NTV

Başbakan Yıldırım: Türkiye bunu geçmişte söyleyemedi

Anadolu Ajansı

Türkiye

İzmir'de konuşan Başbakan Yıldırım, ''Herkes Türkiye'ye, Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan söylenmesi gerekeni söylüyor. 'Bölgede Türkiye var, Türkiye'ye rağmen bölgede operasyon yapamazsınız' diyor. Türkiye bunu geçmişte söyleyemedi'' dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İzmir İl Başkanlığı Esnaf Buluşması'nda konuştu.

Başbakan Yıldırım konuşmasında, kendisinin de esnaflık yaptığını, 1978'de şehirler arası otobüsünün olduğunu söyledi.

"İlk Mercedesler çıktığında bir otobüs aldık babamla otobüsçülük yaptık" diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Esnaflığın ne demek olduğunu iyi bilirim. Esnaflık alınteri demek, çile demektir, dişinle, tırnağınla kazanmak demektir. Havada bulut, tavada yemek değildir. Esnaflık gerçek hayattır, rantiyecilik değildir, her kuruşu kazanmak için hem akıl terini hem alın terini koymak demektir. Onun için sizin kazançlarınız, çabalarınız en helal, en makbul kazançlardır. Memleketi ayakta tutan sizlersiniz. Bazılarının gürültüleri çok çıkar ama memlekete bıraktıkları katma değer o kadar değil."

İstihdamın yüzde 90'ını, ihracatın yüzde 60'ını yapan esnafın ekonominin belkemiği olduğuna işaret eden Yıldırım, esnafın kanaatkar, ufak bir olumsuzlukta hemen isyan etmediğini, 'bu da geçer yahu' diyerek daha çok çalıştığını ifade etti.

''BAŞKALARININ UYDUSU OLMAMAK İÇİN..."

Para kazanmayan, kaybetmeyen, hayatı bilmeyen insanların siyasette ve diğer alanlarda doğru kararları veremeyeceğini vurgulayan Yıldırım, "Masa başında bulunup ülkeyi yönetmeye kalkanların geçmişte bu ülkenin başına neler getirdiğini hep beraber gördük, doğru karar vermek için sahadan gelecek, damdan düşeceksiniz. Esnafın yaşadığını bizzat yaşamış olacaksınız. Bunu yapamazsanız o zaman yaptığınız iş kimsenin derdine derman olmaz" dedi.

Başbakan Yıldırım, mücadele etmeden, yorulmadan, terlemeden yaşamanın mümkün olmadığına değinerek, şu görüşlere yer verdi:

"Başkalarının güdümü altına girersiniz, biz bu mücadeleyi veriyoruz. Başkalarının uydusu olmamak için, kendimiz olmak için bölgemizde güvenin, istikrarının teminatı olmak için onurlu bir mücadele veriyoruz. Niye Türkiye'ye bu kadar saldırıyorlar düşündünüz mü? Herkes Türkiye'ye, Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan söylenmesi gerekeni söylüyor. 'Bölgede Türkiye var, Türkiye'ye rağmen bölgede operasyon yapamazsınız' diyor. Türkiye bunu geçmişte söyleyemedi. Çünkü Türkiye'nin gerekli gücü yoktu. Kabiliyetleri sınırlıydı. Ama bugün Allah'a şükür savunma sanayisinde yüzde 24'ten yüzde 65 yerlilik oranına gelmiş bir Türkiye'den bahsediyoruz."

Türkiye'nin bugün savunması için gerekli olan her türlü mühimmatı, aracı gereci yapabilecek durumda olduğunu belirten Yıldırım, birçok alanda dışa bağımlılığı azalttıklarını vurguladı.

Ülkelerin borç alabileceğini, önemli konunun sürdürülebilirlik olduğuna işaret eden Yıldırım, "Şartlar olumsuza dönüştüğünde elinin tersiyle itebilmen lazım. Bu da birlik beraberliğe, daha güçlü olmaya bağlı. Onun için bir, beraber, iri, diri olacağız, birlikte Türkiye olacağız" ifadesini kullandı.

