NTV

Kalın: Esad iktidarı bırakma çağrılarını dikkate almayacaktır

Anadolu Ajansı

Türkiye

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Suriye'de Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın ABD'nin yaptığı "bir" bombalamayla iktidarı bırakmayacağını, desteğinin eksilmeyeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Daily Sabah gazetesi için kaleme aldığı "Kimyasal ya da değil, Suriye ölüyor" başlıklı makalesinde, Esad rejiminin tüm dünyanın gözleri önünde yalnızca kimyasal değil, aynı zamanda konvansiyonel silahlarla bir katliam gerçekleştirdiğini belirtti.

Makalesinde, önceki ABD Başkanı Barack Obama'nın 2012'de yaptığı konuşmada, rejimi "Bütün dünya sizi izliyor." diye uyardığını anımsatan Kalın, "Esad rejimi de dünyanın sadece katliamı izlediğini görerek, barbarlıklarına devam etti" ifadesini kullandı.

Kalın, Uluslararası Af Örgütü'nün şubat ayında yayınladığı rapora işaret ederek, Suriye'de 2016 sonu itibarıyla en az 300 bin kişinin hayatını kaybettiğini, Esad rejimi tarafından öldürülenlerin gerçek sayısının ise yaklaşık 600 bin olduğunu kaydetti.

"BU ADIM, SURİYE HALKINI KORUMAK İÇİN YETERLİ OLMAYACAKTIR"

ABD'nin kimyasal saldırıya verdiği yanıtın doğru yönde atılmış bir adım olduğuna dikkat çeken Kalın, "Ancak konvansiyonel silahlarla işlenen suçlar ve insani krizin büyüklüğü düşünüldüğünde bu adım, Suriye halkını korumak için yeterli olmayacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Kalın, makalesinde şu ifadelere yer verdi:

"Suriye'de yaşanan krizin kolay bir çözümü yok. Rejimi destekleyenler, ABD bir hava üssü bombaladığı için desteklerini çekmeyecekler, Esad da iktidarı bırakma çağrılarını dikkate almayacaktır. Zira onun hesabına göre Rusya, İran ve Hizbullah'ın kendisine verdiği destek, uluslararası koalisyonun kararsız ve zayıf olması zaten savaşı kazandığı anlamına geliyor. Üstelik DAEŞ'i kullanarak rejimi ehven-i şer gibi gösterme imkanı var.

Türkiye'nin, Suriye içerisinde güvenli bölge kurma çağrısı Atlantik Okyanusu'nun iki yakasında da gözardı edilmemiş olsaydı, son üç yılda binlerce insanın hayatını kurtarıp, kimyasal saldırıları engelleyebilirdik. DAEŞ'in, 'savaşılması ve yok edilmesi gereken bir terör örgütü' olduğuna dair hiçbir şüphe yok. Ancak Esad rejimi ve rejim tarafından işlenen suçları görmemezlikten gelmek ahlaki bir skandal ve siyasi bir faciadır."

ETİKETLER