NTV

İstanbul Valiliği'ni işgal girişimi davasında savunmalar tamamlandı

Anadolu Ajansı

Türkiye

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Valiliği’ni işgal etmek isteyen 12'si tutuklu 14'ü rütbeli 90 askerin yargılandığı davanın ilk duruşmasında tutuklu 4 sanık savunmasını tamamladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısında oluşturulan binada yer alan 3 numaralı salondaki duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Harp Akademileri Komutanlığı’nda öğrenci Yüzbaşı İsa Turhan, Harp Akademisi’nde "baş hoca" olarak bilinen Ahmet Zeki Gerehan'ın yönlendirmesiyle Binbaşı Faruk Şimşek'in emri altında 47. Motorlu Piyade Alayı’nda görevlendirildiğini söyledi.

Turhan, İstanbul Valiliğine gittikleri sırada halkın toplanmaya başladığını ve kendilerine tepki gösterdiklerini anlattı.

Valiliğe geldikleri sırada yaşananları üstü olan Kurmay Albay Nizamettin Aydın'a rapor etmeye çalıştığını belirten Turhan, "Valiliğe gittiğimiz sırada bir grup askerin halkla tartıştığını gördüm. Sorumluluk duygusuyla halkın yanına gittim. Bize yanlış yaptığımızı söylediler. Ben de bu durumu rapor etmek üzere Albay Nizamettin Aydın'a bildirmeye çalıştım. Kendisini telefonla aradım, fakat ulaşamadım. Sonra Yarbay Recep Karaçam'ı aradım. Kendisi de yanımıza gelmişti ve geri dönmemizi söyledi." ifadesini kullandı.

"TEL ÖRGÜLERDEN ATLAYARAK KIŞLAYA GİRDİM"

Sanık Yüzbaşı Turhan, darbe girişimini öğrendikten sonra geri döndüklerini ve kimseyle münakaşaya girmediklerini öne sürdü.

Valilikten kışlaya intikal ettikleri sırada rastgele araçlara bindiklerini ve kendisinin en son araçta bulunduğunu belirten Turhan, "Bindiğim aracın arızası vardı, konvoyu takip edemedik. Metris kışlasına gitmeye çalıştık. Bu sırada kışlanın önünün halk tarafından kapatıldığını, halkın barikat kurduğunu gördük. Aracı güvenli bir bölgeye çektim ve yanında 4 askeri görevlendirdim. Daha sonra tel örgülerden atlayarak kışlaya girdim." diye konuştu.

Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Turhan'a savcılıkta verdiği ifadenin doğru olup olmadığını sordu.

Turhan, bu soruya "Korku ve panik haliyle İstanbul Valiliğine gittiğimi reddettim. Savcılık ifadem yanlıştır. Olaylar bundan ibarettir." diye yanıt verdi.

"CUMHURBAŞKANI KONUŞMAMIŞKEN GERİ DÖNDÜK" 

Tutuklu sanık Harp Akademisi öğrencilerinden Yüzbaşı Erkan Tercan da emirleri sıralı amirlerinden aldığını ve 15 Temmuz günü herhangi bir anormal durumun olmadığını söyledi.

Valiliğe gittikleri sırada herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadığını anlatan Tercan, "Valiliğin nerede olduğunu bilmiyorum. Zaten Recep Karaçam Yarbay kendisi de navigasyondan yolu bulduğunu anlattı. Bize emir verilmediği için herhangi bir girişimde bulunmadık. Gözlemciydik, bu kapsamda İstanbul Valiliğine gitmiştik." dedi.

Tercan, sosyal medyadan Boğaz Köprüsü'nün kapatıldığını okuduğunu belirterek, "Başbakan'ın açıklamasını dinledim. Arkadaşlarıma, 'Eğer böyle bir durum varsa (darbe) bunu kesinlikle kabul etmiyorum ve buradan gidelim' dedim. Zaten bunu yanımdaki arkadaşlar da duydu. Yanımızdaki askerlere silahlarına takılan mermileri çıkarmaları yönünde de telkinde bulundum." ifadesini kullandı.

Halkın, Valiliğe girdiği sırada kendisinin de valilik binası içinde olduğunu anlatan Tercan, şöyle devam etti:

"Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiyerarşik yapısı dışında hiçbir grup, kurum ve örgütün hiyerarşik yapısı içinde bulunmadım. Herhangi bir terör örgütüyle bağlantım yoktur. Bu yöndeki bütün suçlamamaları reddediyorum. ByLock kullanmadım, bu programı da 15 Temmuz sonrasında öğrendim. Bir dolarım da hiçbir zaman olmadı. Daha Cumhurbaşkanı konuşmamışken geri döndük. Sadece bu durum bile masum olduğumuzun kanıtıdır. Pişman olacak bir şey yapmadım. Vatanım, ailem karşısında yüzümü kızartacak bir suç işlemedim. 8 aydır tutukluyum. Tahliyemi istiyorum."

Mahkeme heyeti, duruşmayı yarına erteledi. 

ETİKETLER