"BÜYÜK ESERLER, İŞLER YAPIYORUZ"

"Bizim başka vatanımız yok, başka bayrağımız yok" diyen Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bölge zor bölge ama Allah'a şükür 15 senedir her türlü olumsuzluğa rağmen dünyanın gıpta ile izlediği büyük eserler, işler yapıyoruz. Bugün dünyanın en büyük havalimanını yapıyor Türkiye. En büyük derken biraz büyük değil şu anda en büyüğü ABD, Atlanta'da 90 milyon, biz 200 milyon kapasiteli havalimanı yapıyoruz. Bu da birilerini rahatsız ediyor. 'Ne oluyor bu Türklere.'

Dünyanın en uzun köprüsünü yapıyoruz, Çanakkale 1915, en geniş köprüsünü hizmete açtık Yavuz Sultan Selim, İzmir ve İstanbul'u komşu kapısı yapacak Osmangazi Köprüsü'nü açtık, dünyanın 3. büyük köprüsü, dünyanın en derin tüneli Marmaray'dı 2013'te açtık, onun rekorunu kıran Avrasya 106 metre derinden giden onu da geçen yıl hizmete açtık."

Yıldırım, Türkiye'nin güçlü olması için engelleri ortadan kaldırmak gerektiğini belirterek, "15 yıldır iş yapıyoruz, çok iş yaptık. Mütevazi olmaya gerek yok. Ama şeytan taşlamaktan vakit buldukça iş yaptık. Şimdi artık bu engelleri teker teker kaldıracağız. Pazar günü sandığa gideceğiz, bütün vesayet odaklarını tarihe gömeceğiz" diye konuştu.

''BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU?"

Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşların bugüne güzel bir ülke bıraktıklarını, bunu nasıl ileri götüreceğine bakılması gerektiğine dikkati çeken Yıldırım, bunun için dünyadaki değişimi görmenin ve buna göre kendini yenilemenin şart olduğunu bildirdi.

Başbakan Yıldırım, geçmişe takılıp bozuk plak gibi aynı şeylerin tekrarlanması halinde değişimin, geleceğin yakalanamayacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

"(Bu sistem niye değişiyor). Bunu söyleyen Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki gururlanarak 'Ben 82 Anayasası'na hayır verdim diyor.' Ben de hayır verdim, çünkü o anayasa yapılırken kimseye sorulmadı. Darbe anayasasıydı. Şimdi de 'hayır' veriyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Biz onu değiştiriyoruz kardeşim ona hayır dediysen buna evet demek lazım. Bir yandan darbe anayasasına hayır diyeceksin bir yandan bu anayasayı değiştirecek bu önemli reforma 'hayır' diyeceksin."

Yıldırım, anayasa değişikliğinin hükümet kurma sürecinde yaşanabilen belirsizlikleri ortadan kaldıracağını belirtti.

Milletin patron olduğu yerde padişahlığın olmayacağını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

"Çocuk mu kandırıyorsunuz. Partiler var, herkes seçime giriyor, nasıl inandıracaksınız bu insanları padişahlığa. Oğlu babayı bile yanlış söyleyince dinlemiyor. Dünyada, Türkiye'de bu kadar iletişim gelişmiş, herkes ne var, ne yok, memlekette ne oluyor, dünyada ne oluyor... Feleğin çemberinden geçmiş. Hala siz tek parti döneminin hikayelerini anlatıyorsunuz. Tek adam o zaman vardı, şimdi yok. Şimdi milletin adamı var, milletin... Recep Tayyip Erdoğan var, onun gibileri bu ülke yetiştirecek."

Anayasa değişikliğiyle gençlere siyasetin önünün açıldığını ancak ana muhalefet partisinin buna karşı çıkarak kendisiyle tezata düştüğünü kaydeden Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisinin tüzüğünde Parti Meclisi için genç kotasını olduğunu, bunu unuttuklarını, sırf bu değişikliği AK Parti ile Milliyetçi Halk Partisi getirdi diye buna karşı çıktıklarını söyledi.

