NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başika üssü orada duracak

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

Fırat Kalkanı Harekatı'yla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cerablus'a girdik, El Rai'ye girdik. Şimdi Dabık'a ilerliyoruz" dedi. Erdoğan, Başika için ise şöyle konuştu: "Bu üs orada duracaktır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi düzenlenen Rize’de toplu açılış töreninde konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul ve Ankara’ya 15 Temmuz anıtı dikileceğini söyledi.

Erdoğan, İstanbul'daki anıtın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün çıkışında olacağını dile getirdi.

Ne dedik, 'İnlerine gireceğiz, onlar kaçacak, biz kovalayacağız' dedik. Kovalıyor muyuz? Kaçıyorlar mı? Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, şimdi kaçtıkları yerin vatandaşı olsunlar. Artık onlar bu milletin vatandaşı olarak anılmayacaklar.

15 Temmuz'la hesaplaşmak demek elbette öncelikle bu darbe girişimini yürüten örgütün tüm mensuplarını kamudan, iş dünyasından sivil toplumdan, her yerden kazıyıp atmak demektir. Bazıları diyor ki, 'bu mağduriyetlere sebep olmuyor mu ' Benim 241 şehidim ve ailesi mağdur değil mi? Benim 2 bin 194 gazimin ailesi, gazilerimiz onlar mağdur değil mi? Onları savunmayacaksınız, hala bize 15 Temmuz'u yaşatanları mağdur diye göstereceksiniz. Kusura bakmayın adetullaha terstir bu.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, millet diyor millet. Ben demedim. Niye Çünkü canı yanan bu millet. Bu şehitlerimizle ilgili kararı vermeye devletin yetkisi var mı Bana göre yok. Meclis Başkanımız aslında hukukçudur, kıdemlidir. O gece parlamentomuzun başkanı olarak o gün kapalı olduğu halde parlamentoya koşup adeta ikinci kurtuluş mücadelesini vermek için parlamentoyu açtılar ve milletvekillerimizle beraber parlamentoyu kapalı tutmadılar. Niye Bu millete o yakışırdı da onun için.

Siz ne aziz milletsiniz, ne mübarek bir milletsiniz. Sizin benzeriniz yok. Herkes bombalardan kaçarken, siz kaçmadınız, üzerine gittiniz. Tankların üzerine gittiniz. Yılmadınız, usanmadınız. Benim sadece Sabri kardeşim gitmedi. Benim Türkan Hanım kardeşim de tankın üzerine gitti. Tanklar onu sıkıştırdı, parçaladı ama o şehadete yürüdü. Bizim Nene Hatunlarımız da var, elhamdülillah Mehmedimiz de var.

"EY FETÖ BURAYI YÖNETEMEYECEKSİN"

Menderes, Zorlu, Polatkan, onların idamındaki gibi davranmadı bu millet. O bir dersti ama şimdi dedik ki, kusura bakmayın artık ey Fetö, Pensilvanya'dan burayı sen bu şekilde yönetemeyeceksin. Korkaklık senin şanındandır. Eğer sende zerre kadar yiğitlik varsa dön gel ülkene. Gel, gidip de Amerika'ya sığınma. Gel buraya o zaman, gel burada yargılan. Gelemez. Niye Korkakların şanı kaçmaktır, kaçmak. Korkaklar, zafer takı dikemez, onu yiğitler diker. İşte onu sizler diktiniz, dikiyorsunuz, zafer anıtlarını Allah'ın izniyle bu millet dikti, dikiyor.

