NTV

"Gazi'nin adını ağızlarına almayı haketmiyorlar"

ntv.com.tr

Türkiye

Beştepe'deki 10 Kasım töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "mirasyedi" olarak nitelendirdiği CHP'yi Atatürk'ün mesajlarını anlamamakla eleştirdi ve "Onun adını ağızlarına almayı haketmiyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Atatürk'ü anma törenine katıldı.

Konuşmasına, "Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi ilk cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal'i rahmetle yad ediyorum" diyerek başlayan Erdoğan, bu vesileyle 15 Temmuz'da ülkelerini ve özgürlüklerini korumak için canlarını feda eden şehitlere, bu uğurda yaralanan gazilere, ölümü göze alarak caddeleri, sokakları dolduranlara şükranlarını iletti.

Milletin nezdinde Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Doğu ve Güneydoğu'da yıllardır yürütülen terörle mücadele ile 15 Temmuz darbe girişiminin hiçbir farkı bulunmadığını, hepsinin milletin yedi düvele karşı verdiği istiklal ve istikbal mücadeleleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, bugün Türkiye'nin, Suriye ve Irak'ta izlediği politikayı, Avrupa Birliği ve genel olarak Batı karşısındaki duruşunu sorgulayanların, milletin asırlık hürriyet mücadelesinin anlamını kavrayamadığını ifade etti.

Erdoğan, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü olmadığına işaret eden, şöyle devam etti:

"Her şeyden önce bizim tarihimizde sömürgecilik lekesine, böyle bir utanca asla rastlayamazsınız. Bizim medeniyetimizde hangi kökenden, hangi inançtan olursa olsun, aynı vatan topraklarında yaşadığımız, aynı havayı soluduğumuz, ekmeğimizi bölüşüp yediğimiz herkes kardeşimizdir. Tüm devletlerini bu anlayışla kurmuş bir milletin, başkalarının haklarını gasbetmesi söz konusu olamaz. Tam tersine bizim ecdadımız gittiği her yeri mamur ve abad etmiştir.

Orta Avrupa'dan Afrika'nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada asırlarca güven ve huzur ortamını tesis etmeyi başarmış bir devlet geleneğine sahiptir. Böyle bir müktesebattan, Batı tarzı bir işgalcilik profili çıkarmaya çalışanlar beyhude uğraşıyorlar. Bugün gidin Suriye'ye, gidin Irak'a, gidin Kuzey Afrika'daki, Orta Doğu'daki, Balkanlardaki herhangi bir yere, oradaki insanlara Türkiye ile Türk milletiyle ilgili kanaatleri sorun, hiçbir yerde 'sömürge, işgal, zulüm, katliam' gibi ifadeler duyamazsınız. Bunların yerine sadece artık bir sembol haline gelen 'Vefalı Türk geldi yine' teşekkürünü işitirsiniz."

"TÜRKİYE, TÜRKİYE'DEN BÜYÜKTÜR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanmış bir olayı paylaşmak istediğini belirterek, Makedonya'nın dağ köylerinden birine uzun uğraşlar ve çok zor şartlarda ulaşan TİKA ekibinin yanına elindeki bastona yaslanarak, yaşı hayli ilerlemiş bir ihtiyarın geldiğini anlattı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aracın kapısının üzerindeki Türk bayrağını görünce, bastonunun ucuyla TİKA görevlisini dürterek 'Niye bu kadar geç kaldınız ' diye sorar. Görevli de şaşırır, programının birkaç gün gerisinde kaldıklarını sanarak durumu izah etmeye çalışırken, ihtiyar sözünü kesip 'Devam edin, yüzyıldır sizi bekliyoruz' der. Biz o coğrafyalardan ayrılalı bir asır oldu ama oradaki insanların bekleyişi, umudu hiç gitmedi.

Dün devlet olarak oradaydık, bugün yardım kurumlarımızla, eğitim kurumlarımızla, sağlık kurumlarımızla, kalkınma projelerimizle oradayız. Hani diyorum ya dünya 5'ten büyüktür. Türkiye, Türkiye'den büyüktür, bunu böyle bilelim. Biz 780 bin kilometrekareye hapsolamayız. Çünkü bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Musul'daki, Kerkük'teki, Halep'teki, Humus'taki, Mısrata'daki, Üsküp'teki, Kırım'daki, Kafkasya'daki kardeşlerimiz fiziki sınırlarımız dışında olabilir ama hepsi gönül sınırlarımızın içindedir, kalbimizin tam ortasındadır."