SEÇMEN YAŞININ DÜŞÜRÜLMESİ

Yıldırım, daha önce CHP'nin 2011 seçim beyannamesinde seçilme yaşını 21'e düşürme yönünde vaadinin olduğunu, bir milletvekilinin de bunu 18'e düşürme teklifi verdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Bu ülkenin 9,5 milyon seçmeninden bahsediyoruz. 59'un 9,5'u burada, ne demektir yüzde 20'ye yakın, yüzde 20'ye yakın seçmeni yok mu sayacağız Böyle bir anlayış olabilir mi Gençlerimize güvenmeyen, geleceğe güvenmez. Çünkü gençlerimiz, geleceğimiz, biz ülkeyi onlara teslim edeceğiz. Şu anda yüzde 100'ünü oluşturmuyor gençlerimiz nüfusumuzun ama gelecekte yüzde 100'ünü oluşturacaklar. Onlara güvenmezsek, onlara sorumluluk vermezsek nasıl olacak. Nasıl bu ülkeyi teslim edeceğiz, öğrenecekler, ülkeyi, siyaseti öğrenecekler, ülkenin değerlerini öğrenecekler. O beğenmediğiniz gençler, 15 Temmuz gecesi meydanlardaydı. 39 tane şehidimiz 25 yaşın altında, sizin beğenmediğiniz gençler bu bayrağı düşürmedi, bu ezanları dindirmedi."

"O KANDİL'İN DE KANDİLİNİ SÖNDÜRECEĞİZ"

Temsilde adaletin önemine değinen Yıldırım, mevcut sistemde yüzde 30-35'le iktidar olunabildiğini, öngörülen sistemde ise iktidar için yüzde 50 1 oy alınması gerektiğini, bunun da Türkiye'nin 7 bölgesinden de oy alınmasını gerektirdiğini ifade etti.

Türkiye'yi birleştirmenin, kucaklaştırmanın bu sistemle garanti altına alındığını kaydeden Yıldırım, şöyle konuştu:

"Siyasetin görevi ufuk açmaktır, hedef göstermektir, liderlik bunu gerektirir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'muasır medeniyet seviyesine, onun da ilerisine geçmeyi hedefliyoruz' diyor. Bizimki de (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu) '82'de duralım. Bu model araba bize yeter yollar çok iyi ama biz arabamızdan memnunuz.' diyor. Şanzımanı dağılmış, vitesi çalışmıyor, frenleri tutmuyor, her tarafından ses geliyor, bu arabayla bu Türkiye gitmez. Bu yollara bu araba yakışmaz, yeni araba lazım. Yolları biz yaptık, havayolunu halkın yolu yaptık. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, yolları böleriz de Türkiye'yi böldürtmeyiz, herkes bilsin.

O Kandil'in de kandilini söndüreceğiz, o alçakların kandilini de söndürmezsek... İstedikleri kadar Avrupa'da, orada burada sırtlarını sıvazlayanların yanında 'hayır' kampanyası yapsınlar. FETÖ, PKK, DHKP-C, Avrupa'nın bazı ülkeleri kol kola vermiş, el ele vermiş, omuz omuza vermiş Türkiye'de 'hayır' çıkması için kendilerini parçalıyorlar. Hiç merak etmeyin siz bu milleti tanımadınız, hala tanımadınız. Bu millet pazar günü size öyle bir cevap verecek ki bir daha yerinizden kalkamayacaksınız."

"250 BİN ESNAF KOSGEB KREDİLERİ ALDI"

250 bin esnafın KOSGEB kredileri aldığını ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, şöyle devam etti:

"Müracaat eden herkes alıyor. Toplam 460 bin müracaat var. Şu ana kadar 250 bin dosya bitti, karara bağlandı. Ne kadar ödendi? 5 milyar lira ödendi. 5 katrilyon para esnafın kasasına girdi. Hedefimiz 11 milyar lira, diğerleri de inceleniyor. Bankalarla ilgili şikayetiniz var biliyorum, bizim de var. Ama ayar veriyoruz merak etmeyin, onlara da ayar vermeye devam edeceğiz. Hiç endişeniz olmasın, sürekli tepelerindeyiz. Onların da yaşaması lazım."

