NTV

HD televizyon almadan okuyun!

Türkiye
HD televizyon almadan okuyun!

LCD mi plazma mı? Boyutlar önemli mi? İzleme mesafesi ne kadar olmalı? Nereye yerleştirmeli? Çözünürlük, yenilenme ve kontrast oranı nedir?

Panel televizyon almaya uzun süredir kararlısınız ama ekonomik durgunluktu, fiyatların yüksekliğiydi, LCD-plazma savaşıydı derken bugüne kadar ertelediniz; iyi de ettiniz. Ancak hala niyetiniz varsa, bu alışverişi yapmak için doğru zamandayız gibi görünüyor.

Şöyle ki henüz üç dört yıl öncesine kadar 3-4 bin TL fiyatla satılan 82 ekran Full HD bir televizyonun fiyatı bugün 1,500 TL’ye kadar geriledi. Ayrıca bayram ve yılbaşı kampanyaları sayesinde bu rakamı ‘artı şu kadar taksit’e bölmek de mümkün.

Asıl konumuza dönersek, yukarıdaki girizgahı anlamlı bulur da ertelediğiniz alışverişinizi izleyen haftalarda yapmaya karar verirseniz, size birkaç tavsiyemiz olacak. Bunlara dikkat ediniz, yeni televizyonunuzdan azami keyfi alınız.

BOYUT ÖNEMLİ Mİ?
Evet, hem de çok! Şöyle ki, televizyonu küçük bir oturma odasında kullanacaksanız, sakın ola gidip 132 ekran bir panel TV almayın. Bu hem televizyon izleme zevkinizi düşürür, hem de hanehalkı olarak birkaç ay sonra göz ve baş ağrılarından şikayet etmenize neden olabilir. Dolayısıyla televizyonun ekran boyutuna göre izleme mesafesini doğru ayarlamakta fayda var. (Bilmeyenler için ara not: Ekran ebatı, ekranın bir köşesinden çaprazdaki köşeye olan uzaklıktır).

İlk adım olarak televizyonu koyacağınız odaya gidip televizyonu asacağınız duvarı tespit edin. Sonra koltukların o duvardan ne kadar uzakta durduğunu ölçün ve aşağıdaki tabloda sıraladığımız asgari izleme mesafesi tavsiyelerimize göz atın:

İkinci olarak izleme açınıza dikkat edin. Modeller veya LCD ve plazma arasında görüş açısı biraz farketmekle beraber, bizim tavsiyemiz ekrana en fazla 30 derece açıyla bakmanız. Elbette en çok izleme zevkini tam karşıdan izleyerek alırsınız. Geniş bir koltuk takımına kurulan kalabalık bir heyet halinde televizyon izliyorsanız, aday modeller arasında yandan görüş açısı en fazla olanını tercih edin.

Üçüncü olarak odadaki ışık ve pencereleri dikkate alın. Bol pencereli ve aydınlık salon ve odalarda gündüz televizyon izlerken televizyonun parlaklığını arttırmanız gerekecektir. Bu da elbette parlaklığı ve kontrastı görece yüksek cihazları seçmenizi gerektirir.

Hiç bir zaman televizyonunuzu pencerenin veya abajur gibi bir ışık kaynağının hemen önüne koymayın. Tam karşısında olması da ekranda ışık kaynağını yansımasını gösterir ve hem gözü hem keyfi bozar. En doğrusu, tavan aydınlatması kullanmak veya, ayaklı ışık kaynağı kullanıyorsanız, televizyonu ışığın ekranda yansıma yapmadığı kör bir noktaya yerleştirmek. Kapkaranlık ışıksız veya parıl parıl aydınlatılmış bir salonda uzun süre televizyon izlemeyin.

LCD Mİ, PLAZMA MI?

Hangisini isterseniz... Aslında ebat ve model yelpazesi son derece geniş olan LCD’ler pazarın büyük bölümünü ele geçirmiş durumda. Eskiden plazmaya kıyaslanarak dile getirilen ‘siyahlar doygun değil” eleştirisi de büyük ölçüde ortadan kalkmış görünüyor.

LCD: Halen en popüler ve kalıcı panel TV teknolojisi. Birkaç yıl öncesine kadar sadece 10-15 modelin olduğu Türkiye pazarında şu anda 200’e yakın model var. Temel olarak daha az arka ışığıyla daha parlak görüntü üretebiliyor ve çok aydınlık ortamlar için daha uygun görünüyor. Son zamanlarda geri ışığı olarak LED kullanılan daha ince ve parlak modeller de piyasaya sürülmeye başlandı.

Eskiden LCD'lerin tepki oranı plazmalara göre düşüktü ve çok hareketli sahnelerde görüntüde flulaşma olurdu. Bugün bu sorun da büyük ve prestijli üreticilerin modellerinde çözülmüş görünüyor. Ama yine de içinizin tamamen rahat etmesini istiyorsanız, görüntü yenileme oranı 100 Hz ve üstündeki cihazları seçin. Bilmeyenlere, LCD TV’lerin bilgisayar monitörü olarak da kullanılabildiğini belirtelim.

