NTV

Başbakan Yıldırım: Ey Kılıçdaroğlu aklını başına al

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

Gümüşhane mitinginde CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Başbakan Yıldırım, "Ey Kılıçdaroğlu, aklını başına al. Diyor ki 'Gençler tezahürat yapsın, bayrak açsın, siyasete karışmasın.' Hadi oradan" ifadelerini kullandı. Yıldırım, Bayburt mitinginde ise CHP'li Baykal'ın anayasa değişikliği için yaptığı ''Böyle bir yetkiyi peygambere versen peygamberi bozarsın'' açıklamasına tepki gösterdi: ''Hazreti Peygamberimizi ağzınıza almayın, saygısızlığı bırakın.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması kapsamında, partisince Gümüşhane Atatürk Caddesi ile Bayburt Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen mitinglerde halka hitap etti.

Gümüşhane'de miting alanındaki vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Başbakan Yıldırım, Gümüşhanelilere, "16 Nisan yaklaşıyor, demokrasi zaferi için var mısınız? Türkiye'nin aydınlık yarınlarına hazır mıyız Büyük Türkiye için 16 Nisan'da ne diyoruz?" sorularını yöneltti. Vatandaşlardan "Evet" karşılığını alan Yıldırım, "Maşallah, Gümüşhane işi bitirmiş" karşılığını verdi.

Gümüşhane'de muhteşem bir coşkunun ve kalabalığın olduğunu belirten Yıldırım, bu coşkunun kendilerine yol gösterdiğini, güç verdiğini, gelecek için bir ışığın Gümüşhane'den dalga dalga bütün Türkiye'ye yayıldığını belirtti.

"Tarih üstünden biraz geçince mazi oluyor" diyen Yıldırım, 1999-2002'nin siyaset için karanlık yıllar olduğunu, 2002'den bugüne ak günlerin, aydınlığın yaşandığını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını vatandaşlara ileterek, "Yola çıktığımızda amacımız belliydi. Daha kalkınmış, daha zengin, demokrasisi gelişmiş bir Türkiye. Allah'a şükür geçen 15 yıl içinde bunları gerçekleştirdik. Göreve geldiğimizde baktık ki bizden önceki dönemlerde Türkiye çok büyük borcun altına sokulmuş, tam 2002'den bugüne kadar 192 milyar borç ödedik. Geçmiş dönemlerin borcunu ödedik" diye konuştu.

Yavuz Sultan Selim'in "Borç almaya alışan, emir almaya da alışır" dediğini anımsatan Yıldırım, Türkiye'yi hesap veren değil, denetleyen, daha itibarlı bir ülke haline getirmek için IMF'ye yol verdiklerini bildirdi.

''DAĞIN KARNINDAN GEÇİYOR"

"Değerli Gümüşhaneliler, siz tabela projesi nedir bilir misiniz?" diye soran Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu dağın tepesinden geçen bin 700 metrelik Zigana Tüneli'ni hatırlayın. Temeli 1975'te atılmış. 80 bir şey yok, 82 yok, 85 yok, 89 yılında tam 14 yılda bitmiş ama biz bugün Zigana tünelinin temelini attık. Öyle dağın boynundan değil, dağın karnından geçiyor 15 kilometre. Bu tünel bitince ne olacak biliyor musunuz Gümüşhane'den Trabzon Havalimanı'na 40 dakikada gideceksiniz. Ne zaman bitecek Temel attık, tarihi de verdik, aklınızın bir köşesine yazın 29 Ekim 2019'da. Zigana Tüneli 30 kilometreyi 4 yılda bitiriyoruz. Bin 700 metreyi 14 yılda bitiremeyen bir Türkiye'den, 30 kilometre tüneli 4 yıla sığdıran bir Türkiye var artık. Bu sizin, AK Parti iktidarı sayesinde. Eski dönemlerde proje yapmak isteyenler arazinin önüne bir tabela koyar, çeker giderdi. İş deseniz yok, icraat deseniz yok, yatırım deseniz hiç yok. Biz AK Parti olarak bu tabelacılığı bitirdik. Tabela projeciliğini tedavülden kaldırdık. Yerine büyük projeleri getirdik. Yavuz Sultan Selim, Osmangazi Köprüsü'nü yaptık, hızlı treni yaptık, dünyanın en büyük havalimanını yapıyoruz. 'İmkansız' denen Marmaray'ı yaptık, denizin altından tünelleri geçirdik, yetmedi yanına bir de arabaların geçeceği Avrasya Tüneli'ni yaptık."

Yıldırım, istikrarın, güçlü iktidarın farkının bu olduğunu belirterek, "Güçlü iktidar demek daha çok hizmet, daha çok proje demek, darbecilere de darbeyi indirmek demektir" dedi.

