NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'nin bildirisine sert yanıt

ntv.com.tr

Türkiye
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Keçiören'de düzenlediği toplu açılış törenine Başbakan Binali Yıldırım da katıldı.

Ankara'da toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin dün yayımladığı bildiriyi "Bildiriler yayınlamak suretiyle Cumhurbaşkanına ve hükümetine saldırmak hiçbir siyasetçiye yakışmaz" sözleriyle eleştirdi.

İlişkili Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Keçiören'de yapılacak Ankara Büyükşehir Belediyesi Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.

Erdoğan'ın hedefinde anamuhalefet partisi CHP vardı. 

Cumhurbaşkanı, Parti Meclisi toplantısının ardından yayımlanan ve Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyon ile HDP'li milletvekillerinin tutuklanması üzerinden eleştirilerin yer aldığı CHP bildirisine tepki gösterdi.

"Bugün hak için, halk için ne yaptın, bu soruyu kendimize sormakla mükellefiz. Bizim siyaset felsefemizin temeli işte budur. 1994 yılından beri sorumluluk üstlendiğimiz her alanda elde ettiğimiz başarıların sırrı da budur" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Yoksa kalkıp bildiriler yayınlamak suretiyle bu ülkenin Cumhurbaşkanına, bu ülkenin hükümetine saldırmak hiçbir siyasetçiye yakışmaz. Ondan sonra da 'niye yargıya gidiliyor.' Eee nereye gidilecek? Herkes haddini bilecek. Bu ülkede vatana ihanet edenlerin, terör estirenlerin avukatlığına soyunanlar bunun bedelini ödemek durumdalar, hesabını vermek durumundadır. 

Bizim anlayışımızda millete ve ülkeye hizmet eden abad olur, milleti karşısına alan da bedbaht olur, olay budur. Biz milletimize güvendik, inandık, sırtımızı şu veya bu örgüte değil, sadece ve sadece Hakk'a ve halka dayadık, farkımız bu. Hamdolsun necip milletimiz de bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, mahcup etmedi."

"MİLLET KENDİSİ İÇİN ÇALIŞANLARA SAHİP ÇIKTI"

Erdoğan, milletin arkalarından yürüdüğünü ve kendilerini hiç yalnız bırakmadığını belirtti.

Bunun bir örneğinin 15 Temmuz gecesinde yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte 15 Temmuz gecesi olduğu gibi gerekirse canını ortaya koyarak tanklara, helikopterlere, F-16'lara meydan okuyarak iradesine ve kendisi için çalışanlara sahip çıktı bu millet. Bu millet farklı be. Bu millet aziz, yüce ve bu millet gücünü Hakk'tan alan ve sevdiğini de Allah için seven bir millet" diye konuştu.

Erdoğan, FETÖ darbe girişimi sırasında başta Keçiören olmak üzere tüm Ankara'nın tarihe geçecek bir destan yazdığını vurgulayarak, Genelkurmay kavşağında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi etrafında şehit olanların arasında çok sayıda Keçiörenli'nin de olduğunu söyledi.

"MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNİN ÜZERİNE ÇIKACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu'nun ortasında yer alan Ankara'nın geçmişte uzun süre düşman işgaline uğramadığını dile getirerek, şunları söyledi:

"Ancak 15 Temmuz'da, Ankara'ya düşman ayağı basmamasının sebebinin coğrafi konumu değil, halkının yüreği, cesareti, dirayeti olduğu ortaya çıkmıştır. Darbeciler tanklarla sokaklara çıktığında onların önünden kaçmak şöyle dursun, tankları önlerine katıp kovalayan bir şehre hangi düşman ayak basabilirdi ki Helikopterler gökten ölüm kusarken, yerden onlara meydan okuyan, yetişebilse kuyruğundan tutup yere çakacak olan bir başkentin evlatlarının önünde hangi düşman durabilirdi ki Savaş uçakları tepelerinden ses hızını aşarak geçerken, hatta bomba yağdırırken binaların çatısından onların üzerine, eline ne geçtiyse fırlatan bir şehrin evlatları, vatanlarının işgaline izin verir mi? Vermedi ve Allah'ın izniyle bundan sonra da vermeyecek. Ben milletimi Allah için seviyorum ve milletimizle evelallah bu yolda dimdik duracağız ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine de çıkacağız."

