NTV

Bahçeli: Türkiye'nin açıklamasını ciddiye alan yok

Anadolu Ajansı

Türkiye

MHP lideri Bahçeli, ABD ve Rus askerlerinin Suriye'de PYD armasıyla görüntülenmesine "Türkiye'nin, PYD’nin Menbiç'ten çekilmemesi halinde vururuz açıklamasını ciddiye ve dikkate alan yoktur" sözleriyle tepki gösterdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’li askerlerin ardından Rus askerleri de PYD-YPG armalarıyla poz vermektedir. Bu, bir defa milletimize meydan okumaktır. Türkiye'nin, PYD’nin Menbiç'ten çekilmemesi halinde vururuz açıklamasını ciddiye ve dikkate alan yoktur. Sınırlarımızın hemen dibindeki Afrin, Cezire, Ayn el-Arab, yani Kobani’de PYD sözde federal yönetim ilan etmiştir" dedi.

Bahçeli, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sürecinde partisince Bursa'da Gökdere Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 23 gün sonra yapılacak tarihi nitelikli 16 Nisan anayasa referandumunun barışa, huzura, dirilişe, milli birlik ve beraberliğin güçlenmesine vesile olması temennisinde bulundu.

16 Nisan’da 18 maddelik anayasa değişikliğinin oylanacağını ve bunu bizzat millet iradesinin yapacağını belirten Devlet Bahçeli, milletin, geleceği hakkında bir karar vereceğini anlattı.

Bahçeli, milletin gelecek nesillere güvenli ve güçlü bir Türkiye bırakmak için sorumluluk üstleneceğini vurgulayarak, "Bugüne kadar, 1982 Anayasası'nın 100’ü aşkın maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bugüne kadar da tam 6 kez referandum gerçekleştirilmiştir. Bir yenisi daha önümüzdedir. Türkiye'nin tıkanan hükümet etme sistemi 16 Nisan'da açılmalıdır. Türk milletinin içine çekildiği fiili çıkmaz ve çarpıklık 16 Nisan’da tasfiye edilmelidir" diye konuştu.

"TÜRKİYE MEVCUT ŞARTLARDA AYAKTA KALAMAZ"

Türkiye'nin mevcut hal ve şartlarda daha fazla mesafe alamayacağını, alsa bile ayakta kalamayacağını, istikrar ve istiklalinin kalıcı olamayacağını kaydeden Bahçeli, "İçinde bulunduğumuz geniş coğrafyaya bakınız. Komşu ülkelerin ağrılı, sancılı, kanlı tükenişine dikkat ediniz. Etrafımız husumet çemberidir. Küresel komplo faal ve acımasızdır. Vahşi operasyonlar Türk-İslam alemini kavramış, üzerine kapaklanmıştır. Suriye felakete düşmüş, günden güne erimektedir. Terör örgütleri Suriye’ye iyice konuşlanmıştır. Türkiye'nin milli bekasını tehdit eden risk ve olumsuzluklarda tehlikeli artış ve tırmanışlar yaşanmaktadır." ifadelerini kullandı.

ABD VE RUSYA'YA TEPKİ

"Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında El Bab'taki kahramanca mücadelemizi çekemeyenler yeni oyunlar peşindedir" değerlendirmesinde bulunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

"ABD’li askerlerin ardından Rus askerleri de PYD-YPG armalarıyla poz vermektedir. Bu, bir defa milletimize meydan okumaktır. Türkiye'nin, PYD’nin Menbiç'ten çekilmemesi halinde vururuz açıklamasını ciddiye ve dikkate alan yoktur. Sınırlarımızın hemen dibindeki Afrin, Cezire, Ayn el-Arab, yani Kobani’de PYD, sözde federal yönetim ilan etmiştir. Rusya, Suriye topraklarında özerk ve federal yönetim kurulmasından bahsetmektedir. 20 Mart günü, yabancı bir haber ajansı Rusya'nın Afrin'de üs kuracağını duyurmuştur. Rusya ise üs değil, Ateşkes İzleme Merkezi olacağını açıklamıştır. Ne var ki gerçekler Rusya'nın iddia ettiğinin tam tersidir. Rusya’nın Afrin'e zırhlı araçlarla askeri birlik yığdığı görüntülenmiş ve suçüstü basılanlar belgelenmiştir. PYD-PKK ofisleri Moskova'dadır. Rusya, Esad, PYD-YPG ittifak halindedir. ABD ise bu koalisyona örtülü destek vermektedir. Suriye'nin bölünmesi konusunda derin ve tesirli bir işbirliği devrededir. Bu durum, Türkiye için bir beka ve güvenlik sorunudur."

