NTV

Binali Yıldırım: 15 Temmuz bizim için artık takvimdeki günlerden bir gün değil

Anadolu Ajansı

Türkiye

Başbakan Yıldırım, ''15 Temmuz bizim için artık takvimdeki günlerden bir gün değildir. 15 Temmuz bizim için demokrasi şehitlerimizi anma günüdür'' dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'da, "15 Temmuz Darbe Girişimi - Küresel Satranç" temalı Uluslararası Demokrasi Kongresi'nde konuştu.

Konuşmasına, salondakileri selamlayarak başlayan Yıldırım, Öz Orman-İş Sendikasınca düzenlenen kongrenin hayırlara vesile olmasını diledi.

Böylesine kapsamlı, uluslararası bir etkinliğin düzenlemiş olmasının çok önemli ve anlamlı olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye'de ilk defa bir sendikanın 15 Temmuz konusunu bu kadar geniş bir organizasyonla ele aldığını ve bu konuda farkındalık oluşturduğunu ifade etti.

"COULON ÇOK ANLAMLI BİR KONUŞMA YAPTI"

Kongrede, 43 farklı ülkeden emekçilerin temsilcilerinin de bulunduğunu kaydeden Yıldırım, Fransa Hristiyan İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Pierre Jean Coulon'un kendisinden önce yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak, şunları kaydetti:

"Coulon çok anlamlı bir konuşma yaptı. Kendisine milletim adına teşekkür ediyorum. Hislerimize tercüman oldu. Bizim söyleyemediklerimizi de söyledi. Avrupalı dostlarımızın bir kısmı ne yazık ki 15 Temmuz alçak darbe teşebbüsü sonrasında gerektiği gibi dik duramadı, darbeyi açık bir şekilde kınayamadılar, Türkiye ile dayanışma konusunda sınıfta kıldılar. Sayın Coulon'un bugün dile getirdiği bu konular, eminim ki bu ses, Avrupa'da yankılanmış ve dost Avrupa ülkeleri bundan böyle demokrasinin, özgürlüklerin korunmasında çifte standardı terk etmiş olurlar."

"ŞEHİTLER ANILACAK, GAZİLER ŞÜKRANLA YAD EDİLECEK"

Yıldırım, 15 Temmuz'un artık takvimdeki günlerden bir gün değil, "Demokrasi Şehitlerini Anma Günü" olduğunu belirterek, bugün de resmi olarak her yıl şehitlerin anılacağını, gazilerin şükranla yad edileceğini söyledi.

Kendisinden önce Kahramankazan'da darbecilere karşı direnirken yaralanan öğretmen Derya Ovacıklı'nın bir konuşma yaptığını anımsatan Yıldırım, "O geceyi yaşar gibi konuştu, gönüllerimize, milli hislerimize hitap etti. O gün 80 milyon vatan evladının bu bayrak, vatan, millet, devlet için her şeyini ortaya koyduğunu burada bir kez daha bizlerle paylaştı. Kendisi bunun en yakın şahididir" dedi.

Yıldırım, Kahramankazan'da 8 bin kişinin o alçakça planın icra edildiği üsse akın ederek, orada bunların hayasızlıklarına karşı göğsünü siper ettiğini belirtti. Yıldırım, Kazan'ın 9 şehit, 94 gaziyle kahraman olmayı o gece hak ettiğini kaydederek "Biz demokrasimizi daha ileriye götürmek, özgürlükleri daha da genişletmek, vesayetleri, darbeleri tarihin derinliklerinde yok etmek adına çıktığımız bu yolda, ilk durağımız Kahramankazan dedik ve mitingimizi Kahramankazan'dan başlattık" diye konuştu.

"KİRLİ EMELLERİNİ AKAMETE UĞRATTINIZ"

Yıldırım, mitingleri Kahramankazan'da başlatarak "Türkiye'nin bir daha darbelerle, vesayet heveslilerinin girişimleriyle muhatap olmayacağı" mesajını verdiklerini söyledi.

Yıldırım şöyle devam etti:

"16 Temmuz sabahı nasıl karanlıktan aydınlığa uyandıysak, bu ülke, bundan böyle 16 Nisan'la birlikte artık bir daha vesayetlerin, demokrasi dışı güçlerin heveslerinin, hayallerinin hayata geçmeyecek şekilde yok olduğu bir günü, bu ülkeye, bu büyük Türkiye'ye inşallah kazandıracağız. Sizler, Türkiye'nin dört bir yanında orman teşkilatına ait iş makinalarıyla, araçlarla bu hainlerin çıkmaya çalıştığı kışlaların önünü kapadınız ve bunların bu kirli emellerini akamete uğrattınız. Sizler 15 Temmuz'un kahramanlarısınız, sizlerle gurur duyuyorum. Bu alçakça darbe girişiminde yaptığınız bu çalışmayla, daha fazla can kaybı yaşanmamasını siz sağladınız. Sağolun, varolun."