Plazma: Dev bir salonunuz varsa veya müstakil evinizde bir ‘sinema odası’ oluşturacaksanız, plazma sizin doğru seçenek. Çünkü küçük ve orta ebat sınıfında LCD’lerle yarışamayan plazma üreticileri, fiyat avantajına sahip oldukları büyük ebatlara yöneldi. LCD’ye kıyasla daha fazla enerji tüketse de büyük ebatlarda siyah doygunlukları hala çok tatmin edici ve hareketli görüntü toleransı iyi.

Kocaman ekrana uygun salonunuz var ama aşırı aydınlıksa, plazmadan uzak durmayı isteyebilirsiniz. Zira plazmaların ön camları, ortamdaki ışığı fena halde yanısıtır.

LED TV
LED TV

LED: Hem LCD hem de plazmalara kıyasla daha ince, daha parlak, daha tasarruflu, hızlı görüntülerde daha keskin ve kasası inanılmaz ince. Henüz ergenlik dönemindeki LED teknolojisi bugün el yakıyor olabilir ama birkaç yıla kalmaz ucuzlama trendini elbette göreceğiz. Bütçeniz müsaitse ve yenilikleri en önce takip edenlerdenseniz, gönül rahatlığıyla LED alabilirsiniz. Yukarıda sıraladığımız optimum izleme ve konumlandırma tavsiyeleri elbette LED’ler için de geçerli.

TEMEL TEKNİK ÖZELLİKLER NELER?

Çözünürlük: Ekrandaki piksel sayısını gösterir. Bunlar bir el halısındaki ilmek sayısı gibidir ve sabit bir alanda ne kadar çok olursa o kadar iyidir. Full HD standardında ekranda enine 1920, boyuna 1080 pikselden oluşan satırlar bulunur. Bu da 1366x768 pikselli standart HD Ready televizyonlara göre daha ayrıntılı ve keskin görüntü demektir. HD yayınları alabiliyor, BluRay film izliyor veya PlayStation’da oyun oynuyorsanız Full HD ile HD Ready arasındaki farka hayran kalabilirsiniz.

Pikseller ne kadar çok olursa netlik o kadar yüksektir
Pikseller ne kadar çok olursa netlik o kadar yüksektir

Öte yandan bir Full HD televizyonu alıp kurduktan sonra ulusal kanallarımızdan birini açtığınızda, eskisiyle arasında pek bir fark göremeyeceksiniz. Çünkü yayının çözünürlük kalitesi neyse, televizyon da onu gösterir. Ancak gerek ulusal kanallar gerekse şifreli yayın yapan dijital yayın aktarıcılar hızla HD yayına adapte olmakta.

Son nokta, izleme mesafesi. Yukarıda bahsettiğimiz üzere televizyonu belirli bir mesafeden izlemek gerekir. Elbette bunun asgarisi olduğu gibi azamisi de var. Ortalama ebatta bir Full HD televizyonu 3.5 metreden fazla mesafeden izlerseniz, HD Ready olan bir TV’den farkı kalmaz. Çünkü gözünüz o mesafeden, ikisinin arasındaki detay farkını seçemez.

Görüntü yenilenme oranı: Ekrandaki görüntünün saniyede kaç kere yenilendiğini gösterir. Endüstri standardı 50-60 Hz olarak tespit edilse de bol aksiyonlu görüntülerde ekrandaki objelerin sınırlarının bulanıklaşması ve hareketi kolay takip edememek, firmaları 100 Hz ve üstüne çıkmaya yöneltti. Fiyatları diğerlerine göre biraz daha yüksek ama hareketlerdeki keskinlik bunun karşılığını veriyor.

Tepki oranı: Ekrandaki bir pikselin siyahtan (veya koyu griden) beyaza, sonra yeniden siyaha dönme hızını gösterir ve milisaniyeyle ölçülür. Bu süre ne kadar az olursa piksellerin ve dolayısıyla ekrandaki görüntünün renk değiştirmedeki hızı da iyileşir. Bu da renklerin daha canlı ve net olmasını sağlar. Mümkünse en az 8 ms, tercihen 4 ms, paranız varsa 2 ms televizyonları seçin.

Televizyonlarda kontrast kıyaslaması
Televizyonlarda kontrast kıyaslaması

Kontrast oranı: En parlak beyazla en koyu siyah arasındaki farktır, ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir, daha doygun siyahlar, daha parlak beyazlar üretir. Ancak dikkat edilmesi nokta, ürünlerin bilgi formlarında verilen kontrast oranının ‘statik’ mi yoksa ‘dinamik’ mi olduğudur.

Statik kontrast oranı en parlakla en koyu arasında ‘tek bir andaki' farkı gösterir. Dinamik kontrast oranıysa bu ölçümü belirli bir zaman dilimi içinde yapar. Dinamik kontrast rakamı genellikle statik kontrast rakamının 4 katıdır. Örneğin, dinamik kontrastı 10,000 olan bir TV’nin verdiği görüntüdeki gerçek kontrast, statik kontrastı 4,000 olan bi TV’den daha iyi değildir.

Mağazaya gittiğinizde müşteri temsilcisinin övünerek “bu televizyonun 20,000 kontrast oranı var” demesine kanmayıp rakamın statik mi dinamik mi olduğunu sorun ve diğerleriyle bu şekilde kıyaslama yapın.