NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan FETÖ itirafçıları için uyarı

ntv.com.tr

Türkiye

Beştepe'de Yargıda Birlik Derneği üyelerine seslenen Erdoğan, FETÖ itirafçıları konusunda "Aralarında çok iyi tanıdıklarım var, doğru konuşmuyorlar" uyarısında bulundu. Erdoğan konuşmasında anayasa değişikliği teklifine de değindi ve MHP'ye teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de Yargıda Birlik Dernegi üyelerini kabul etti. 

Burada burada bir konuşma yapan Erdoğan'ın gündeminde FETÖ soruşturmaları ve anayasa değişiklik teklifi vardı.

FETÖ soruşturmalarında tutuklandıktan sonra itirafçı olan örgüt üyeleri için uyarıda bulunan Erdoğan, "Şu anda içeride olanlardan çok iyi tanıdıklarım var. İtirafçı namıyla ortaya çıkıyorlar. Fakat bunlar doğru konuşmuyor" dedi.

Erdoğan, "Bakın bunu açık söylüyorum. İtirafçı diyerek ortaya çıkarken bunlar, gayet iyi aldatmacayı oynuyorlar. En tehlikeli olan da bu. Çünkü bunların bir kısmıyla benim zamanında başa baş görüşmelerim olmuştur, Başbakanlığım zamanında. Şimdi itirafçı olarak söyledikleriyle Başbakan olduğum zaman bana söylediklerine baktığım zaman tamamen aykırı ifadeler. Bu oyuna asla gelmemek gerekiyor" diye konuştu.

MHP'YE TEŞEKKÜR

TBMM'de ikinci tur görüşmeleri başlayan anayasa değişiklik teklifine de değinen Erdoğan, teklifle yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkinin yeniden düzenlendiğinin altını çizdi.

Bunun demokratik demokratik bir anlayışla yeniden belirlenmesinin Türkiye için kayıp değil aksine bir kazanç olduğunu belirten Erdoğan'ın MHP'ye de teşekkürü oldu:

"Bu yöndeki tüm gayretlerimize rağmen mevcut sistemde bir netice alamadık. Cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesi bu yönde köklü bir değişimin ilk adımı olmuştur. Gücünü halktan alan bir cumhurbaşkanının milli iradenin temsilcisi olması kadar doğal bir şey yoktur. Patinaj ifadesini hep kullandım. Devletin işlerliğinde bir patinaj var. Bu patinajın ortadan kaldırılması gerekiyor. Çift başlılık işte bunu getiriyor.

Muhalefet partilerimizden Milliyetçi Hareket Partisi'nin bu gerçeği görmesi sayesinde Anayasa'da yeni sisteme uygun değişikliklerin yapılabilme yolu açılmıştır. Ben milletim adına Milliyetçi Hareket Partisi liderine ve ekibine özellikle teşekkür ediyorum. Her şeyi Türkiye için düşünmek durumundayız. Yeni yönetim modelinin ülkemiz için hayırlı olacağına inanıyorum."

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

"Ülkemize milletimize ve şahsıma kurulan tuzakları oyunları fark etmekte zaman zaman geç kaldığımızı görüyorum. Yargıda yaşanan sıkıntılar da bunlar arasındadır. Biz, hayatımızın hiçbir döneminde insanları peşin hükümle kategorize etmedik, buna göre davranmadık. Devletine, milletine, hükümetine, demokratik meşru siyasi kurumlara saygı duyan veya öyle gözüken herkese kapıları açık tuttuk. Hiç kimseye ve hiçbir gruba ne yargıyı ne de başka bir grubu peşinen asla teslim etmiş değiliz. Fakat bu örgütün (FETÖ) zihin dünyası ve organizasyon yapısı, her türlü iyi niyeti istismara müsait olduğu için adeta 'Saman altından su yürüterek' pek çok yerde güç temerküzüne girdiklerini gördük.

