NTV

Başbakan Yıldırım İzmir'de polislere seslendi

ntv.com.tr

Türkiye

İzmir'de polislere seslenen Başbakan Yıldırım, devlet görevlilerinin güvenliği sağlanırken vatandaşların tedirgin edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Başbakan Binali Yıldırım, İzmir Konak Polisevi'nde Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 172. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenecek kahvaltı programına katıldı. 

Burada bir konuşma yapan Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"15 Temmuz gecesi yazdığınız kahramanlık destanı yüz yıllar geçse de dilden düşmeyecek. Yalnız Gölbaşı'da 53 kahramanımız bu vatan uğruna toprağa düştü. O gece hainleri tankların içerisinden tutup çıkardınız. 

Silahını teslim etmeyen hainlerle mücadele eden terörle mücadele daire başkanımız Turgut Arslan başından vurularak ağır yaralandı, halen tedavisi devam ediyor. Milletle beraber cumhuriyetimize sahip çıktınız. Polis teşkilatımızın daha da güçlenmesi ve etkisinin artması için bütün çalışmaları yapıyoruz.

Hem sayı olarak ham de donanım olarak güçlendirilmesi için önemli adımlar atıyoruz. Hayati kuruluşlar her türlü paralel yapılanmadan gruplaşmadan uzak bir şekilde tutulmalı. Falan mezhepten filan meşrepten masum bir şekilde başlayan akım, ideolojik gruplaşma daha sonra beka meselesine dönüşebiliyor. Bu 15 Temmuz'da ortaya çıktı.

Devlet imkanıyla güçlenen bir grup devleti ele geçirmek için bu milletin vergileriyle aldığı silahları, uçakları, helikopterleri vatandaşların üzerinde kullandı ve ülkeyi bir felaketin eşiğine getirmekten tereddüt etmediler. Bu ve buna benzer olayların bir daha cereyan etmemesi için gereken ne tedbir varsa almak zorundayız, alıyoruz. 

Devlet içinde devlet olmasın, paralel yapılar olmasın. Devletimiz polisimiz ve askeriyle bir ve beraber olarak kaynaşmış olarak muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için uğraşsın. Zor günlerden geçtik ama hepsini teker teker aşıyoruz. İktidarımızda 15 yıldır pek çok güzelliği başlatırken çirkinlikleri de tarihe gömdük.

"VATANDAŞIN KORKMASINI GEREKTİREN BİR ŞEY YOK" 

Bizim yönetim anlayışımız insan merkezli; insanı yaşat ki devlet yaşasın! Biz bu prensibi bütün kamu kuruluşlarına yaymanın gayretinde olduk. Bu anlayış sayesinde ülkemizi korkularından arındırdık. Vatandaş devletine güvenen bir konuma geldi. Bunu korku ile değil güvenle sağladık. Devletten sadece suç işleyenler suçu organize edenler ve caniler korkacak. Onun dışında vatandaşın korkmasını gerektiren hiçbir şey yok.

Polis namustur. Polis sadece sokağın güvenliğini sağlamaz. Polis kimsesizin, sokakta kalanın sığınağıdır. Biz de polisimizin güvenlik ve mutluluğundan sorumluyuz. Polisimizin ne kadar fedakar olduğunu biliyoruz. Biz de millet olarak sizlerin yanında durmaya devam edeceğiz.

VATANDAŞI TEDİRGİN ETMEDEN...

Siyasetin işi insanla. İnsana mesafeli olma şansınız yok. İnsanlarımız arasına giren suç unsurları mutlaka olabilir. Onlara karşı tedbir almanın zorluğunu da biliyoruz. O bakımdan işinizi de zorlaştırdığımızın farkındayız. Ancak bizi bunu yapmaktan alıkoymak yerine daha zekice tedbirleri geliştirmenizin yararı var. Bunu yaparken vatandaşı tedirgin etmeden...

Başbakan geliyor, herkes sağı solu iteliyor, oradan filan... Bu iş iş değil. Biz vatandaşın içerisine olağanüstü bir görüntüyle değil doğal bir şekilde girebilmemiz lazım. Ülkemizin içerisinden geçtiği durumları gözardı etmiyoruz.

Millet sandık başına gidecek tercihini yapacak. Vatandaşın kararı başımız gözümüzün üstüne. Biz ülkemizin aydınlık yarınları ve geleceği için, ekonomimizin güçlenmesi için iyi bir iş yaptığımızı düşünüyoruz."

ETİKETLER