NTV

Başbakan Binali Yıldırım Malta'da konuştu

Anadolu Ajansı

Türkiye

Başbakan Yıldırım, "Dünyanın en geniş ortasından demiryolu geçen asma köprüsünü boğaza inşa ettik, dünyanın deniz altından en derinden geçen tren yolunu MARMARAY’ı tamamladık ve geçtiğimiz aylarda Avrasya Tüneli’ni açtık. Bu tünel birinciliği aldı. Bu tecrübeleri paylaşmakta fayda var. Dünyanın en büyük havaalanını yapıyoruz" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Malta Ticaret Borsası'nda düzenlenen Malta-Türkiye İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, Malta'daki resmi temaslarının sonuna yaklaşırken iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Başbakan Yıldırım, kendisinden önce Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği hakkında konuşan Malta Başbakanı Joseph Muscat'ın sözlerine atıfta bulunarak, İngiltere Başbakanı Therasa May ile düzenledikleri ortak basın toplantısında May ve kendisine sorulan soruyu hatırlattı.

Bir gazetecinin "Sayın May siz AB’den çıkma kararı veren bir başbakan, Sayın Yıldırım siz de AB’ye girmek isteyen bir ülkenin başbakanısınız" şeklinde soru sorduğunu anımsatan Yıldırım, “Benim cevabım çok basitti. 'Giren pişman, çıkan pişman' dedim. Dolayısıyla bu AB böyle bir şey. Allah sonumuzu hayretsin." diye konuştu.

Yıldırım, diplomatik ilişkilerin 50. yılında Malta'da bulunduklarını, Türkiye'den başbakan düzeyinde ilk ziyaret olması dolayısıyla ziyaretin hatırlanacak bir özelliğinin olduğunu söyledi.

Malta'ya güçlü bir ekiple geldiklerini, ülkenin nüfusunu birden artırdıklarını ifade eden Yıldırım, iki ülkenin birbirine benzeyen çok sayıda ortak özelliğinin olduğunu, Akdeniz’in güzelliklerini paylaştıklarını belirtti.

Bu nedenle birçok konuda çok daha kolay anlaştıklarına dikkati çeken Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

“Malta dünyada büyük kriz olmasına rağmen, AB’de büyüme neredeyse yok olmasına rağmen her yıl büyümesini kararlılıkla sürdüren ender AB ülkelerinden biri. Böyle bir başarıyı elde ettikleri için Sayın Muscat ve ekibini tebrik ediyorum. Türkiye olarak ilişkileri çok geliştirmek istiyoruz. Son 2 yılda ticaret hacmimizde ciddi bir azalma var. Bu tabii küresel ekonomik krizle ilgili geçici bir durum. Bunu süratle telafi edecek elimizde imkanların olduğunu düşünüyorum. Özellikle birkaç alanda Türkiye ile Malta arasında çok ciddi iş birliği geliştirilebilir. İlişkiler ekonomi alanında ve diğer alanlarda hızla büyüyebilir. Örneğin karşılıklı yatırımlar. Bugün itibariyle 500’den fazla Türk yatırımcı 1,3 milyar dolarlık yatırım hacmiyle iş yapıyorlar. Bankalarımız 90’lı yıllardan bu yana faaliyette. Malta ile çok daha önemli projeleri gerçekleştirebiliriz."

Yıldırım, liman işletmeciliğinde sadece Türkiye’de değil dünyada da yeri olan Yıldırım Grup ve Global Şirketlerinin Malta’da güzel işler yaptığını dile getirdi.

Diğer yatırımcıların da farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini anlatan Yıldırım, Malta ile iş yapan iş adamlarından bugüne kadar bir şikayet işitmediğini, iş adamlarının karşılıklı iş yapma konusunda daha fazla gayret göstermeleri gerektiğini kaydetti.

Yıldırım, seçim bölgesi İzmir ile Malta ilişkilerinin geçmiş bir hikayesinin olduğunu, Malta’dan İzmir’e yerleşenlerin ve hayatlarını burada sürdürenlerin olduğunu, bu kişilerin ilişkilere önemli katkı sağladığını vurguladı.

