NTV

Erdoğan: Bu ülkede kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak

Anadolu Ajansı

Türkiye

Reina saldırganının yakalanmasını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Artık bu ülkede kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak, hukuk devleti sınırları içerisinde herkesten hesap sorulacaktır'' ifadesini kullandı.

İlişkili Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de, SGK hizmet binalarının toplu açılış töreninde konuştu.

Yılbaşı gecesi İstanbul Ortaköy'deki Reina gece kulübünde yaşanan terör saldırısının failinin dün gece güvenlik güçlerinin başarılı operasyonuyla yakalandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha önce de ifade etmiştim, artık bu ülkede kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır. Hukuk devleti sınırları içerisinde herkesten hesap sorulacaktır. Ortaköy saldırısının faili teröristin yakalanmış olması, bu güvenlik anlayışının önemli bir tezahürüdür" diye konuştu.

Erdoğan, Ortaköy'deki terör saldırısının failinin yakalanmasında emeği geçenlere teşekkür ederken, bundan sonra başarılarının artarak devam etmesi temennisinde bulundu.

''BENİM SEVGİLİ VATANDAŞLARIMIN ELİNDE BAYRAKTAN BAŞKA SİLAH YOKTU''

Türkiye tarihinde ilk defa bir darbe girişiminin vatandaşların kararlı duruş ve direnişle boşa çıkarmanın başarıldığını belirten Erdoğan, girişim sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin etrafında 29 vatandaşın şehit ve 36 vatandaşın gazi olduğunu anımsattı.

"Benim milletim, benim vatandaşım, benim sevgili kardeşlerim o gece 'haydi meydanlara' dediğimiz zaman niye kalkıp acaba bu Külliyenin hemen etrafına geldi?" sorusunu yönelten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Benim sevgili vatandaşlarımın elinde bayraktan başka silah yoktu. Onun en büyük silahı bayrağımızdı. F-16'lar hemen şu kavşağa bombalar yağdırırken, helikopterler aynı şekilde mermilerini yağdırırken bizim vatandaşımız kaçmadı. Onlar feda-i can ettiler. Çünkü onlar şehadete yürümeye karar vermişlerdi. Yılmadılar. İşte İstanbul'da da, Ankara'da da ülkemizin her bir yanında benim vatandaşım gövdesini siper etti. Kime karşı? Bu hainlere karşı. Onlar yılmadılar. Tankın, topun üzerine o F-16'ların üzerine öyle gittiler. Onun için bu millet çok yüce bir millet, bu millet çok aziz bir millet. O bakımdan diyorum, biz muasır medeniyetler seviyesinin üstüne Allah'ın izniyle çıkacağız. Hiç endişe etmeyin.

İstiklalimizi, istikbalimizi kanlarımızla savunduğumuz bu darbe girişimi, demokrasi tarihimizin en az Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı 23 Nisan 1920, en az gerçek anlamda çok partili hayata geçtiğimiz 14 Mayıs 1950 seçimleri kadar önemli bir dönüm noktasıdır. Daha da ileriye giderek, milletimizi harekete geçiren saikler ve göze alınan fedakarlık bakımından bu hadiseyi doğrusu Çanakkale ve Kurtuluş Savaşımızla aynı çizgide görmemiz gerektiğine inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'ten bu yana ardı ardına yaşanan hadiselerin Türkiye'nin yeni bir istiklal mücadelesi içinde olduğunu gösterdiğinin ifade ederek, "Bu defa muhatabımız kendi isimleri ve askeriyle karşımıza çıkan düşmanlar değil. Onlar ve onların kullandıkları maşalar olan terör örgütleridir. İsimlerinin, söylemlerinin farklı olduğuna bakmayın. PKK, DEAŞ, FETÖ, YPG, DHKP-C ve diğerleri, hepsi de aynı senaryonun oyuncularıdır. Birbirlerinden farkı yok. Tüm terör örgütlerinin tek bir vazifesi, tek bir misyonu vardır. Bu da milli birliğimizi, ülkemizin bütünlüğünü tehdit etmek suretiyle Türkiye'nin önünü kesmek, ayağına pranga vurmak, 2023 hedeflerini sabote etmektir. Edemeyecekler. İnşallah biz göremeyeceğiz ama torunlarımız görecek. İnşallah 2053'ü de bu milletin evlatları gerçekleştirecek 2071'i de" değerlendirmesinde bulundu.

''GARİP TEPKİLER, OYUNUN BOZULMASINDAN KAYNAKLANIYOR''

Suriye ve Irak'ta yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suriye ve Irak'ta geciktirildikçe geciktirilen operasyonların, bu ülke halklarının selameti ve hayrına değil, ülkemizi de içine alan daha büyük bir terör dalgasına zemin hazırlama niyetini taşıdığı artık gizlenemez bir hakikat olarak karşımızda durmaktadır. Türkiye'nin sahaya inmesi karşısında gösterilen garip tepkiler, bu oyunun bozulmasından kaynaklanıyor. Mezhep çatışması senaryosuna ülkemizi de dahil etmek için gösterilen gayretleri, bu amaçla açılan hayat tarzı tartışmalarını çok iyi takip ediyoruz."

