NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Misliyle mukabele etmek durumundayız

ntv.com.tr

Türkiye

Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın Almanya'da bekletilmesine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buna aynısıyla mukabele etmem lazım. Bütün oradaki personelin kimse, neyse bunlara gereğini yapmadığın sürece Türkiye de buna misliyle mukabele eder, etmek durumundadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"İhracatta yapılan saldırıya ilave olarak döviz spekülasyonuyla ekonomimiz çökertilmeye çalışıyor. Ekonomimizin bazı sorunları elbette var, hükümetimiz bunların çözümü için gayret gösteriyor, tedbir alıyor."

"MİLLETİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

"Piyasadaki durgunluk psikolojik ve provakatif eylemlerden gerçekleşiyor. Suni bir kur yükselişiyle karşı karşıyayız. Piyasada bir durgunluk olduğunu biz de görüyoruz, biliyoruz. Bu durgunluğun somut sebeplerinden ziyade, psikolojik ve provokatif faktörlerden kaynaklandığını da gayet iyi biliyoruz. Gerçekten de son günlerde döviz kurunun Türk lirası karşısındaki yükselişinin sebeplerine baktığımızda elle tutulur ciddi iktisadi karşılığı olan hiç bir husus göremiyoruz. Belirli mahfiller tarafından pompalanan olumsuz havanın yol açtığı suni bir kur yükselişiyle karşı karşıyayız. Biz de buna karşılık her zaman olduğu gibi devletin imkanlarını harekete geçirmenin yanında milletimizi bu konuda farklı bir anlamda yardıma çağırdık. Dedik ki 'gelin yastığınızın altındaki dövizleri Türk lirasına çevirin. Türk lirası olmazsa altına çevirin.' Çünkü karşılıksız para basmak suretiyle döviz baskısına bizi almak isteyenlere böyle bir cevabı verelim. Bizi baskı altına almaya çalışanlara böyle bir cevap verdik. Milletime teşekkür ediyorum. Bu millet dert vatansa, milletse gerisi teferruattır diyor."

"BU MİLLETİ FAİZ LOBİSİNE MAHKUM ETMEYECEĞİZ"

40 yıllık siyasi hayatımda şunu gördüm. Eğer bir millet bir şeye inanır, harekete geçerse onu durduracak hiç bir güç yoktur.

Bir asır önce Çanakkale'de yedi düvel, dünyanın en modern savaş imkanlarıyla üzerimize gelirken bu milleti zafere ulaştıran işte bu inanç işte bu imandır. Hatırlayın iktidar olmadan önceki dönemlerde bu ülkede gecelik yüzde 7 bin , 7 bin 500 faizler oldu mu? Oldu. Bunlar kim içindi. O bazı faiz lobileri yok mu onlar içindi. Bunu Osmanlı'ya yaptılar. Osmanlı'ya da yüzde 900' de yaptılar.

Fakat bizim dönemimizde bunu tutturamadılar. Dedik ki biz bu milleti faiz lobisine mahkum etmeyeceğiz. 4, 6'ya kadar düştü, Gezi ile karşımıza çıktılar. Çift haneliye orada tekrar çıktı. Bu döviz baskısına karşı bizler paramıza sahip çıkacağız ve inşallah TL'yi değerlendireceğiz.

1994 Krizini 2004 Krizini bir kaç milyar dolarlık borsa spekülasyonu ile yaşayan Türkiye onlarca milyar dolarlık operasyonları kimseye hissettirmeden gerçekleştirerek ekonomik saldırıların üstesinden geldi. Sadece küresel düzeyde bir yıkıma sebep olan 2008 Krizi sebebiyle ertesi yıl bir küçülme yaşadık. Onu da takip eden yıllarda süratle telafi ettik.

Pek çok gelişme veya gelişmiş devlet hala 2008 Krizi'nin etkilerinden kurtulamamışken, Türkiye oldukça sıkıntılı geçen, Bu yıl dahi büyüme oranında gelişmekte olan ülkeler arasında inşallah yine ilk sıralarda yerini alacak. Avrupa Birliği hesaplama metotları, dünyada ki hesaplama metotları, yakında TÜİK tarafından Türkiye açısından da açıklanacak. Açıklandığında da Türkiye'nin nerede olduğunu gayet iyi göreceğiz" diye konuştu.