Türkiye son 15 yıl içinde ciddi bir ekonomik ilerleme kaydettiğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

“2016 sonuna geldiğimizde Türkiye’nin milli geliri 3 kat arttı. Milli gelir 230 milyar dolardan 830 milyar dolar seviyesine çıktı. Kişi başı gelir satınalma paritesine göre 11 bin dolar seviyesine geldi. Türkiye altyapı, eğitim ve sağlıkta çok büyük ilerleme kaydetti. Küresel kriz dünyada tüm hızıyla devam ederken Türkiye olarak dünyanın en büyük projelerini gerçekleştirdik. Dünyanın en geniş ortasından demiryolu geçen asma köprüsünü boğaza inşa ettik, dünyanın deniz altından en derinden geçen tren yolunu MARMARAY’ı tamamladık ve geçtiğimiz aylarda Avrasya Tüneli’ni açtık. Bu tünel birinciliği aldı. Malta’nın ana ada ile diğer ada Gozo’yu birleştirme niyeti var. Bizim Avrasya Tüneli’ne benzer bir tüneli müştereken yapabiliriz. Hızımızı alamazsak da Türkiye’ye kadar devam edebiliriz. Bu tecrübeleri paylaşmakta fayda var. Dünyanın en büyük havaalanını yapıyoruz."

Yıldırım, son 15 yıl içinde toplam 50 milyar doları bulan projeleri yap islet devret modeliyle gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

Yıldırım, Malta Ticaret Borsası'nda düzenlenen Malta-Türkiye İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de sağlık alanında son 15 yılda büyük bir dönüşüm gerçekleştirildiğini söyledi. 

Bunun birçok ülkeye model olduğunu ifade eden Yıldırım, bu başarının içeride sağlık hizmetinin herkese sağlanmasının yanında dışarıdan da sağlık turizminin başlamasına temel teşkil ettiğini dile getirdi.

Sağlıkta yeni bir konsepte ve anlayışa geçtiklerini de anlatan Yıldırım, 30 büyük ilde şehir hastaneleri yaptıklarını, bunların ikisinin tamamlandığını, bu yıl içerisinde de sekizinin bitirilmiş olacağını aktardı.

Bu hastanelerin genel bütçeden değil "yap-kirala-devret" modeliyle yapıldığına işaret eden Yıldırım, hastanelerin büyüklüğüne ilişkin detayları paylaştı.

Başbakan Yıldırım, Kıbrıs'a borularla su götürüldüğünü de anımsatarak, "Bu da büyük ve ilk projelerden bir tanesi. Kısacası tabii ki ihtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı. Bu sınırsız ihtiyaçları, sınırlı kaynaklarla görebilmek kolay değil. Genel bütçe imkanları her zaman yeterli olmuyor. Bu yüzden de geliştirdiğimiz yap-işlet-devret modelleri sayesinde Türkiye'nin yıllardır hep ertelemekte olduğu büyük projeleri birer birer hayata geçirdik. Bu tecrübelerin hepsini paylaşabiliriz. Birlikte iş yapabiliriz." diye konuştu. 

"DÜNYADA TERÖR TEHDİDİNDEN KORUNAN HİÇBİR YER YOK"

Turizm alanında iki ülke arasındaki ilişkilerin çok daha hızlı gelişeceğine emin olduğunu ifade eden Yıldırım, "Maalesef zaman zaman ülkeler bir güvenlik ve terör sınıflaması yaparak, turizmin belirli yerlerden, ülkelerden başka yerlere kaymasını sağlamaya çalışıyorlar. Ben şunu açıkça söyleyim. Malta Valletta ne kadar güvenliyse İstanbul da o kadar güvenli. Dünyada terör tehdidinden korunan hiçbir yer yok. Bunu yaşayarak gördük. Onun için terörü ortak tehdit olarak almalı ve birlikte mücadele etmeliyiz." şeklinde konuştu.

"Terör- turizm" söylemlerinde akıllara, "Rekabeti bozacak bir takım manipülasyonlar var mı, yok mu?" sorusunun geldiğini ifade eden Yıldırım, Türkiye'nin bu konuda tedbirleri olduğunu söyledi. 