"AYDINLIĞA GİDEN TÜNEL"

Türkiye'yi yüksek hızlı trenle tanıştırdıklarını, şehir hastaneleri yaptıklarını hatırlatan Yıldırım, SSK, ilaç, hastane kuyruğu denildiğinde akla CHP'nin geldiğini kaydetti.

Şehir hastaneleri denilince de akla AK Parti'nin geleceğini ifade eden Yıldırım, aile hekimliği uygulamasını gerçekleştirdiklerini, yeni üniversiteler, havalimanları kazandırdıklarını anlattı. Yıldırım, "Bunları yaparken bir yandan da şeytan taşlamayı da ihmal etmedik. Ha babam önümüze çıktılar, engeller koydular. Engelleri aşa aşa geldik" diye konuştu.

Yol boyunca yapılan tünelleri anımsatan Yıldırım, "Tünele gir, çık bir daha tünele gir ama karanlık tünel değil, ucunda ışık olan tünel var, aydınlığa giden tünel var. Bunlar Türkiye'yi çıkmaz tünele sokmak istiyorlar. İşte bunların yolu bu" değerlendirmesinde bulundu.

Gümüşhane çevre yolunun 8 kilometresinin tünel olduğunu belirten Yıldırım, "Millet sevgisi olursa kalbinde dağları da delersin, vadileri de aşarsın, milletle kucaklaşırsın" diye konuştu.

Dev eserlerin altına milletten aldıkları güçle imza attıklarını ancak muhalefetin hep "Hayır" dediğini, şimdi tekrar "Hayır"cıların piyasada olduğunu ifade eden Yıldırım, "Türkiye ne zaman ayağa kalksa aynı çevreler hep 'Hayır' diyerek, memleketin geleceğini karartıyor. Kılıçdaroğlu ne diyor, '18 yaşında genç biri milletvekili olur mu canım ' Niye olmaz 18, git oy kullan, ehliyet al, askere git, evlen ama milletvekili, belediye başkanı, Meclis üyesi olacaksın, '18 daha küçüksün, hadi 19 yine küçüksün, 20 olmaz, 21 daha vaktin var, 22 yine yok, 23 yine yok, 24 yine yok.' Ta 25'i bitirene kadar. Olur mu ya Gençleri görmüyor musun?" dedi.

''HADİ ORADAN''

18-25 yaş arasında 9 milyon genç bulunduğunu anlatan Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ey Kılıçdaroğlu, aklını başını al. Bugün gençlerin gücü senin bu direncini yerle bir eder. Gençlerine güvenmeyen geleceğine güvenemez. Fatih Sultan Mehmet bir çağı kapatıp bir çağı açarken, gemileri karadan yürütürken, sadece 21 yaşındaydı. Ey Kılıçdaroğlu, aklını başına al. Ecdat 18-19 yaşında 'Çanakkale geçilmez' dedi, yedi düvele destan yazdı. 15 Temmuz alçak darbe girişiminde şehirleri, meydanları dolduran gençlerdi. Gençler, göğüslerini siper etti. Bu alçaklara darbeyi vurdu. Sen bu gençleri ne zannediyorsun Diyor ki 'Gençler tezahürat yapsın, bayrak açsın, siyasete karışmasın.' Hadi oradan. Bu gençlik, sadece bayrak açmaz. Ay yıldızlı sancağı da taşır. Büyük, aydınlık Türkiye'nin sancağı sizin ellerinizde yükselecek gençler."

Yıldırım, sorunları torunlara bırakmamak için var güçleriyle 15 yıldır çalıştıklarına işaret ederek, şu anki anayasanın darbe anayasası olduğunu kaydetti.

"BELİRSİZLİK DÖNEMLERİNİN ANAYASASI"

Anayasanın 1982 model olduğunu, içinde vesayet ve darbe kalıntıları bulunduğunu, yamalı bohçaya dönüştüğünü ifade eden Yıldırım, "Türkiye büyümüş, 2002'de yerle bir olan Türkiye üç kat büyümüş. Bir Türkiye üç Türkiye olmuş. Bu eski model anayasa ile Türkiye bundan sonra yol alabilir mi Bu anayasa koalisyonların, ekonomik krizlerin, belirsizlik dönemlerinin anayasası, bu anayasa iki başlı yönetimin anayasası" diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile eski Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşananları hatırlatarak, şunları söyledi:

"Ecevit herkesi dolaştı. Bunu mahkemeden aldı, cumhurbaşkanı yaptı, en önce kendisi kavga etti. Anayasa kitabını fırlattı, o da ona hakaret etti, Türkiye'ye bedeli 192 milyar dolar oldu. Peki 192 milyar dolar eğer o krizden borçlara gitmeseydi ne olurdu Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi tam 300 tane köprü yapılırdı. Trabzon'dan Erzincan'a kadar hızlı tren tamamen tünellerden geçerek yapılırdı, oradan da Sivas'a kadar devam ederdi. Geriye kalanı da bir Gümüşhane daha yapılırdı. Kızım dediği Tansu Çiller'le Süleyman Demirel'i hatırlayın. Hükümet kurma görevi bile vermedi. Bütün bu tartışmalar sonucu ne oldu Memleket, millet zarar gördü, bankalar battı, borsa çöktü, döviz aldı başını gitti, faizler yükseldi, vatandaş fakirleşti. Kılıçdaroğlu galiba o günleri özlüyor. Çünkü o, SSK'nın başındayken böyle işler vardı. Kurumu 2 katrilyon zarara soktu. O günlere hasret duyanlar bugün 'Hayır' diye bağırıyorlar."

