NTV

Kalın: Yurtdışında katılım oranı her seçim arttı

Türkiye

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yurtdışında oy kullanma oranlarının 2014'ten bu yana sürekli artma eğiliminde olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın yurtdışı temsilciliklerinde oy kullanma işleminin devam ettiğini belirtti. Kalın yurtdışında oy kullanma hakkına sahip 2 milyondan fazla Türkiye vatandaşının olduğunu açıkladı. İbrahim Kalın, 2014 yılından bu yana her seçimde yurtdışından katılım oranlarının arttığını vurguladı. 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Fırat Kalkanı Harekatı'nın 29 Mart itibariyle başarıya ulaşarak tamamlandığını belirtti. Kalın, Türkiye'nin bölgede güvenlik önlemlerini devam ettireceğini söyledi. 

İbrahim Kalın'ın konuşmasından satır başları şöyle; Bu kampanyanın demokrasi çerçevesinde yapılabileceğini göstermesi açısından da çok güzel bir örnek oldu. Sayın Cumhurbaşkanı'nın kampanyası devam edecek. 15 Nisan'da Sayın Cumhurbaşkanı Erzurumlu kardeşlerimizle buluşacak.

Sayın Cumhurbaşkanı Diyarbakır'ı ziyaret edecek bununla ilgili de hazırlıklarımız devam ediyor. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız 27 Mart 9 Nisan tarihleri arasında oylarını kullanacaklar şu anda yedi ülkede vatandaşlarımız oy kullanabiliyor.. Toplamda 2 milyon 272 629 yurtdışında yaşayan vatandaşımız oy kullanma hakkına sahip.

Son dönemde getirilen düzenlemeyle vatandaşlarımız dördüncü kez yurtdışında oy kullanma hakkını elde etmiş durumundalar. Vatandaşlarımız istedikleri herhangi bir temsilcilikte oy kullanma hakkına sahip. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu yana katılım oranları artıyor. 

Açıkça "hayır" kampanyasına taraf oluyorlar ama seçmenimiz en güzel cevabı sandıkta verecektir. 

BÜYÜME ORANLARI

Büyüme oranları açıklandı dünyanın büyük ekonomilerine baktığınızda yüzde2,9'luk büyüme gerçekten sevindirici. Türkiye'de kişi başına düşen gelir 10 bin 807 dolar olarak gerçekleşmiş oluyor. 2016 yılında yaşananlara baktığımız zaman Türkiye'nin büyümesi gücünü gösteriyor. Biz 2016'da kanlı bir darbe girişimini püskürttük bununla beraber FETÖ, DAEŞ, PKK gibi terör örgütleriyle mücadele ettik. 

Gerek Türkiye'de gerek Suriye'de gerekse de Irak'ta yürüttüğümüz operasyonlar Kürtlere yönelik bir operasyon değildir. Teröre karşı mücadeledir. Bölücü örgüt asla Kürt vatandaşlarımızı temsil etmez. 

15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ örgütüne karşı da mücadelemiz devam ediyor. 15 Temmuz girişimi Türkiye'de çökertildi ama bunların yurtdışında kampanyalar yaptığını görüyoruz. Burada biz dünyanın neresinde olursa olsun bu mücadelemizi her platformda devam ettireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

FIRAT KALKANI HAREKATI'NIN SONLANDIRILMASI 

Fırat Kalkanı Harekatı Türkiye sınırına yakın alanı terörden arındırmak için yapılmış bir operasyondu. Bu operasyon 29 Mart itibariyle de başarıya ulaştı. Bu bölgedeki güvenlik tedbirlerimiz en üst düzeyde devam etmektedir. Türkiye bu bölgede ve diğer alanlarda terör örgütlerine karşı etkili bir mücadeleyi devam ettirecektir. DAEŞ'le mücadele başarıya ulaştı ama Türkiye gerektiği müddetçe hazır ve nazır olacaktır. 

İSRAİL'İN EZAN YASAĞI 

İsrail'in ezana getirdiği yasak kutsal topraklarda Ezan-ı Muhammedi'nin engellenmesi demektir. Umarız bu hatalarından en kısa sürede dönerler. Ezan hiçkimseyi rahatsız etmez. Bir diğer konu da İsrail'in Batı Şeria'da yeni yerleşim yerlerini onaylaması; Biz bunun iki devletli çözüme katkı sağlamayacağını düşünüyoruz. 

BARZANİ'NİN BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU

Biz bağımsızlık referandumu meselesini Kürt yetkilerle konuştuk. Biz bunun yanlış bir adım olacağını düşünüyoruz. Böyle bir konunun gündeme getirilmesini biz doğru bulmuyoruz. Irak'ın etnik bir bölünmeye maruz kalması sadece Irak'la sınırlı kalmaz. Aynı şekilde Dışişleri Bakanlığımız bu konuda da açıklama yaptı. Kerkük'te bir bayrak meselesi oldu biz bunun da yanlış olduğunu düşünüyoruz bunu da ilgili makamlara ilettik. Umarım yapıcı bir değerlendirme içine girerler.

ABD'NİN ESAD AÇIKLAMASI

Suriye konusunda Amerikan Dışişleri Bakanı'nın yaptığı ziyaret çerçevesinde bilgilendirme yapayım. Amerikalılar FETÖ konusunu gündeme getirdiğimizde bunun bir hukuki süreç olduğunu söylüyorlar. Biz de birçok belge verdiğimizi ve bunların değerlendirilmesi gerektiğini söylüyoruz. FBI'ın FETÖ'nün Amerika'daki charter okullara ilişkin bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz ama bunları yeterli bulmuyoruz. 

Suriye konusunda yüzbinlerce insan katil bir rejimin kurbanı oldu. Bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değil. Biz başından beri DAEŞ ve Esad'ın Suriye'nin en büyük problemi olduğunu söylüyoruz. Siyasi çözüm sürecinin sonucunda ortaya nasıl bir Suriye'nin çıkacağı Suriye halkının vereceği bir karardır. DAEŞ'le mücadeleyi öne çıkarıp rejim sorununu görmezden gelmek burada akan kanın devam edeceğinin göstergesidir. 

ETİKETLER