''AÇIKÇA MEYDAN OKUYORUM''

Suriye'deki muhalif grupları Türkiye'ye karşı tahrik etmek için oynanan oyunları, çıkartılan dedikoduları bildiklerini aktaran Erdoğan, aynı şekilde 6-8 Ekim olayları sırasında Kürt vatandaşlar üzerinde oynanan oyunların da hafızalarda olduğunu kaydetti.

Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Hani bunlar diyor ya; 'Biz Kürtlerin temsilcisiyiz.' Yalan söylüyorlar. Ben, Kürt kardeşimi beni yaradan Allah, ne emrediyor ondan dolayı severim. Yaratılanı Yaradan'dan ötürü severim. Bizim inancımızda Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Abaza'sı, Roman'ı, Boşnağı böyle bir ayrım var mı? Biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Bizim birliğimizin, beraberliğimizin altında zaten yatan ilke bu. Ama bunlar, bunu yapamazlar. Biz Hakkari'ye havalimanı yapıyoruz, adam gidiyor havalimanını vuruyor. Iğdır'a yapıyoruz, aynı. Kars, Ağrı hiçbir ayrım yok. Bu hizmetlerin hepsini buralara götürdük. Ben şimdi buradan açıkça meydan okuyorum; Bütün bu terör örgütleri elinizden geleni ardınıza koymayın. Çünkü bize göre, 'Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır / Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır."

Erdoğan, milletle birlik olarak bu mücadeleyi başarıya ulaştıracaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2013 yılında Gezi olaylarında sokakları ateşe veren vandallara nasıl meydanı bırakmadıysak, 17-25 Aralık'ta hukuk darbesi yapmak için kapımıza dayananlara nasıl eyvallah etmediysek, mahalli idareler, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilli seçimlerinde bizi yıkmaya çalışanlara nasıl fırsat vermediysek, 15 Temmuz'da darbe yapmak için harekete geçenleri nasıl milletimizle birlikte başarısızlığa uğrattıysak, Suriye'de sınırımızda terör bölgesi oluşturmaya çalışanların heveslerini nasıl kursaklarında bıraktıysak, ekonomide kurulan tuzakları, Suriye ve Irak'ta yazılan senaryoları, bölgemizde oynanan oyunları da aynı şekilde yerle yeksan edeceğiz" ifadelerini kullandı.

FİNANS SEKTÖRÜNE ÇAĞRI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yönelik saldırıların en önemli araçlarından birinin de ekonomi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 14 yılda ekonominin geçirdiği yapısal dönüşümün ortada olduğuna dikkati çekerek, "Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelme vizyonumuzu da içeren 2023 hedeflerimize ulaşabilmek için gereken yapısal reformlar zaten gündemimizde. Bununla birlikte şu gerçeğin de farkındayız, özellikle 2013 yılından beri maruz kaldığımız tüm saldırılar, ekonomi boyutuyla kurgulanmakta ve sahnelenmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun ekonomiyi durdurma, sanayicilere 'yatırım yapmayın, paranızı bankada tutun' söylemlerine kadar pek çok emaresinin bulunduğunu aktaran Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Paranızı bankada tutun' denmesi ne demektir biliyor musunuz? 'Paranı o finans kuruluşlarının sahiplerine ver, onlar hiçbir yatırım yapmadan reel sektöre oradan korkunç vurgunlar vursun' demektir. 'Ülkenin reel sektörüne değil, paranı git bankaya yatır, bankanın patronu kimlerse onlar da vurgunu vursun'. Bu odur. Finans sektörünün sahibi durumunda olanlar, eğer bu ülkede girişimciye, yatırımcıya gerekli kredi musluklarını açmıyorsa, kim ne derse desin karşısında bizi, hükümeti bulacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların kredi alarak mevcut yatırımı varsa onu genişleteceğine veya yeni yatırımlara gireceğine ve bunun da istihdama, üretime etki edeceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer bu kredi muslukları açıldığında verilen krediler böyle insanı çıldırtırcasına yüksek faizle olmaz da hakikaten dürüst bir şekilde düşük faizle olursa, yatırımcının rekabet gücünü de artıracaktır. Bu da olduğu zaman, Türkiye'nin sıçrama yapması çok daha kısa, çok daha çabuk olacaktır.

Benim sözlerim birilerinin hoşuna gitmez, bundan memnun olmazlar. Hatta bazıları da 'Siz Cumhurbaşkanı olarak bunları söylemeyin, bunları başkaları söyler...' Olur mu canım, ben sorumluluk makamındayım. Ben söylemezsem olur mu? Bu millet bize oyunu verirken ne dedi, 'Benim haklarımı sonuna kadar koru' dedi. Biz de korumaya mecburuz. Acımasız parayı kullananları ben 'ekonomik terör estiriyorlar' diye vasıflandırıyorum. Bu budur. Bunun başka izahı yoktur."

ETİKETLER