NTV

Cahit Paksoy'un tahliyesine itiraz

Anadolu Ajansı

Türkiye

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra serbest bırakılan eski İhlas Holding Üst Yöneticisi Cahit Paksoy'un tahliyesine itiraz edildi.

İlişkili Haber

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladıkları iddiasıyla AKFA Holding ve alt şirketlerine yönelik soruşturma kapsamında 26 Ağustos'ta tutuklanmasına karar verilen eski İhlas Holding Üst Yöneticisi Cahit Paksoy, geçtiğimiz günlerde avukatının itirazı üzerine tahliye edilmişti.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca, Paksoy'un tahliyesine itiraz edildi.

Soruşturmayı yürüten savcılık tarafından, Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilen itiraz yazısında, soruşturma çerçevesinde 121 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındığı, yapılan operasyonda şüphelilerin büyük kısmının gözaltına alındığı, ifade alma işleminin ardından da şüphelilerden bir kısmının emniyetten, bir kısmının savcılıktan ve bir kısmının da mahkemelerden serbest bırakıldığı, diğerleri hakkında da tutuklama kararı verildiği kaydedildi.

Soruşturma kapsamının FETÖ/PDY'nin mali yapılanmasına yönelik olduğu ve ihbar doğrultusunda başladığı aktarılan itiraz yazısında, bu ihbarlar neticesinde birçok vergi müfettişinin raporu ile MASAK'ın hazırladığı raporlar çerçevesinde soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

MASAK RAPORU KAPSAMINDA BİRÇOK TUTUKLAMA KARARI VERİLDİĞİ ANIMSATILDI

İtiraz yazısında, söz konusu soruşturmanın ana konusunun AKFA Holding ve bağlı şirketler olduğu belirtilerek, bu konuda düzenlenmiş MASAK raporu kapsamında hakimliğin birçok tutuklama kararı verdiği anımsatıldı.

Şüpheli Cahit Paksoy hakkında tahliye kararını veren hakimliğin ilk tutuklama kararını vermediği belirtilen itiraz yazısında, 24 Ekim'de Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğince tüm tutuklu şüphelilerin tutukluluk halinin devamına karar verildiği, bu karara itiraz süresinin 7 gün olarak belirtildiği, bu haliyle itirazı incelemesi gereken hakimliğin yasal zorunluluk olarak 1. Sulh Ceza Hakimliği olduğu belirtildi.

Yazıda, itirazın bu hakimliğe yapılması, bu hakimliğin talebi reddetmesi halinde bir üst hakimlik olan 2. Sulh Ceza Hakimliğine dosyayı göndermesi gerekirken, itirazın doğrudan Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğine yapılmasının usule aykırı olduğu belirtilerek, hakimliğin kararı incelendiğinde ise usul ve yasaya aykırı hususlar tespit edildiği kaydedildi.

Hakimliğin kararında "şüphelinin geçmişi, ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında, söz konusu para hareketlerinin hayatın olağan akışına uygun düştüğü" şeklinde belirtilen hususun gerekçe yapılmasının hukuki olmadığı savunulan itiraz yazısında, bu şekilde çok zengin iş adamlarının mal varlıklarına göre cüzi sayılabilecek miktardaki para akışlarının aklanmış olacağı, bu durumun da devletin tüm kurum ve kuruluşlarıyla mücadele etmekte olduğu FETÖ/PDY ile mücadeleyi sekteye uğratacağı anlatıldı.

İtiraz yazısında, CMK ile ilgili yasalar incelendiğinde sulh ceza hakimliklerinin yargılama yapmadıkları ve dolayısıyla delilleri değerlendirme yetkileri olmadığı kaydedilerek, hakimliğin beraat kararı verir gibi karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi düşündürücü olduğu da kaydedildi.

Hakimliğin, Paksoy'un AKFA isimli şirkette çalışmasının suç olarak değerlendirilemeyeceği yönünde görüş belirterek, söz konusu soruşturmanın "boş bir soruşturma" olduğu izlenimini verecek şekilde karar vermesinin de hukukla bağdaşmadığı belirtilen itiraz yazısında, Paksoy hakkında verilen tahliye kararının kaldırılarak tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması talep edildi.

ETİKETLER