Emekçilerin, Türkiye'de demokrasiye ve özgürlüklere hiçbir gücün asla halel getiremeyeceğini yedi düvele gösterdiğini dile getiren Yıldırım, "Bu mesaj, bütün darbe heveslilerine çok ağır bir derstir. Milletin verdiği bu büyük mücadele bütün dünya halklarına, bütün insanlığa önemli bir mesajdır. Hiçbir güç, odak milli iradenin, millet iradesinin üstünde değildir" diye konuştu.

"HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMİŞTİR"

Yıldırım, darbe girişimi sırasında şehit olanları hayırla ve şükranla her zaman anacaklarını, aziz hatıralarını kalplerinin en müstesna köşesinde yaşatacaklarını ve emanetlerine sahip çıkacaklarını vurgulayarak, gazilerle de omuz omuza olacaklarını bildirdi.

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin geçmiş dönemlerde zaman zaman darbe girişimleriyle karşı karşıya kaldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Her seferinde, 60'ta da, 71'de de, 80'de de, 28 Şubat'ta da ne yazık ki darbeciler galip geldi ama bu sefer sizin iktidarınızda, AK Parti iktidarında, darbeciler dersini aldı, darbeyi yediler. Halkın gücü tankın gücünü yenmiştir. Millet olarak büyük acılar yaşadık, büyük bedeller ödedik, ekonomik kayıplarımız oldu. Bunları telafi ederiz ama en büyük kaybımız insan kaynağımızdır, insanlarımız hayatını ortaya koydu, hayatlarıyla bir bedel ödeyerek bu belayı defetti.

Daha önce bu kadar büyük bir ihanet, böyle büyük bir felaket yaşamadı bu millet. Üstelik fetocu hainler bu acıların hepsini bütün dünyanın gözü önünde bize yaşattılar. Ruhlarını, akıllarını satanlara, Türkiye'nin ruhunu, istiklalini teslim etmedik, etmeyeceğiz. O karanlık gecede okunan ezanlar ve selalar, kalplerimizi bütünleştirdiği gibi sonsuza kadar hep bir olacağız, beraber olacağız. Bundan böyle bu asil millete hiç kimse böyle kötülükler yapamayacak. Hiçbir alçakça girişim, provokasyon bizim kardeşliğimizi bozamayacak."

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, demokrasi, hukuk, istiklal ve özgürlük için hükümet ve muhalefetin birlikte "Yenikapı Ruhunu" yaşattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı ve tüm siyasi parti genel başkanlarının aynı yerde saf tuttuğunu vurgulayan Yıldırım, o gece medyanın da darbeye karşı önemli bir sınav verdiğine işaret etti. O gece ayakta olan 80 milyonun daha sonra da demokrasi nöbeti tuttuğunu anımsatan Yıldırım, aynı duygu ve kardeşliğin tüm Türkiye'de ve gönüldaş ülkelerde yaşandığını söyledi.

Yıldırım, dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye desteklerini ileten, demokrasi ve hukuk adına Türk milletinin yanında acılarını paylaşan tüm dost ülkelere teşekkür etti.

Başbakan Yıldırım, "(Türkiye otoriterleşiyor) diyenlere bu tabloyu iyi okumalarını öneriyorum. Milletin oylarıyla iş başına gelen cumhurbaşkanını alaşağı etmek isteyenler, insafsızca eleştirenler, verilen bu mesajı, bu kardeşlik ruhunu iyi değerlendirmelidir. Bugün bu ülkede demokrasimiz ayaktaysa, cumhurbaşkanımız, hükümetimiz ve onun liderliğinde kahramanca direnen milletimiz sayesindedir." diye konuştu.

Darbe gecesi halkın bir, iri ve diri olduğunu belirten Yıldırım, o gece hainlerin, devletine, Meclisine, emniyetine, vatandaşına kurşun atan alçakların kaybettiğini, milletin ve demokrasinin kazandığını ifade etti.

Bu başarının hep birlikte kazanıldığının ve demokrasi destanı yazdığının altını çizen Yıldırım, Türkiye'nin şimdi daha güçlü olduğunu belirterek, 16 Nisan'da da milletin "evet" oylarıyla büyük bir değişime imza atacaklarını bildirdi.