Yıldırım, en son İngiltere ile havaalanı güvenliği ile ilgili anlaşma yapıldığını, şimdi diğer ülkelerle de bu anlaşmaların sağlanacağını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Türkiye'ye 2002'de 13 milyon turist gelirken, 2015'in sonunda 40 milyona yaklaştı. Turizmle ilgili gelirlerimiz 40 milyar dolara ulaşmıştı. Son 1,5 yıl içerisinde biraz düşme var. Bunun sebebi de belli. Tabii Türkiye etrafında savaş var, istikrarsızlık var, mülteci akını var. Dolayısıyla bunlar kısmen burada yavaşlamaya sebep oldu ama bu sene tekrar toparladı."

Yıldırım, gerçekleştirdiği ziyaretin, Türkiye ile Malta arasındaki turizm faaliyetlerinin artmasını sağlayacağını vurgulayarak, "Şimdiden düşünün, bu kadar Türk'ü nerede misafir edeceksiniz?" dedi.

Malta'nın Türkiye için eğitim alanında, özellikle dil öğrenimi konusunda büyük potansiyel barındırdığına dikkati çeken Yıldırım, "Bunu, bir bakanlık politikası, bir eğitim politikası haline getirmek suretiyle, buradaki potansiyeli de gerçekleştirebiliriz." dedi.

Yıldırım, iki ülke arasında öğrencilerin karşılıklı olarak dil eğitimi alabileceğini ifade ederek, "Böylece Avrupa Birliği'ne girmeden önce, bu lisan mevzusunu da halletmiş olacağız. Nasıl olsa daha çok vaktimiz var, acelemiz yok." değerlendirmesini yaptı. 

"AVRUPA BİRLİĞİ İLE YÜK PAYLAŞMAK İÇİN GİRMEK İSTİYORUZ"

Bu süreçte hayatın devam ettiğine, ilişkileri geliştirmenin, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmanın önemine değinen Yıldırım, "Avrupa Birliği'nin esasen yaşadığımız şartlar altında gelecek vizyonunu gözden geçirmesi gerekiyor. İngiltere neden çıkmaya çalışıyor, başka ülkelerde Avrupa Birliği ile ilgili ne gibi bakış açıları var? Bunları sağlıklı değerlendirmek ve Türkiye ile ilgili ilişkileri de buna göre yeniden ele almak lazım. Biz Avrupa Birliği'ne yük olmak için değil, Avrupa Birliği ile yük paylaşmak için girmek istiyoruz." şeklinde konuştu.

Malta'ya "Gümrük Birliği'nin güncellenmesi" konusunda dönem başkanlığında, Türkiye'ye vereceği destek için şimdiden teşekkür ettiğini dile getiren Yıldırım, "Eğer mümkün olursa biz yeni iki fasıl da sizin başkanlık dönemizde açmayı arzu ediyoruz. Bu konuyu da sizlerle paylaştık. Ayrıca tabii Malta başından beri hiçbir şart olmadan Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi yönünde hep kararlı duruşunu ortaya koymuştur. Bunun için teşekkür ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

Yıldırım, Türkiye'nin Suriye'de, Irak'ta ve diğer yakın çevrede yaşanan istikrarsızlıklar, iç savaşlar nedeniyle ciddi bir göç baskısı altında olduğunu da vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bugüne kadar, halen de 3 milyonun üzerinde mülteciyi biz ağırlıyoruz, onlara ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye'nin katlandığı bu fedakarlığı, Avrupa Birliği'nin daha iyi değerlendirmesini ve bu konudaki yük paylaşımına biraz daha fazla gayret göstermesini de dolayısıyla bekliyoruz. Söylenenler güzel ama her zaman olduğu gibi Avrupa Birliği'nde söylemden eyleme geçiş, o kadar hızlı olmuyor. Sizin de bu konuda Avrupalı dostlarınıza söyleyeceğiniz güzel şeyler olabilir diye düşünüyorum."

Yıldırım, Türkiye-Malta ilişkilerinin ilerleyen süreçte çok daha hızlı ilerleyeceğine ve her iki ülke halklarının bundan istifade etme imkanı bulacağına duyduğu inancı vurgulayarak, Maltalı iş adamlarına gösterdikleri ilgi ve ev sahipliklerinden dolayı teşekkür etti.

ETİKETLER