Bahçeli, DAEŞ'le mücadele örtüsü altında ülkenin etrafındaki kuşatmanın daraldığına işaret ederek, Türkiye'nin, 24 Ağustos 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı'nda başarısız olması halinde vatan topraklarının direkt tehlikeye gireceğini bildirdi.

Bu durumda Güneydoğu ve Doğu Anadolu'nun ateşe atılmış olacağını savunan Bahçeli, "Karşımızdaki jeopolitik buhranın telafisi mümkün olmazsa toprak ve insan kaybımız kaçınılmaz hale gelecektir. Biz Fırat Kalkanı Harekatı'nda sonuna kadar gidilmesini bu nedenle hep istedik, sürekli gündemde tuttuk. Kahraman Mehmetçiğin başarısı için dua ve desteğimizi hiç esirgemedik. Devletimizin ve hükümetin arkasında durduk, çünkü 'Konu Türkiye'dir' dedik. Çünkü konu vatan ve milletin selametidir, kararlılığında olduk" dedi.

"GİDECEK YERİMİZ YOK"

Ağırlaşan sorunların sadece Suriye olmadığını belirten Bahçeli, Irak'ta da Türkiye'nin güvenliğini tehlikeye atacak gelişmeler yaşandığını aktardı.

Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bu ülkenin toprak bütünlüğü aşındırılmakta, tartışılmaktadır. Kerkük'ün demografik yapısıyla oynanmaktadır. Türkmenlerin hak ve tarihsel çıkarları zedelenmektedir. Sözde Kürdistan bayrakları şerefsizce asılmaktadır. Kerkük Valisi'nin provokasyonları, Barzani'nin tertip ve tuzakları soydaşlarımızın varlığına kastetmektedir. PKK Kandil’den sonra Sincar'a yerleşmiştir. Bundan dolayı milli güvenliğimiz doğrudan hedeftir. Bu karanlık tablo karşısında bekamızın derdine düşmek zorundayız. Türkiye'yi savunmak durumundayız. El ele vermek, omuz omuza duruş göstermek mecburiyetindeyiz. Gidecek yerimiz yoktur, sığınacak bir başka yurdumuz yoktur. Bu kutlu vatan topraklarında yaşamak dışında ikinci bir seçeneğimiz asla bulunmayacaktır.''

"AVRUPA 16 NİSAN'DAN RAHATSIZ"

Tüm dünyanın gözünün Türkiye'de olduğuna ve karanlık hesaplar yapıldığına vurgu yapan Bahçeli, "Avrupa ülkeleri 16 Nisan referandumundan rahatsızdır. Norveç, geçtiğimiz günlerde beş FETÖ'cünün sığınma talebini kabul etmiş, yani teröristlere kucak açmıştır. Milletimizin kaderine sahip çıkacak olması Hollanda'sından Almanya’sına kadar birçok ülkeyi korkutmaktadır. PKK'nın, FETÖ'nün 16 Nisan'da 'Hayır' diyecek olması, efendilerinin buyruk ve beklentisidir. Ancak çabalar boşunadır, tezgahlar nafiledir.'' diye konuştu.