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZEMBİLLE İNMEDİ"

Törende yaptığı konuşmada, "Türkiye Cumhuriyeti, gökten zembilli inmiş bir devlet değildir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu devletin kurucusu Gazi Mustafa Kemal de nevzuhur bir asker ve devlet adamı değildir. Şayet siz, 19 Mayıs 1919'u, 23 Nisan 1920'yi, 29 Ekim 1923'ü, mesela 1071 Malazgirt Zaferi'nden, 1299 Osmanlı'nın kuruluşundan, 1453 İstanbul'un fethinden ayrı görürseniz, yanlışa düşersiniz." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlere, "Burayı iyi kavramalı, iyi anlamalısınız" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Çünkü bunların hepsi de birbirinin devamıdır. Anadolu Selçuklu'nun bıraktığı yerden bayrağı nasıl Osmanlı devralmışsa, Osmanlı'nın bıraktığı yerden de Cumhuriyet devralmıştır. Gazi Mustafa Kemal aslında bir Osmanlı zabitidir. Anadolu'ya da Osmanlı ordusunun resmi bir görevlisi olarak geçmiştir. Bunun için diyorum ki tarihimize bütünüyle sahip çıkacağız."

"YENİ TÜRKİYE'Yİ İLK KEZ MUSTAFA KEMAL ZİKRETTİ"

"Yeni Türkiye" kavramının ilk kez Atatürkt arafından Nutuk'ta defalarca zikredildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı'nı kalkan yaparak, bu kavram üzerinden bizi yıpratmaya çalışanların, aslında Cumhuriyet ruhuna ne kadar yabancı oldukları ortadadır, bunu böyle bilesiniz. Aynı kesimlerin, Gazi Mustafa Kemal'in en çok hayran olduğu devlet yöneticilerinin başında Fatih Sultan Mehmet'i bilmediklerini de burada size hatırlatmak isterim" dedi.

"ADINI AĞIZLARINA ALMAYI HAK ETMİYORLAR"

"Gazi Mustafa Kemal'i tarihe iz bırakan bir komutan ve lider yapan sır da işte tam burada gizlidir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Fatih gibi Gazi de milletine sonsuz bir inanç ve güven besliyordu. İşgal donanmaları İstanbul'a demir attığında, herkes umutsuzluğa kapılırken o, 'Geldikleri gibi gidecekler' diyecek gücü, milletine olan sarsılmaz inancından alıyordu. Başkomutanlık Savaşı'nın ardından, 'Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri' emrini verirken de biliyordu ki bu milleti üstün kılan, 'Ya istiklal ya ölüm' parolasıyla yaşıyor olmasıdır. Gücünü milletten alan Fatih, İstanbul'un ve yeni çağın kapılarını bize açarken, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları da 'bitti' denilen bir milletten devşirdikleri güçle, yeni Türkiye'yi inşa ettiler.

Açıkçası ben, Samsun'a çıktığı andan itibaren mücadelesini sadece milletine güvenerek yürüttüğünü söyleyen Gazi'nin mesajlarını hala anlayamayanların olduğunu üzüntüyle takip ediyorum ve görüyorum. Üstelik bunların başında da bizzat kurucusu olduğu partinin mirasyedileri geliyor. Kendi küçük siyasi çıkarları uğruna ülkelerini, milletlerini, devletlerini Gazi'nin emaneti olan Yeni Türkiye'yi karalamanın, itibarsız hale getirmenin, hedef haline getirmenin peşinde olanlar, onun adını ağızlarına almayı hak etmiyorlar."

"BAŞARAMAZSANIZ PATİNAJ YAPARSINIZ"

Gazi Mustafa Kemal'in, muasır medeniyetler seviyesine çıkma hedefini, tam bağımsızlıktan hiçbir zaman ayrı düşünmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:

"Gazi, barışın ve huzurun şartı olan tam bağımsızlığı da siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam serbestlik olarak tanımlar. Gazi Mustafa Kemal'in 'en büyük eserim' dediği ve gelecek nesillere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti'ni tam bağımsız bir ülke olarak sürekli daha ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Eğer bunu başarırsanız, Gazi'yi anlamış olursunuz. Eğer bunu başaramazsanız sadece patinaj yaparsınız."

"MİLLİ İRADENİN GÜCÜ"

Bu amaçla, milli iradenin hakim kılınmasına, siyaset alanının ve demokrasinin güçlendirilmesine, insan hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine yönelik çok büyük reformlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Erdoğan, "Şu anda huzurunuzda doğrudan milletin oyuyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak bulunuyor olmam dahi milli iradenin gücünün nerelere ulaştığını gösteriyor" dedi.

ETİKETLER