğini ve kongre sürecinin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini dile getirdi.

Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’nca saha çalışmaları ve ilçe başkanlığı mülakatlarının da sürdüğünü kaydeden Ünal, "İl başkanları görevlendirmeleri, Sayın Genel Başkanımızın mülakatları neticesinde görevlendirmeler devam ediyor. 12 Eylül'de, yani dün belirlenen il başkanlarımız Uşak, Aksaray, Kırşehir, Şırnak, Bayburt il başkanlarımız belirlendi ve kamuoyuyla bildiğiniz gibi paylaşıldı" şeklinde konuştu. 

Kamuoyunda son dönemde sıkça konuşulan bir başka konuya da değinen Mahir Ünal, "Özellikle 17-25 Aralık yargı darbe girişiminin bugün küresel ölçekteki karşılığını yaşıyoruz. Yani 17-25 Aralık'ta yargı üzerinden Türkiye ölçeğinde yapılmak istenen şeyin, bugün yine yargı üzerinden, ABD yargısı üzerinden küresel ölçekte yapılmak istendiğini görüyoruz. Dolayısıyla bazı köşe yazarlarının da adeta 'tehdit eder' gibi, bu Amerika'da devam eden davalar üzerinden Cumhurbaşkanımızın Amerika ziyaretine dönük bazı imalarda bulunması da tabii ki kabul edilebilir bir durum değildir" değerlendirmesinde bulundu. 

"ŞU ANDA BÖYLE BİR GÜNDEMİMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ünal, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın görev süresinin dolacağı hatırlatılarak, "Bu konuda AK Parti nasıl bir yol izleyecek? Buna ilişkin Sayın Kahraman'ın göreve devam etmesi söz konusu mu? Yeni bir aday belirlenmesi gündemde mi? Bazı haberlere eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da Meclis Başkanı adayı olabileceğine ilişkin bazı bilgiler yansıdı. Grup yönetiminde değişiklik söz konusu mu?" şeklindeki soru üzerine, bunların şu an için gündemlerinde olan konular olmadığını söyledi.

Mahir Ünal, "Günü, vakti geldiğinde hem AK Parti Grup ile ilgili, hem komisyon başkanlıklarıyla ilgili hem de Meclis Başkanlığı seçimiyle ilgili AK Parti'nin kurulları gerekli değerlendirmeleri yapacak ve kamuoyuyla paylaşacaktır ama şu anda herhangi bir şekilde böyle bir gündemimiz söz konusu değil" dedi. 

TBMM Başkanı Kahraman'ın iç tüzük değişikliğiyle ilgili 160 maddelik bir değişiklik önerisinin gruplara sunulacağına yönelik açıklaması da hatırlatılarak, "Gruplara geldi mi? Bu çalışma Meclis Başkanlığı tarafından yapılmış bir çalışma mı yoksa partiler de katıldı mı? Nasıl bir değişiklik olacak?" diye sorulması üzerine Ünal, şunları söyledi:

"Bu daha önce yapılmış bir çalışma, yani iç tüzük adaptasyonu için 26 maddelik bir hazırlık olduğunu biliyoruz. Daha öncesinde de 4 siyasi partinin katılımıyla hatırlarsanız 160 maddelik bir iç tüzük çalışması olmuştu. Şimdi Meclis Başkanlığımız bütün bu çalışmaları partilerin tasvibine sunacak. Bu konuda söz sahibi olan gruplar ve gruplar da yani Meclis parti grupları da kendi tekliflerini bildiğim kadarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunacaklar ve bunun sonucunda diğer grupların da mutabakatı aranarak, yeni bir iç tüzük çalışması gerçekleşecek."

ETİKETLER