"TÜRK MİLLETİ OYUNU BOZACAK"

Türk milletinin 16 Nisan'da oyunu bozacağını bildiren Bahçeli, şunları söyledi:

''Hollanda ve Almanya Türkiye Cumhuriyeti'nin bakan ve milletvekillerine her türlü zorluğu çıkarıp, ifade ve düşünce özgürlüğünü baltalarken, teröristlerle düşüp kalkacak kadar ilkeldir. Berlin'de Türk düşmanlığının rezil gösterileri karnaval şeklinde yapılmakta, Türkiye küstahça aşağılanmaktadır. Devletimizi yönetenler hakaretlere uğramaktadır. PKK'lılar Almanya ve Hollanda sokaklarında cirit atmaktadır. Berlin'de, Frankfurt'ta insan haklarından, Amsterdam ve Lahey'de insanlık değerlerinden bahsedenlerin gerçek yüz ve hüviyetleri Suriye'de, Irak'ta deşifre olmaktadır. Avrupa'da masum kisvesine bürünenler, Ortadoğu'da asıl kimlikleri olan zalimliğe dönüş yapmaktadır. Çifte standart Avrupa'ya hakimdir. İkiyüzlülük Avrupa'nın tarihi mirasıdır. Bilinsin ki, Türkiye zulme baş eğmez, ön iliklemez, taviz vermez. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti Haçlı kalıntılarına asla eyvallah etmez. Hiç kimse, hiçbir güç Türk milletinin zilleti sineye çekeceğini düşünmemelidir.''

"MÜTTEFİKLİK HUKUKUNA AYKIRI"

ABD'nin aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 8 ülkeden yapılacak direkt uçuşlara elektronik cihaz yasağı getirdiğini hatırlatan Bahçeli, 22 Mart'ta menfur terör saldırısıyla sallanan İngiltere'nin de Türkiye'den yapılacak uçuşlara ambargo koyma hevesinde bulunduğunu kaydetti.

İngiltere'nin bu karara gerekçe olarak da "Güçlü terör tehditlerinin ticari uçaklara sızabileceği"ni gösterdiğini aktaran Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin uluslararası güvenlik kurallarına uyması önemsenmemiştir. Türkiye'nin itibar ve saygınlığına gölge düşürme teşebbüsü demek olan ABD'nin siyasi kararı artniyetlidir, müttefiklik hukukuna aykırıdır. ABD terörizme verdiği desteği ne çabuk unutmuştur? ABD, dökülmesinde bir numaralı sorumlu ve suçlu olduğu Müslüman kanlarını nasıl telafi edecektir? PKK'ya verilen silah ve mühimmatları nereye koyacağız, nasıl izah edecekler? ABD’ye diyorum ki Türk uçaklarını bırak da kol kola girdiğin, emel ve hedef birlikteliği yaptığın PYD-YPG’ye bak, onların caniliklerine kafayı tak. Madem ABD bu kadar hassastı da FETÖ'nün elebaşı olan haini ülkemize neden iade etmekten sakınmaktadır? Teröristbaşı Pensilvanya'dadır, ABD yönetiminin burnunun dibinde, himayesi altındadır. Bu alçak teröristin çetesi 15 Temmuz’da Türkiye'yi işgale kalkışmadı mı? 248 kardeşimizi şehit edip, 2 bin 193 kardeşimizi de yaralamadı mı? ABD bunu neden görmez, niye kabullenmez? Alman istihbarat başkanının '15 Temmuz'un arkasında FETÖ olduğuna yönelik güçlü delil yok' demesi küresel çapta bir tezgahın varlığına işarettir. 15 Temmuz’da FETÖ parmağını ABD görmek, Almanya anlamak istemiyorsa, o halde işgal girişiminin kurmay ve kumanda merkezinde kimler, hangi ülkeler vardır? ABD ve Almanya'nın bu soruya dair bir itiraf ve gecikmiş açıklaması olacak mıdır? Nitekim yedi düvel tekrar karşımıza dikilmiştir. Türkiye’nin yıkımını bekleyenler hazır kıta halindedir. Ama bunlar çok bekleyecektir. Allah'ın izniyle Türkiye'yi geçemeyecekler, Bursa'yı teslim alamayacaklardır. Türk milleti tek yürektir, alayını göğüsleyecek kudrete haizdir.''

ETİKETLER