NTV

İki çocuk kayboldu biri öldü!

Türkiye

Pervari’de yaşananların ulusal medyada yer almasına yöneltilen eleştirilerin dayanak noktalarından biri 'yerel medya işledi' olmuştu. Nasıl işlendiğiyle ilgili CHP’li Malik Ecder Özdemir NTV’ye konuştu.

Siirt’te ve ilçesi Pervari’de yaşanan cinsel istismar olaylarında tartışılan bir konu da basın oldu. Son olarak Pervari Belediye Başkanı İsmail Bilen, 'Biz konuyu kapattık; kaşımayın' dedi.

Başkan, Pervari’deki olayın yaklaşık 1 yıl önce yaşandığını ve bugün gündeme gelmesinin ilçedeki huzuru bozacağını söylerken, Siirt ve Pervari’de incelemelerde bulunan Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun CHP’li üyelerinden Malik Ecder Özdemir, yerel basının konuya işleyiş tarzıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

CHP’li Ahmet Ersin ile gittikleri Pervari’de yetkililerle görüşen ve canlı gaste’ye konuşan Ecder, bir grup tarafından protesto edilmelerinin, olayın ulusal medya kanalıyla gündeme taşınmış olmasından kaynaklandığını söyledi.

"Ulusal medyaya tepki koymak yerine kutlamak gerekiyor" diyen Özdemir, yaklaşık 1 yıl önce konunun yerel medyada ele alınış şekliyle ilgili şunları söyledi:

"Yetkililerle görüşmelerimizde Pervari’de yaşanmış olayın yerel basında yer aldığı söylendi. Yerel basından bir arkadaş da, 'ulusal medyaya taşımaya çalıştık ancak bize itibar edilmedi' şeklinde konuştu. Bize o günlerde yapılan yayınları gösterdiler.

Hem sayın vali ile konuşmalarda hem de verilen haberlere baktığımızda görünen şuydu: Bir kız çocuğu ve bir oğlan çocuğu kaybolmuş. Kız çocuğunun cesedi bulunmuş... Sınırlı haberlerdi ve cinsel istismardan bahsedilmiyordu. Olayın bu boyutu adeta gizlenmiş ya da gözardı edilmiş vaziyetteydi. Bu bakımdan ulusal medyayı kutlamak gerektiğini düşünüyorum..."

ERSİN: KİM VAR KİM YOK ÖNEMLİ DEĞİL
CHP heyetindeki bir diğer milletvekili Ahmet Ersin de konuyla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, incelemelerini tamamladıklarını söyledi.

Gazetecilerin, ''Tutuklananların kim oldukları ve CHP Siirt parti yönetiminden birinin olup olmadığı'' sorusuna Ersin, kimin olduğu konusunda bilgileri olmadığını, dosya içeriği hakkında Cumhuriyet Başsavcısı'nın bilgi vermediğini ve vermesinin de doğru olmadığını kaydetti.



''Kimin tutuklandığı beni hiç ilgilendirmiyor. Olayın özü önemlidir. Bir acı olay yaşandı. Bütün Türkiye'yi en çok da Siirtlileri üzen bir acı olay yaşandı. Bundan Siirtliler çok rahatsız, Türkiye rahatsız bu olaydan. Ama bu olay içinde kim var, kim yok, kim bu suçları işlemiş hiç orası ile meşgul değiliz.

Kimsenin akrabasından ötürü kimseyi suçlamak doğru değildir. Kimsenin yakınından ötürü başkasını suçlamak doğru değildir. Suçlar şahsidir, kişiseldir. Kim ne yapmışsa onun karşılığını yargıda görecektir. Onun için biz dosyada Ahmet var mı Mehmet var mı şu var mı diye bir araştırma yapmadık. Bizi de ilgilendirmiyor. Tamamen yargının görevidir. Biz konuyu insan hakları yönüyle incelemek için geldik. İnsan haklarına aykırı bir durum var mı? Her iki olay da yargıya intikal etmiş durumda. Yargıya intikal ettikten sonra bu olayın üstünün kapatılması mümkün değil. Artık yargı bu konuyu kendi içinde kendi mecrasında çözecek. Kimsenin müdahalesi de söz konusu değil. Zaten mümkün değil.''