"ŞU GÜNLERDE EKONOMİ SİLAHINI BİR KEZ DAHA BİZE DOĞRULTTULAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkelerin kendi para birimleri üzerinden yapılan ticaret teklifinin, ülkeler içinde anlamlı ve cazip bir alternatif haline dönüştüğüne dikkat çekti. Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:"

Kriz öncesi 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde bizi siyaseten köşeye sıkıştırmak için ekonomiyi de bir silah olarak kullanmaya çalışmışlardı. Gezi Olaylarında 17, 25 Aralık'ta Güneydoğu illerimizde çukur eylemlerinde, Suriye ve Irak Krizlerinde hep aynı oyunu oynadılar.

Türkiye'nin Suriye Irak'ta ciddi hamleler yaptığı, Meclis'te cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle ilgili yeni adımların arifesinde bulunduğu, Avrupa Birliği ile ilgili önemli kararlar almak üzere olduğu şu günlerde ekonomi silahını bir kez daha bize doğrulttular. İnsanlar döviz bürolarına , bankalara dolar almak için değil, bozdurup TL'ye geçmek için koşuyor. Sözleşmeler, anlaşmalar, borçlar, alacaklar, kiralar süratle dövizden TL'ye döndürülüyor.

Spor kulüpleri bile artık bu işin içerisine girdi. Dış ticaretimizde çok önemli yeri olan ülkelerle birer birer yerel paralarla ticaret dönemi başlıyor. Rusya ile görüşmeler yaptık demiştim, Rusya'dan bir şey mi alacağız. Onların parasıyla, Rusya bizden mi alacak, bizim paramızla. Çin'le konuştum. Biz Çin'den bir şey mi alacağız, Çin'in parasıyla. Onlar bizden bir şey mi alacak, Türk Lirasıyla. İran'la da konuştuk, nitekim şimdi onlarda açıklamalarını yaptılar.

Bunları yaygınlaştıracağız. Böylece dövizin baskısından ülkelerimizi kurtarmış olacağız. Kur baskısının altında kalmayacağız. Esasen dövizi silah gibi kullanma yöntemi sadece bize değil, pek çok ülkeye uygulanıyor. Bundan korkunç paralar kazanıyorlar. Dolayısıyla kendi para birimlerimiz üzerinden ticaret teklifimiz, bu ülkeler içinde anlamlı ve cazip bir alternatif haline dönüşüyor."

ALMANYA'YA UYARI: TÜRKİYE BUNA MİSLİYLE MUKABELE EDER

(Almanya'da Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın bekletilmesi) Teröristi alıyorsun ülkende misafir ediyorsun, ağırlıyorsun ama bu ülkenin TBMM Başkan Yardımcısını ve heyetini orada kapıda saatlerce bekletiyorsun. Şimdi bunlara aynısını yapmak gerekmez mi ondan sonra Erdoğan oluyor 'diktatör'.

Sen benim Meclis Başkan Yardımcıma, bir bayan milletvekiline bu tür bir yanlışı yaparsan, senin polisin vesairen bunu yaparsa, buna aynısıyla mukabele etmem lazım. Bütün oradaki personelin kimse, neyse bunlara gereğini yapmadığın sürece Türkiye de buna misliyle mukabele eder, etmek durumundadır"

"HEP AYNI OYUNU OYNADILAR"

17-25 Aralıkta Suriye krizlerinde hep aynı oyunu oynadılar. Başarılı olamadılar. 15 Temmuz’da buna yeltenemediler bile. Türkiye’nin gücünü sadece mevcut rakamlarla ölçmeye çalışanlar, tarih boyunca hep yanılmışlardır. Milletimin duası vardır, gönül coğrafyamızda nereye gitmişsek hepsinin gözlerinde aynı şeyi gördük”

"Herkes kendi imkanınca destek oluyor. İnsanlar dolar almaya değil dolar bozdurmaya gidiyor. Kiralar, sözleşmeler, borçlar dövizden TL’ye başladı.

Emin olunuz vatandaşımız zararlı çıkmayacak. Müjdeyi veriyorum. Karlı çıkacaksınız. Dış ticarette yerel paralarla alışveriş dönemi başlıyor. Rusya’yla Çin’le İran’la Türk Lirası üzerinden alışveriş yapacağız. Dövizin baskısından ülkelerimizi kurtaracağız. Kendi para birimlerimiz üzerinden alışveriş teklifi diğer ülkeler için de iyi bir şey."