Konuşmasında, anayasa değişikliğinin neler getireceğine de değinen Yıldırım, yeni anayasayla yargının tarafsız ve bağımsız olacağını, yargıda çift başlılığın biteceğini, askeri, sivil yargı ayrımının ortadan kalkacağını, herkesin adalet önünde eşit olacağını vurguladı.

YILDIRIM, DAHA SONRA BAYBURT'TA KONUŞTU

Başbakan Binali Yıldırım, Gümüşhane'den sonra Bayburt mitinginde halka seslendi.

Başbakan Yıldırım, CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın anayasa değişikliğiyle ilgili "Beşer şaşar. Böyle bir yetkiyi peygambere versen peygamberi bozarsın, olmaz. Kimseye bu yetki verilmez. Verilmemelidir" açıklamasına ''Hazreti Peygamberimizi ağzınıza almayın, saygısızlığı bırakın'' sözleriyle tepki gösterdi.

Yıldırım'ın buradaki açıklamalarından satır başları şöyle:

''27 Nisan muhtırası, Gezi olayları ve 15 Temmuz hepsi bu iktidar döneminde yerle bir oldu. 15 yıl içerisinde ülkenin istikrarına, istikbaline karşı saldıranlara köklü önlemler aldık öyle bir reform yapalım ki artık bu darbeciler bir daha geri gelmesin, bu zayıf iktidarlar bir daha memleketin başına dert olmasın dedik. MHP ile birlikte bir anayasa değişikliği yapıp önünüze getirdik.

''DARBE DİYE BİR TEHDİT ARTIK TÜRKİYE'DE OLMAYACAK''

Biz Türkiye genelinde güçlü bir 'Evet' çıkacağını görüyoruz buna inanıyoruz. Ancak Bayburt'un her zaman farkı var. Bayburt inanıyorum ki bu halk oylamasında rekor sizde olacak. Bayburt'ta MHP'ye, BBP'ye gönül vermiş bütün kardeşlerimiz 'Evet' diyecek. Ama bu yetmez CHP'ye Saadet Partisi'ne oy vermiş kardeşlerimiz de 'Evet' diyecek sizin kervanınıza katılacak. Ekonomi koşar adımlarla büyüyecek milli gelirimiz inşallah 10 yıl içinde 2 katını geçecek kişi başına 25 bin doları aşacak. Darbe diye bir tehdit artık Türkiye'de olmayacak. Meclis daha güçlü olacak hükümet sizden aldığı güçle daha hızlı iş yapacak, projeleri bitirecek.

''HAZRETİ PEYGAMBERİMİZİ AĞZINIZA ALMAYIN, SAYGISIZLIĞI BIRAKIN''

Mahkemeler hem bağımsız olacak hem de tarafsız olacak. Değerli kardeşlerim bu anayasa değişikliğine 'Evet' demek için yüzlerce sebep var. 16 Nisan'da 'Evet' çıkınca muhalefetin işi zor. Yan gelip yatmak artık bitiyor. Bugün oldukları gibi yattıkları yerden siyaset yapamayacaklar. Bundan korktukları için bunlar 'Hayır' diyor. 'Hayır'dan hayır gelmez 'Evet'te bereket vardır. Feto gelecek hesap verecek. CHP'nin önceki genel başkanı bir konuşma yapıyor, konuşma baştan aşağı ofsayt. Bir tane doğru bir şey yok. Ama öyle bir laf etti ki inanın çok üzüldüm. Şöyle diyor; 'Böyle bir yetkiyi peygambere versen peygamberi bozarsın.' Haşa. Peygambere saygısızlık ne haddine? Bunların, bu aziz milletin inançlarına bile saygıları yok. Ağzından çıkanı bunların kulakları duymuyor. (CHP'nin kampanya şarkısı) Bir şarkı yapmışlar, 'İnşallah, maşallah, Allah Allah' lafızlarıyla doldurmuşlar. Bolca istismar... Bir yandan kutsalları istismar edip diğer yandan peygambere saygısızlık yapacaksın. Buradan sesleniyorum; Hazreti Peygamberimizi ağzınıza almayın, saygısızlığı bırakın. Milletin seçtiğini bunlar hiçbir zaman hazmedemediler. Milletin değerlerini bir türlü içlerine sindiremediler."

ETİKETLER