Türkiye'nin darbecilerle, cuntacılarla, vesayet odaklarıyla mücadelesi adına yargıya verdiğimiz desteği, bu örgüt (FETÖ) kendi militanlarına yol açmak için kullanmıştır. Bu durum, sadece kadroların istilasına yol açmamış, aynı zamanda darbecilerle, cuntacılarla, vesayet odaklarıyla yaptığımız mücadeleye de çok büyük zararlar vermiştir. Suçlu ile suçsuzu aynı çuvala koyan anlayışın adalet tesis etmesi mümkün değildir. Bir davada tekbir masum dahi mağdur ediliyorsa orada adaletten söz edilemez. 

"O DÖNEMDE YARGIYA MÜDAHALE EDEMEDİK"

Bir takım tutuklamalarla ilgili şahsımın o dönemde verdiği beyanatlar ortadadır. Yargıya o dönemde müdahale edemedik, edemezdik. Kritik görevde olanların örgüt emriyle bu işleri rayından çıkardığı daha sonradan ortaya çıkmıştır.

Hakim ve savcılar görevlerinde bağımsızdır, talimat alamazlar. FETÖ mensubu hakim ve savcılar görevlerini bu kriterlere uygun olarak mı yapıyorlardı?

17-25 Aralık operasyonunu birileri ısrarla şahsi meselem olarak göstermeye çalıştı, hala da çalışıyor. Halbuki 17-25 Aralık operasyonu yargıyı ele geçirmeye çalışan bu örgütün (FETÖ) kendini inkar edilemez bir şekilde açığa çıkarmasının adıdır. 17-25 Aralık'ta "takke düştü kel göründü" olmuştur. 17-25 Aralık da bir darbe girişimidir. Hükümet olarak gösterdiğimiz sağlam duruş bu darbe teşebbüsünü boşa çıkardı.

Bunu başaramayınca 15 Temmuz'da TSK'da yandaşlarıyla gerçekleştirmeye çalıştılar. Milletimizin kahramanlığı sayesinde neticeye ulaşamamıştır. 

"HALA UTANMADAN 'SENARYO' DİYOR"

Hala Pensilvanya'daki zat utanmadan sıkılmadan bütün bunlar senaryo diyor. Biz neyin senaryo olduğunu görüyoruz. Gelecek bunu açık ve net ortaya koyacaktır. Çünkü ben ilahi adaletin tecellisinden zerre kadar şüphe etmiyorum. Yargıda Birlik Derneği böyle bir örgütün adalet teşkilatımızda açacağı zararları engellemek için kurulmuştur. 

HSYK'yı tamamen ele geçirerek yargıyı ele geçirmek isteyenlere karşı bu dernek kurulmuştur, iyi ki de kuruldu. Aksi takdirde meydan bunlara kalacaktı. Meydanı boş bırakırsanız birileri gelir o meydanı doldurur. 

Darbe girişimi sonrası harekete geçen ve mekanizmalarını harekete geçiren kurum yargımızdır. Tüm savcı ve hakimlerimizi milletim ve şahsım adına tebrik ediyorum. 15 Temmuz sonrası iş yükleri artan savcı ve hakimlerimiz gece gündüz çalışarak adalet sisteminin işlemesini sağlamışlardır.

"TASFİYELERİ İŞLERİ KOLAYLAŞTIRDI"

FETÖ'cülerin tasfiyesi, işleri zorlaştırmak bir yana kolaylaştırmış, hızlandırmış, rayına oturtmuştur. Vatandaşlarımızdan aldığımız geri dönüşler hep bu yöndedir. Bugüne kadar FETÖ'cülerin kamudan uzaklaştırılmasından dolayı aksayan bir iş, ortaya çıkan bir mağduriyet henüz görmedim, duymadım. Hatta yılbaşında İstanbul'da yaşanan terör saldırısının failinin yakalanmasında olduğu gibi, gerçekten çok zor ve takdir edilmeyi hak eden işlerin üstesinden başarıyla gelindiğini görüyoruz.

PKK ile müşterek çalışıyorlar. Bunlar terör örgütlerinin işlerini kolaylaştırıyorlar. Her geçen gün eriyorlar. Daha da eriyecekler.

Önümüzdeki dönemde de HSYK'nın çoğulcu ve geniş tabana oturan yapısı mutlaka korunacaktır. Ülke olarak, adalet teşkilatı olarak çok büyük faydasını gördüğümüz bu çoğulcu yapıdan geriye dönüş mümkün değildir."

ETİKETLER