Başbakan Yıldırım, daha güçlü bir demokrasi ve dinamik bir yönetimle Türkiye'nin çok daha büyük hedeflere koşacağına değinerek, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle, mevcut sistemin yol açtığı boşlukları da dolduracağını ve artık zaman kaybetmeden 2023 hedeflerine ve muasır medeniyetler seviyesine kararlı adımlarla yürüneceğini kaydetti.

"TÜRKİYE, DÜNYADA ORMAN VARLIĞINI ARTIRABİLEN SAYILI ÜLKELERDEN BİRİ"

Türkiye'nin ormancılığı geliştirme yolunda büyük bir gayret gösterdiğini, önemli hedeflerin gerçekleştirildiğini dile getiren Yıldırım, ormancılıkta bu noktaya gelinmesinde fedakar orman çalışanlarının katkısının büyük olduğunu vurguladı.

Merkezde ve taşrada çalışan 44 bin orman işçisinin bulunduğunu anlatan Yıldırım, bu çalışanlar sayesinde orman varlığının geçen 15 yıl içerisinde bir buçuk milyon hektar arttığını belirtti. Bakan Yıldırım, bu gelişme için orman işçilerine teşekkür etti.

Özellikle orman yangınlarıyla mücadele konusunda çalışanların ortaya koyduğu başarının önemine dikkati çeken Yıldırım, "2003 yılında ortalama 40 dakika olan yangına ilk müdahale süresini 15 dakikaya düşürdünüz. Bunu sizler başardınız. Yanan alanların her bir metrekaresini bir yıl içinde yeniden yeşillendiriyorsunuz. Orman yangınları ile mücadelede gösterdiğiniz bu gayret, fedakarlık için hepinize teşekkür ediyorum" dedi.

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin 15 yılda ağaç servetini yüzde 30 artırdıklarını, yaklaşık 4 milyar fidan diktiklerini belirterek, "Türkiye, dünyada orman varlığını artırabilen sayılı ülkelerden biri. İktidarımız döneminde ormanlık alanlarımız yüzde 6'dan fazla artarak toplamda 22,5 milyon hektara ulaşmıştır. Bu, bir ülke için, bir milletin geleceği için çok ama çok önemli bir başarıdır. Bu başarı sizindir, ne kadar gururlansanız yeridir" diye konuştu.

Her ilde bir orman projesi başlattıklarını hatırlatan Yıldırım, 2003’ten bugüne kadar 145 şehir ormanının kurulduğunu, tüm dünyada ormanlık alanlar azalırken Akdeniz kuşağı gibi yangına son derece hassas bir coğrafyada orman varlığını artırabilmeyi başardıklarını kaydetti. Yıldırım, ormanları kırsal kalkınmanın lokomotifi haline getirdiklerini söyledi.

"TAŞERON İŞÇİLER İÇİN BİR ÇÖZÜM BULUNACAK"

Yıldırım, 2002'de 500 milyon olan orman ürünleri gelirinin bugün 3 milyara yaklaştığını aktarırken, Türkiye'nin erozyonla mücadelede dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdiğini söyledi. Bu başarıda ormancılığa hizmet eden çalışanların payının yüksek olduğuna vurgu yapan Başbakan Yıldırım, "Gözden ırak olabilirsiniz ama gönlümüzden asla uzak değilsiniz" ifadelerini kullandı.

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan'ın ormancıların sorunlarının giderilmesi için büyük gayret sarf ettiğini belirten Yıldırım, geçici orman işçilerinin sorunlarını ve çözümü konusundaki taleplerini dinlediklerini kaydetti.

Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"Sorununuzu en yüksek perdeden burada huzurumuzda ilettiniz. Siz görevinizi yaptınız. Şimdi bize düşen sizin sorunlarınızı torunlara havale etmek değil, çözmektir. Türkiye'de mevsimlik işçi, geçici işçi, taşeron işçisi ve buna benzer kamuda var olan önemli de bir sorunumuz var. Sorunları çözerken asla popülizm yapmadık. Bundan sonra da popülizmle işimiz olmaz. Ümit verip arkasını getirmek bizim en büyük hassasiyetimizdir. Bu konuyu biliyoruz. Bunun çözümünün kolay bir iş olmadığını da biliyoruz. Ama bunun bir şekilde çözülmesi gerekliliğini de biliyoruz. Onun için herkesi mutlu edecek bir çözümü üretme konusunda, gerek taşeron işçilerimiz, gerek mevsimlik işçilerimiz, gerek 4/C'liler, bütün bu sorunları çözmek için arkadaşlarımıza gereken talimatları verdim, çalışmalarını yapıyorlar. İnşallah uygun bir çözüm mutlaka bulunacak. Biz hiçbir konuyu bugüne kadar çözümsüz bırakmadık, bundan sonra da bırakmayız.''

ETİKETLER