"Binlerce kilometre öteden gelip burnumuzun dibinde operasyon yapmak isteyenlere müsade etmeyiz. Bizi hürriyetimizden etmek isteyenlerin karşısında eğilmeyiz.

"ŞU EKONOMİ ÇARKINA EL VERELİM"

Akif ne diyor, 'Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum, kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum.' İşte bu anlayışla ülkemizdeki tüm iş adamlarımızı, yatırımcılarımızı, esnafımızı, sanatkarımızı, tüccarımızı harekete geçmeye çağırıyorum. Gelin şu ekonomi çarkına hep birlikte bir ivme verelim. 

Yaşadığımız zorlukları tereddütleri, sıkıntıları biliyorum. Ama gelin, ülkenize güvenin. Ülkenize sahip çıkın böyle bir dönemde, üretime yüklenmeyeceksiniz, istihdamı artırmayacaksınız, ticaretin çarklarının dönmesini sağlamayacaksınız da bunu ne zaman yapacaksınız?

Elin oğlu binlerce kilometre öteden gelip burnumuzun dibinde operasyon yaparken, bize yerinizden sakın kıpırdamayın, diyenleri bize bu vatanı çok görenleri, kusura bakmayın buraları onlara dar ederiz. Piyasadaki durgunluğu başkalarının sona erdirmesini beklemeyelim. İlk can suyunu kendimiz verelim. Herkes bu şekilde davrandığında inanın bana yıl sonuna kalmaz Türkiye yep yeni bir görünüme kavuşur. Devlet üzerine düşenleri yapıyor, hiç endişe etmeyin.

Türkiye'nin El Bab Operasyonu ile dövizin spekülasyonlarını durdurma çabaları arasında bir fark yoktur. Tek bir alanda, tek bir konuda ,tek bir sorunla mücadele yoktur. Mücadelemiz, terörden ekonomiye, dış politikadan yatırımlara her alanda sürecektir. Suriye'deki mücadelemizi , Irak'ta ki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

FETÖ, PKK, DEAŞ'la mücadelemizi içerde ve dışarda sonuna kadar sürdüreceğiz. 10 gün sonra inşallah Boğaz'ın altından Avrasya Tüneli'nin açılışını yapacağız. Çift katlı otomobillerin Avrupa'dan Asya'ya geçtiği bu yeni modern projemizin açılışını yapacağız. İnşallah 18 Mart'ta Çanakkale Köprüsü'nün temelini atacağız. 2017 içerisinde Kanal İstanbul'unda ihalesini yapıp temelini atacağız" dedi.

"TÜRKİYE, 1918 TÜRKİYE'Sİ DEĞİLDİR"

"Osmanlı’da bize çizilen Sevr’de çizilen bir avuç topraktı. Bizim buna cevabımız Misak-ı Milli, Kurtuluş Savaşı oldu. Cumhuriyetimizi kurarak oyunu bozduk. Suriye ve Irak’ta 1918’de yapılması gereken oyunu devam ettirmek var. Ama Türkiye 1918 Türkiye’si değildir. Bu millet savaşların yorgunu olan Türkiye de değildir. Bu Türkiye vatansız kalmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen Türkiye’dir. Ekonomik saldırılar karşısında güçlü duruş sergilemekle FETÖ’yle mücadele etmek arasında fark yok"

"YATIRIMLARI HIZLANDIRACAĞIZ"

"Tek bir hususun değil tüm meselelerimizi çözene kadar durmak yok. Suriye’deki Irak’taki DAEŞ’le mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yatırımlarımız yavaşlatmak şöyle dursun daha da hızlandıracağız. Avrasya Tüneli'nin açılışını yapacağız. İnşallah 18 Mart’ta Çanakkale Köprüsü’nün temelini atacağız.
Reel ekonomiyi güçlendirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Haksızlıklara son vermek için elimizden geleni yapacağız. Tek mazlumun canının acıtılmasına ortak da olmayacağız. Rıza da göstermeyeceğiz. Paranın kirli yüzüne teslim olmayacağız. Gücümüzün asıl kaynağı paramızın çokluğu değil birliğimizin kuvvetidir. Öyleyse tek bayrak, tek millet, tek vatan diyeceğiz. Hep birlikte Türkiye olacağız.”

ETİKETLER