Kendini bu örgütün mensubu olarak gören herkes terör örgütü üyeliğini, sıfatını kabul ediyor demektir. O gece darbeciler başarılı olmuş olsaydı sadece demokrasimiz rafa kaldırılmış olmayacaktı. Türkiye, tarihinin en ciddi işgal tehdidiyle karşı karşıya kalacaktı. Düşünebiliyor musunuz, cumhurbaşkanlığıyla, parlamentosuyla, hükümetiyle, Türk Silahlı Kuvvetleriyle, diğer güvenlik ve istihbarat kuruluşlarımızla velhasıl devlet ve millet olarak el ele mücadele verdiğimiz halde karşı karşıya olduğumuz tehlikelerin büyüklüğünü de sizler gördünüz.

Türkiye'nin Suriye'de başlattığı operasyonu önlemek isteyenlerin, 15 Temmuz'un arkasında olmadığını söyleyenin ya dünyadan haberi yoktur ya da bizzat kendisi de bu işin içindedir. Aynı şekilde Başika'daki Türk askerinden rahatsız olanlarla, ülkemizi Musul operasyonunun dışında tutmak için yırtınanlarla '15 Temmuz'un ilgisi yok' demek, milletin aklıyla alay etmek demektir. Bunu biz yutmayacağız. Ülkemize yönelik saldırılar 2013 yılından beri farklı görünümler altında, farklı kesimler kullanılarak ama kesintisiz şekilde yürüyor. Bu açık gerçeğe rağmen hala bu işlere 'tiyatro, oyun, mizansen' diyerek bu şekilde bakanların durumu artık gaflet çizgisini aşıp ihanet sınırlarına giriyor. Gezi'ye ağaç, 17-25 Aralık'a hukuk, PKK'nın çukur eylemlerine sivil direniş diyenler 15 Temmuz'u sığdıracak kılıf bulmak için beyhude uğraşıyorlar. Bu mızrak hiçbir çuvala sığmaz.

“DABIK’A İLERLİYORUZ”

Cerablus'a girdik, arkadan El Rai'ye girdik. Şimdi ilerliyoruz, nereye? Dabık'a ilerliyoruz ve orada 5 bin kilometrekarelik bir alanı terörden arındırılmış güvenli bölge olarak ilan edeceğiz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok ama ülkemizde 3 milyon mülteci var. Onlara yer hazırlayalım, onlar topraklarına dönsünler, onları güvenli şekilde orada yaşatalım, atacağımız adım bu. Teklifimizi koalisyon güçlerine yaptık. Şu anda Suriye'de beraber yürüyoruz. Fakat rahat durmuyorlar ki şimdi Irak'ta başladılar.

Şimdi 'Musul'u alacağız' diyorlar. Kusura bakmayın Musul'un ne DEAŞ terör örgütüne ne de başka terör örgütlerine verilmesine müsaade etmeyiz. Diyorlar ki, 'Irak merkezi yönetiminin buna müsaade etmesi lazım.' Irak merkezi yönetimi önce başının çaresine baksın. Bugüne kadar DEAŞ'i niye Irak'a, Musul'a soktu. Neredeyse Bağdat'a girecekti DEAŞ terör örgütü. Neredesin Irak'ın merkezi yönetimi.

“BAŞİKA ÜSSÜ ORADA DURACAK”

Şu anda koalisyon güçlerine bugün Dışişleri Bakanım, Lozan'da teklifi yapacaklar. Biz, koalisyon güçleriyle beraber DEAŞ terör örgütüne ve diğer terör örgütlerine karşı orada mücadeleye varız. Başika üssümüz konusunda da kimse konuşmasın. Bu üs orada duracaktır, duracaktır. Çünkü Başika aynı zamanda Türkiye'ye olacak terör saldırıları için bir sigortadır. Bizimle dayanışma içerisinde olan samimi müttefiklerimize sesleniyorum; Irak merkezi yönetimi beni ziyarete geldiği zaman, ey Başkan İbadi, böyle konuşmuyordun. Bizden orada böyle bir üs kurulmasını isteyen sendin. Daha sonra senin savunma bakanların gidip oraları ziyaret etti. Şimdi ne oldu da değiştin Hangi üst akıl sana talimat verdi de havan değişti. Öyle bize kuru sıkı atmaya, meydan okumaya kalkma. Bu yol farklı bir yol. Biz kendimizi bu yola farklı adamışız. Gerekli görüşmeleri yapıyoruz.

