NTV

Günlükler delil olmaz!

Türkiye

Üç eski kuvvet komutanın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmasını, Askeri Yargıtay Onursal Üyesi Ali Fahir Kayacan Canlı Gaste’ye yorumladı.

Ergenekon soruşturmasında darbe girişimi iddialarıyla ilgili 2004 yılında görev yapan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ifade verecek.

Kuvvet komutanları, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarca sorguya çağırıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir darbe girişimi için kuvvet konutanlarının ifade vermesi gündeme gelirken, ‘Askeri yargıtay üyesi olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?, ‘Sivil yargının askerleri de yargılayabilmesine ilişkin yasa yürürlükte...Askeri savcılık devreye girip komutanları neden sorgulamadı, prosedür ne?’ sorularına, Askeri Yargıtay Onursal Üyesi Ali Fahir Kayacan Canlı Gaste’de yanıt verdi:

Emekli 3 kuvvet komutanının savcılığa ifadeye çağrılma olayı basına yansıdı ve ne sıfatla çağrıldıkları konusunda bir fikrim yok.

Komutanların şüpheli mi yoksa tanık olarak mı çağrıldıklarını bilmiyoruz. Şüpheli sıfatıyla çağrıldıklarını varsayarsak, bunun hangi iddia ve delillerle olduğunun bilinmesi gerekiyor.

Bu konuda da akıl yürütmesi yapıldığında; emekli eski bir kuvvet komutanına ait olduğu olduğu iddia edilen günlükler delil ve mesnet olarak ortaya konuluyorsa ve bu çerçevede komutanlar şüpheli sıfatıyla çağrıldılar ise, somut olaya girmeden sadece yasa hükümlerini hatırlatmak isterim...

Anayasa'nın 38. meddesinin 6. fıkrasında, ‘kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez’, Cezz Muhakemesi Kanunu’nun 206. maddesinin 2a bendinde ‘delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse değerledirilmez’, yine CMK’nın 217. meddesinin 2. fıkrasında ‘delilin hukuka uygun şekilde elde edilmesi halinde bir iddianın ceza yargılamasında ispat edilebileceği’ hükümleri vardır.

Bununla birlikte, bu günlüklerin sahibi olduğu iddia edilen Özden Örnek'in daha önce basına yansıyan açıklamaları, günlük olduğu iddia edilen kayıtların kendisine ait olmadığı ve bu nitelikte günlük tutmadığı değerlendirmeleri... Basından izlediğim kadarıyla belli yılları kapsayacak; sadece 1981'e kadar hatırat tuttuğu, bunun dışında resmi programlarının bilgisayarında yer aldığı ve daha sonra oradan da kaldırdığı açıklamaları...

Dolayısıyla bahsi geçen kayıtların yasa dışı yollardan elde edildiği anlaşılıyor. Anayasa’nın ve CMK’nın belirttiğim hükümleri çerçevesinde, ceza yargılamasında hükme esas alınan sadece günlükler ise... Mesnet gösterilerek bu günlükler üzerinden sorgulama yapılabilir. Hatta savcılık ayrı mahkeme ayrıdır. Savcılık değerlendirip dava da açabilir ancak mahkemenin bu delili değerlendirmesi mümkün değildir.

Sivil ve askeri yargı meselesine gelince...

İsnat edilen suçun niteliğine göre askeri ya da sivil yargıya bağlı olması farklılık gösteriyor. Şayet basında yer aldığı şekilde darbeye teşebbüs olarak nitelenen TCK 309 ve 313. maddelerine kadar olan maddelerden herhangi birinin ihlali söz konusuysa, CMK 250. maddesinde yapılan değişklik olmasa dahi yargılama yetkisi zaten sivil mahkemedeydi.

Eğer görevi ve nüfuzu kötüye kullanma gibi Askeri Ceza Kanunu’nda yer alan suçlar söz konusu olursa, yetki askeri yargıda olacaktır. Bunların hepsi ilgili cumhuriyet savcılığı ve mahkeme tarafından zamanı gelince değerlendirilecektir.