NTV

Erdoğan: Millet daha büyük tabelayı diker

Türkiye

Başbakan Erdoğan, Kazım Karabekir’in adını caddeden kaldıracağını bildiren Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık’a tepki gösterdi. Erdoğan, “Bu karşı atakları getirir. O tabelanın daha büyüğünü, daha görkemlisini, daha kalıcısını millet getirir yarın oraya yeniden diker. Sen tabelayı bırak, hizmetine bak” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Dünya Çevre Günü” nedeniyle düzenlenen "Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi Toplu Açılış Töreni”ne konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

Sadece betondan, asfalttan, metalden ibaret bir şehir, ruhu olmayan mekanik bir şehirdir. Biz yaşayan bir varlık olarak gördüğümüz şehirlerin ruhu olmasını, kimliği olmasını, özgün olmasını arzu ediyoruz. Amacımız şairlere, ressamlara, bestekarlara ilham verecek şehirler, yerleşim alanları inşa etmektir.

Ağrı'da belediyecilik konusunda vereceği hizmetlerle, geliştireceği projelerle gündeme gelemeyenler Kazım Karabekir'i dert edinmişler şimdi onunla uğraşıyorlar. Erzurum'u, Kars'ı, Ağrı'yı düşmandan kurtaran orduya komutanlık eden Kazım Karabekir'in ismi her şeyden önce milletimizin gönlüne, kalbine kazınmıştır.

Bir taraftan beldenin veya köyün ismi Türkçe mi Kürtçe mi olsun, bununla mücadele verirken öbür taraftan kalkıp da bizim tarihimize mal olmuş böyle bir ismin sokak tabelasını kaldırmakla milletin gönlündeki izi, muhabbetini mi sileceğini zannediyorsun? Bu karşı atakları getirir. O tabelanın daha büyüğünü, daha görkemlisini, daha kalıcısını millet getirir yarın oraya yeniden diker. Sen tabelayı bırak, hizmetine bak.

'TEBRİK BEKLEMEYE HAKKI YOK'
Kalkıp da 'devlet terörü' ifadesini kullananların bizden tebrik beklemeleri de hiçbir zaman hakkı olmayacaktır. Şu anda bu devletin başında Başbakan olarak Tayyip Erdoğan var. Biz, bu ülkede eğer barışı egemen kılacaksak, karşılıklı saygıya dayalı olarak kuracağız. Ama bundan bihaber olanlar, bu işi sadece dilinde yaşayanlar bunu halka yaşatamazlar.

Bir yandan ağızlarından çözüm sözünü düşürmeyip, bir yandan da çözümü sabote edecek her şeyin içinde, arkasında yer alanlar aslında kendi kendilerini bitiriyorlar. Acıdan, ölümden, kandan, çatışmadan beslenenler gıdaları kesilince şaşkın şekilde yalpalamaya, sağa sola çarpmaya başladılar.

'ASLINDA KENDİLERİNİ BİTİRİYORLAR'
Bir yandan ağızlarından çözüm sözünü düşürmeyip, bir yandan da çözümü sabote edecek her şeyin içinde, arkasında yer alanlar aslında kendi kendilerini bitiriyorlar. Acıdan, ölümden, kandan, çatışmadan beslenenler gıdaları kesilince şaşkın şekilde yalpalamaya, sağa sola çarpmaya başladılar.

'ÇOK ÇİRKİN BİR ŞEY'
Meselelerimizi şiddetle değil, siyasetle çözmeye uğraşırken, yol kesenlerin söyleyecek sözü kalmamaştır demektir. Diyarbakır'da oturma eylemi yapan çocukları kaçırılmış annelere şu çirkin iftirayı yapanlara bakın 'Onlar MİT tarafından para vermek suretiyle oraya getirilen annelerdir' diyorlar. Böyle bir hakaret olabilir mi, böyle edep dışı bir yaklaşım olabilir mi? İşte cevabı onlar bizzat kendileri verdi. Çok çirkin bi şey. Bunlarda her numara var. takiye var, yalan var, iftira var, her şey var. Bütün bunlara karşı benim milletim uyanarak, gereken desteği bize vermek suretiyle, onların da inanıyorum ki testisi zaten yolda kırılacaktır. Gerçek demokrasi, gerçek özgürlük bunların bünyesine ağır geldi, kaldıramadılar.

'BUNLARIN ÇEVRE DERDİ YOK'
Bunların çevrecilikle alakası yok, bu Gezicilerin safiyane havasına girmek suretiyle 12, 13 tane ağaç söküldü, bir başka yere dikilecek, bunlar ağaç katliamı yapıyor diye başlattıkları olaylarda, sadece o eylemler esnasında oradaki yaptıkları çevre katliamını kimsenin unutması mümkün değil. Taksim'de, Dolmabahçe'de yaptıkları ağaç katliamı hepsi ortada, dozerlerle, loderlerle bütün çevre düzenlemesini tahrip ettikleri ortadadır. Bunların adında çevrecilik var. Türkiye'de çevrecilik adına ne yaptınız diye sorun, ortaya koyacakları ciddi bir eser göremezsiniz. Biz, yapılan provokasyonların amacını gayet iyi biliyoruz, ama milletimin de bunu gayet iyi anlamasını temenni ediyorum. Fakat bunlar beyhude uğraşıyorlar, milletimizin basireti bu oyunları bozmaya yeter.

'YOL KESMEK GÜNLÜK MESAİ OLDU'
Allah aşkına elinde molotoflarla, kilit taşlarını sökenler, cam çerçeve indirenler, polis çevrecilikten bahsedebilir mi? Bunlar için adeta günlük mesai haline geldi. Daha yeni, bakıyorsunuz polis araçlarını yakıyorlar, deviriyorlar. Adeta bunlar için günlük mesai haline geldi bu. Yolları kesiyorlar, yollarda, işi gücü yok kanal açıyorlar 'araçlar geçmesin' diye. Bunlar terörist mi desek, eşkıya mı desek, yol kesen mi desek, her şey var bunlarda. Destekledikleri siyasi partinin de bunlardan zaten anlayış itibarıyla farkı yok."