EZİDİLERE ÇAĞRI

Ezidiler, bak teröristlerle iş birliği yapmayın. Şu anda ülkemde bu kadar Ezidi'yi kamplarda biz besliyoruz. Kapılarımızı biz size açtık. 'Hristiyan' demedik, ayrım yapmadık, kapımızı açtık ama şimdi bazı yanlış oyunların içerisine giriyorsunuz. Bu yanlış oyunlar size kar değil zarar getirir.

KILIÇDAROĞLU’NA YENİKAPI TEPKİSİ

Bu konuyu açacağım bugün, mecburum. Yenikapı buluşmasını biz düzenledik. İktidar partisi davet ettik, tereddüt etmedi evet dedi. Sayın Bahçeli de kabul etti. Kılıçdaroğlu önce kabul etmedi, son günden bir gün önce olumlu yanıt verdi. Peki ne oldu? Önce memnun olduklarını söylediler. Ama son zamanda baktım ki başladılar, 'Biz böyle bir Yenikapı ruhundan yana değiliz.' Olsan ne yazar, olmasan ne yazar Senin olup olmaman bir şeyi değiştirmez. Oradaki 5 milyon ne diyor, bizim için o önemli. Aynı anda tüm Türkiye'de bir o kadar da ekranlardan izledi, 10 milyon. Bizim için o önemli. Biz yürüdük. Ne diyor şair, 'Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.' Millet yürüdü. Biz milleti hakem tuttuk, tutmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin dara düştüğü her konuda, çözümü milletimizin desteğinde aradık, milletimizin desteğinde arıyoruz. Eğer milletimizle aramızda güçlü bir bağ olmasaydı 15 Temmuz'da darbecilere direnecek cesareti kendimizde bulamazdık.

Bu ne ruhtur? Savaş uçakları, helikopterler tepemizde uçarken, tankların namluları üzerimize çevriliyken biliyorduk ki millet bizimle. O gece herkes şehadete yürüyordu. Sokaklar öyleydi. Şehitlerimizin yakınlarından, gazilerinden öyle hatıralar dinliyoruz ki aman yarabbim. Kendinizi tutmak mümkün değil.

Bana göre 15 Temmuz bu işin altın vuruşu olacaktı. Hamdolsun onu da akamete uğrattık. Hemen arkasından başlattığımız Cerablus Operasyonu ile uzun zamandır yapmak istediğimiz ama sürekli engellendiğimiz karşı hamleleri de başlattık. PKK'nın daha çok bomba yüklü araçlar ve yola döşenen patlayıcılarla gerçekleştirdiği eylemler sebebiyle yeteri kadar dikkat edilmiyor olabilir ama bu örgüte tarihinin en büyük darbeleri vuruluyor. Örgütün çeyrek yüzyıldır girilmemiş inlerine giriyoruz. Yuvalandıkları delikler birer birer imha ediliyor. Aynı şekilde DEAŞ'ın, ülkemizdeki organizasyonu büyük ölçüde çökertilmiş durumda. Diğer terör örgütlerine yönelik operasyonlarla da çok önemli neticeler elde ediliyor. Musul meselesinde gerek Irak'tan gerekse diğer yerlerden bu kadar yüksek ses çıkmasının sebebi bizim orada kurulmak istenen mezhep oyununu görüyor deşifre ediyoruz.

Türkiye mezhepçi değil. Mezhepler bizim dinimiz değildir. Bizim tek dinimiz var. Din-i Mübin-i İslam. Başka bir şey yok. Diğerleri yorumdur. Benim de kendime göre bir yorumum vardır, ayrı mesele. Ama hiçbir yorum. dinimin üzerinde olamaz.”

ETİKETLER