NTV

Bilge katliamına ceza yağdı

Anadolu Ajansı

Türkiye

44 kişinin öldüğü Bilge katliamı davasında 6 kişiye 44 kez ağırlaştırılmış müebbet, 1 kişiye 44 kez 15 yıl, 1 kişiye 15 yıl, havaya ateş açan 1 kişiye ise 6 ay hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan 4 kişi ise beraat etti.

Güvenlik nedeniyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Bilge katliamı davasının sekizinci duruşması öncesinde Çorum Adliyesi ve çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı.

İlişkili Haberler


Tutuklu sanıklar, duruşma için saat 09.15'de adliyeye getirildi.

Daha sonra adliye sarayının arka kapısından köy muhtarı Abdurrahman Çelebi ile 16 mağdur yakını ve 3 avukat giriş yaptı.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''zorunlu kapalılık'' başlıklı 185/1. maddesi gereği kapalı yapılan ve 10.45'te başlayan duruşmaya, sadece taraflar alındı.

Daha önceki duruşmada eksik olan evrakın mahkeme heyetine sunulmasıyla başlayan duruşma, sanıkların sırasıyla savunmalarını yapmasıyla devam etti.

Sanık ile müşteki ve mağdur avukatlarının söz almasının ardından, savcı daha önceki mütalaasını tekrarladı.

Yaklaşık 3 saat süren duruşmada, sanık, sanık avukatları ile müşteki avukatlarına son sözleri sorulmasının ardından, mahkeme heyeti, müzakere için duruşmaya ara verdi.

44 KEZ AĞIRAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Tarafların salona alınmasıyla 15.45'de tekrar başlayan duruşmada, mahkeme heyeti hükmü açıkladı.

Buna göre, M.Ç, kardeşi A.Ç, M.E.Ç, M.S.Ç, S.Ç. ve Ö.Ç'ye 44 kez ağırlaştırılmış müebbet, 14 yaşındaki M.Ş.Ç'ye 44 kez 15 yıl, evinde silah bulunduran A.Ç'ye 15 yıl, havaya ateş açtığı iddiasıyla tutuksuz yargılanan M.Ç'ye de 6 ay hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan M.A.Ç, A.Ç, A.Ç. ve A.Ç. ise beraat etti.

‘YAŞASIN KÖTÜLÜK’
Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeden çıkartılan sanıklardan birinin ''Yaşasın kötülük'', diğerinin de ''Çorum'da adalet yok'' diye slogan attığı görüldü.




Saldırıda ailesinden 23 kişiyi kaybeden Mekiye Çelebi, verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını az bulduğunu ve zanlıların idam edilmelerini istediğini söyledi.

Ailesinden 23 kişiyi kaybettiğini, yetim ve öksüz kalan 30 çocuğa bakmakta zorlandığını ifade eden Mekiye Çelebi, ''Onların kadınları bile suçlu. 7 kişi bu katliamı yapamaz, esas katillerin bir kısmı dışarda isimlerini de sayabilirim. Verilen cezayı az buluyorum, idam edilmelerini istiyorum. Bu köyde herkes anasız babasız, biz olayın sebebini öğrenmek istiyoruz. Çocuklarımızın hakkını istiyoruz'' dedi.

''TEHDİT EDELİYORUZ''
Saldırıdan yaralı olarak kurtulan ve bir süre Mardin ve Diyarbakır'da tedavi gördüğünü anlatan Hediye Çelebi (19), ''Herşeyimi kaybettim. Keşke ölseydim bugünleri bu acıları görmeseydim'' diye konuştu.

Verilen cezaya tepkili olduklarını vurgulayan Hediye Çelebi, şöyle dedi:

''Bıraksınlar gelip bizi öldürsünler. Ceza vermiş de ne olmuş? Onları idam etmeleri gerekiyordu. İdam edilmeli ki bundan sonra böyle bir şey yapılmasın. Halen 44 kişinin öldürüldüğü bu olayın nedeni bile değil. Namus meselesi ya da, kıskançlık değil.

Tehdit ediliyoruz,. 'İfadenizi geri alın yoksa gelip hepinizi öldüreceğiz. Biz sizi öldürdük siz de gelin bizi öldürün' diyorlar. Ses kayıtları var elimizde. Bu saldırının asıl nedeni çıkmazsa hepimiz intihar edeceğiz. Verilen cezadan memnun değilim. 7 kişiyi zaten bırakmışlar. Artık ölümden korkmuyorum, ailemin yanına gitmek istiyorum. O geceyi yaşayan bilir ancak. Ben olaydan yaralı olarak kurtuldum. Amcamın kızının cesedi üzerime düşmüştü.''

''NORMAL EVLERE KONULSUNLAR''
Öldürülen gelin adayının ablası olan Rukiye Çelebi (29), olay tarihinde kız kardeşi Sevgi'nin nişanı için babası muhtar Cemil Çelebi'nin evinde toplandıklarını hatırlattı.

Abdulkadir Çelebi'nin suçsuz olduğunu iddia ettiği için serbest bırakıldığını savunan Rukiye Çelebi, şunları söyledi:

''Ben olaydan 15 dakika önce kızımı eve götürdüm. Abdulkadir Çelebi'nin 6 kişilik evinin içinden 20'nin üzerinde kişinin sesi vardı. 15 dakika önce bu kadar insanın onun evinde ne işleri vardı? Olaydan sonra biz farkına vardık ki, orada katliam planları yapılıyordu. 44 kişiyi öldürenlere site verilir mi? Bir madalyaları kalmış, onu da biz verelim. Gidin evlerini görün nereden nereye? İnsanları teşvik ediyorlar, 'gidin öldürün' diyorlar. Onlara çiftlik evi versinler, neden lüks sitelere yerleştiriliyorlar? O sitelerden çıkarılıp normal evlere konulsunlar bizim gibi. Mağdur olanlar biz isek eğer eşitlik istiyoruz. Gerekirse Ankara'ya bile giderim, Müslüman kimliğimden bile vazgeçerim ama bu davadan vazgeçmem. Mağdur olan biziz bu evlerin badanasını bile biz yaptık.''

Köydeki bazı genç kız ve çocukların köy girişinde bulunan yakınlarının mezarına çiçek bıraktığını ve dua ettiği görüldü.