"İDDİALARI DA İDEOLOJİLERİ DE YALAN"

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin önüne sıra sıra dizilen terör örgütlerinin kimi zaman nöbetleşe kimi zaman da hep birlikte kendilerine verilen görevi yerine getirdiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Nedir bu görev? Terör örgütlerine verilen vazife, Türkiye'nin önünü kesmek, dikkatini dağıtmak, enerjisini tüketmek, moralini bozmaktır. Türkiye ne zaman kendisi ve bölgesindeki kardeşleri için hayırlı bir adım atmaya kalksa ortalık hemen toza, dumana boğuluyor. 'DEAŞ denilen örgüt farklı isimlerle neredeyse 11-12 yıldır Irak'ta, 4,5 yıldır da Suriye'de faaliyet gösteriyor. 'PKK derseniz 1984'ten beri kanlı eylemlerini yürütüyor. Diğer terör örgütlerinin de benzer şekilde bir geçmişleri var. FETÖ ise yaklaşık yarım asrı bulan bir hazırlığın ardından üç yıldır tüm gücüyle ülkemize ve milletimize karşı savaş ilan etmiş durumda. Tüm bu örgütlerin, bölgenin yeniden yapılandırıldığı bir dönemde tüm güçleriyle Türkiye'nin üzerine saldırmaları herhalde bir tesadüf değildir. Üstelik bu örgütler, iddiaları ve ideolojileri normal şartlarda asla bir araya gelmez fakat bakıyorsunuz bugün hiçbiri de aynı senaryoda yer almaktan herhangi bir rahatsızlık duymuyor. Çünkü bunların iddiaları da ideolojileri de yalan. Yıllarca eğitim, yardımlaşma,ibadet diyerek milleti kandıran FETÖ'nün, aslında gözünü kan bürümüş bir katil sürüsü beslediğini 15 Temmuz'da hep birlikte gördük. Üstelik bizim verdiğimiz vergilerle ordumuza aldığımız uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla, toplarla, silahlarla bu milletin evladına bunlar ölüm yağdırdılar."

"MASKE YIRTILDI, HER ŞEY MEYDANA ÇIKTI"

"Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz." mısralarını hatırlatan Erdoğan, buna benzer bir hadise yaşanmasa, bu kadarın tahmin edilemeyeceğini söyledi. "Maske yırtıldı, her şey meydana çıktı." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bölücü örgüt de lafa gelince demokrasiyi, hakkı, hukuku hiç ağzından eksik etmez ama döktüğü kanın haddi hesabı yoktur. DEAŞ ise İslam'ı istismar eden örgütlerin en alçaklarından biri. Müslümanlara DEAŞ'ın verdiği zararı ancak Haçlı seferlerindeki katliamlarla mukayese edebiliriz. Bu örgüt de aslında kesinlikle yolu kesişmemesi gereken Türkiye'yi en önemli hedefi haline getirmiştir. İşte Anamuhalefet partisinin bildirisinde, kalkıyor, sarayı ve iktidar partisini ne yazık ki 'DEAŞ'a ve diğer terör örgütlerine yardım yataklık yapıyor.' diye suçlama yoluna gidiyorlar. Bunlar ne menem bir Anamuhalefet Böyle bir anlayış olabilir mi Yani DEAŞ'a karşı bu mücadeleyi en kararlı şekilde vereceksin ve üstelik sen de bir bildiri yayınlayıp burada 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış' kabilinden, bizi bastırmaya kalkacaksın. PKK derseniz bir tarafıyla etnik hassasiyetleri kaşıyıp ırkçılık yapar, diğer tarafta dünyada artık hiçbir karşılığı kalmamış bir ideolojiye tapar. Aynı zamanda bu ideolojinin hedefi olan ülkelerle karışık ilişkiler geliştirir. Hani derler ya 'Deve deseniz deve değil, kuş deseniz kuş değil.' Bunlar tam da işte böyledir."

"BATI NE DER, ŞURASI NE DER, BURASI NE DER HİÇ ALDIRIŞ ETMEYİN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk, sade bir hadise var ortada, vahşetler denk." dizelerini okuyarak, her şeyin farklı ancak vahşetlerin ve amaçların denk olduğunu dile getirdi.

Tek başına dahi bu tuhaf manzaranın, içinden geçilen sürecinin önemini göstermeye yettiğini belirten Erdoğan, bazıları hala kendi kısır hesaplarının peşinde koşuyor olsa da milletin oyunu gördüğüne ve kararını verdiğine dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır/ Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır/ Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır/ Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır/ Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.'

Milletimiz, kaderin üzerindeki o kadere teslim olacağını ve sonunda zafere ulaşacağını en son 15 Temmuz destanıyla tüm dünyaya ilan etmiştir. Batı ne der, şurası ne der, burası ne der hiç aldırış etmeyin, Allah ne der ona bakınız. Biz buna bakıyoruz. Türkiye'yi ve Türk milletini hala anlamak istemeyenler için buradan bir kez daha tekrar edeyim, bu milleti bölemeyeceksiniz, bu bayrağı indiremeyeceksiniz, bu ezanları susturamayacaksınız, bu vatanı parçalamayacaksınız, bu devleti yıkamayacaksınız. Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönene kadar bu kararımızdan vazgeçmeyeceğiz, bu yoldan dönmeyeceğiz."

ETİKETLER