''DARBE DEĞİL' DİYORSAN PENSİLVANYA'NIN AĞZIYLA KONUŞUYORSUN''

Başbakan Binali Yıldırım, daha sonra ise Gaziemir'de düzenlenen mitingde halka seslendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun darbe girişimine ilişkin açıklamalarını eleştiren Yıldırım, şöyle konuştu:

"Darbe gecesi beni arayacaksın diyeceksin ki 'Yanınızdayız, bu bir darbedir, arkanızdayız' şimdi de kalkıp diyeceksin ki 'Bu bir tiyatro, 15 Temmuz kontrollü darbe.' Sayın Kılıçdaroğlu ne söylediğinin farkında mısın? 249 şehidimizin ruhunu incittiğinin farkında mısın, 2 bin gazimizi üzdüğünün farkında mısın kardeşim. 15 Temmuz'a eğer 'darbe değil' diyorsan o zaman Pensilvanya'nın ağzıyla konuşuyorsun, onlar da öyle diyor."

"DÜŞMANIMIZI SEVİNDİRECEK İŞLER YAPMAYACAĞIZ"

Bazı Avrupa ülkelerinde yaşanan olumsuz gelişmelere değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Atlarıyla, itleriyle vatandaşlarımızın üzerine saldırmadılar mı? Bakanlarımıza, milletvekillerimize engel olmadılar mı? Bakın oynanan oyun büyük. Bize engel oluyorlar, diğer yandan PKK, FETÖ kol kola mitingler yapıyor, yetmedi Kandil'den teröristbaşları da video konferansla o mitinglere katılıyor. Dostluk bu mu? Böyle dostluk olur mu? Dostumuzu, düşmanımızı bileceğiz. Dostumuz için canımız kurban, başımız feda ama düşmanımızı da sevindirecek işler yapmayacağız.''

''O SEVİNCİN KURSAĞINDA KALACAK''

Başbakan Yıldırım, ardından Buca'da halka seslendi. Yıldırım'ın buradaki açıklamalarından satır başları ise şöyle:

''Maalesef bazı kendini bilmezler eğer pazar günü oylamadan 'evet' çıkarsa, 'evet' verenleri İzmir'den denize dökeceklermiş. Alçak, sen kim oluyorsun? Pazar günü Gündoğdu'ya gelseydin de orada İzmir'i görseydin. Yüzbinler oradaydı. İzmir ancak düşmana geçit vermez, İzmir bayrağına, ezanına laf edenlere asla pirim vermez. Yıllarca ana muhalefet partisine genel başkanlık yapmış birisi de (Deniz Baykal) çıkıp 'Eğer bu oylamadan hayır çıkarsa düşmanı İzmir'den döktüğümüz günler kadar sevineceğim' diyor. O sevincin kursağında kalacak. İzmir de 'evet' diyecek, Türkiye de 'evet' diyecek.

''BU HALK OYLAMASI PARTİLERİN SEÇİMİ DEĞİL''

Bu halk oylaması partilerin seçimi değil. Hiçbir parti seçime girmiyor. AK Parti de girmiyor, CHP de girmiyor, MHP de girmiyor, HDP de girmiyor. Bu, Türkiye'nin geleceğinin kararının verileceği bir oylamadır. Hangi partiye gönül verirseniz verin değerli kardeşlerim gün memleketin geleceği günüdür. Dolayısıyla burada vereceğimiz her 'evet' oyu Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal'in muasır medeniyetler hedefine yaklaştıran bir gün olacaktır, bir karar olacaktır.

''O DARBE OLDUĞUNDA SEN NEREDEYDİN SAYIN KILIÇDAROĞLU?''

O darbe olduğunda sen neredeydin Sayın Kılıçdaroğlu? Bu millet, İzmirli sokaklardaydı, biz sokaktaydık, Cumhurbaşkanı sokaktaydı. Sen neredeydin onu söyle, madem bu bir tiyatroydu? 249 vatan evladı boşuna mı şehit oldu, 2 bin kardeşimiz bu alçaklara karşı dururken boşuna mı yaralandı?"

ETİKETLER