NTV

Biz de insanız, bağırabiliriz, peki ya sonra?

Türkiye

Her ne kadar konuşmalarımıza çok dikkat etmeye çalışsak da bazen çok sinirlendiğimiz anlarda çocuğumuzun yanında sesimizi yükseltebiliyoruz.

Biliyorum yapılmaması gerekir ama insanız işte ve bazen insan tepkisini göstermeden duramıyor. Böyle bir durumda, sonrasında çocuğumuza bunu nasıl anlatmalı nasıl davranmalıyız?

Mesela bir haftasonu eşimle tartışmamız sırasında son cümlelerimizi bağırarak söyledik ve Ayda (2,5 yaş) tabi ki “susun” diye bize tepki gösterdi anında. Hemen sustuk ama iş işten geçmiş oldu. Sonra benim aklıma birbirimizden özür dilemek geldi. Onun yanında birbirimize sesimizi yükselttiğimiz için özür dileyip, sarılıp kucaklaştık. Bu şekilde bu konuyu sonlandırmış oluyor muyuz? Yoksa bunu başka türlü konuşmak gerekir mi tekrar? Arada bir böyle oluyorsa çocuğa bir zararı var mıdır? Sonuçta herkes hayatın içinde sesini yükselttiği ya da başkasının ona ses yükselttiği anlar yaşar, yaşayacak. Zaten sesten çok rahatsız olan bir çocuk, belki biraz da alışmasını beklememiz mi gerekir böyle şeyler olabileceğine.

İşte bu sorularımı Uzm.Psk.Iraz Toros Suman’a sordum;

Çocuğun yanında onun kaygılandığını ve bu kaygı ile baş edemediğini gördükten sonra pek çok ebeveynin tartışmayı sonlandırabildiğini düşünüyorum ama bazen korku ile bakan o bir çift göz görülemeyebiliyor; kendi yetişkin öfkemiz ve ihtiyacımız bunu engelleyebiliyor. Bu da bir yandan hayatın ta kendisi ama biz yetişkinlere düşen sonrasını iyi kotarmak. Öz denetimimize güveniyorsak yani ben çocuğumun yanında da ara sıra kızgın ve gergin olabilirim ama onu travmatize edecek ağır hakaret, ağır sevgisizlik ,güvensizlik içeren, mesajlar vermem diyorsak bu durumlar sonrasında kotarılabilir.

Tartışma sonrası çocuğu karşınıza alıp özür dilemenin çok da anlamı yok, önemli olan onun ne hissettiğini anlayıp bu duygusu hakkında konuşabilmek ve mümkünse onu da bu yönde motive etmek. Ama bu “anlat hadi” diyerek olmuyor ve biz anlatınca da fazla sözel bir iletişime kayıp duygudan uzaklaşıyoruz.

Örnekleyecek olursak; “ Biraz üzgün görünüyorsun, ben de bugün üzgün ve kızgındım , baban da öyleydi ve birbirimize biraz bağırdık. ” gibi çocuğun yaşına uygun açıklama ile dillendirmek iyi olacaktır. O zaman o da size “ben de üzüldüm” diyebilir, önemli olan bunu ifade edebilmesidir zaten. Çocuk açık açık bağırmayın, kavga etmeyin diye dillendiriyorsa hemen frene basmak en sağlıklısı olur, yetişkinler duygularını kontrol etmek konusunda daha deneyimliler çünkü, ya da en azından öyle ümid edelim.

Kavga, bağırma sonrası birbirimizden özür dilemek işe yaramaz mı?

Bunun içine duygunu da koymalısın. “Ben biraz üzüldüm o yüzden sesimi yükselttim ama bir dahaki sefere bunu bağırmadan konuşalım/ konuşabiliriz” denmeli. Yani burada çocuğun dinlediğini ve kayıtta olduğunu unutmadan, duyguyu dillendirmek gerekiyor. Bir çocuk diğerine çok kızdı ve vurdu diyelim ki, burada da “özür dile” demek değil, duygusunu ona anlatmak lazım “ona kızdığını biliyorum” demek önceliğimiz olmalı. Sonra yaşına uygun bir dille bunu konuşabileceği anlatılır. Aynı şey büyükler için de geçerli, keşke biz de bağırmak yerine duygularımızdan “ben dili” kullanarak bahsedebilsek. Bu duygu anlatımının sonuna belki özür ve kucaklaşma eklenebilir.

Ayda bağırdığınız anda etkileniyor demektir ki burada hemen frene basmalı, dönüp ona “Aydacığım biliyorum çok rahatsız oldun, ben biraz kızdığım için sesim yükseldi” demeli ki 3 gün sonra çocuk bir şekilde birine bağırdığında ona aynı mantık çerçevesinde geri bildirim verebilelim. 

-Ayda’da yüksek sesle konuşma alışkanlığı var, ben rahatsız olduğum için bunu değiştirmeye çalışabilir miyim, ne yapmalıyım?

Bu müdahele ile düzeltilebilecek bir şey değil, altında yatan neden bulunmalı. Modeli var mı bakmalı ya da daha sembolik bir anlamı olabilir mi acaba, sesini duyurmak gibi O Aileden bağımsız bir sosyal ortama girdiğinde ilk tepkileri alacaktır zaten.

Not: Tüm bu cevaplar 2,5 yaşındaki kızım Ayda göz ününde bulundurularak verilmiştir. Farklı yaş dönemleri için çözüm önerileri farklı olacaktır.
www.iraztoros.com
www.ikiperimasali.blogspot.com