NTV

Kılıçdaroğlu: Partinin il başkanı Cumhurbaşkanı’nı temsil edecek

ntv.com.tr

Türkiye

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa değişikliğiyle çift başlılığın ortadan kalkacağı yorumlarına, asıl yeni sistemde çift başlılık olacağı değerlendirmesiyle karşılık verdi ve "İllerde kavga çıkacak" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumuna doğru değerlendirmelerde bulundu.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde muhtarlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Çift başlılık kendi görev alanının dışına çıkarsan olur. Herkesin görev alanı belli" dedi ve şöyle devam etti:

"Yeni anayasa değişikliğine 'evet' dersek devlette çift başlılık olur. Hem başkan hem partinin genel başkanı olacak seçilecek kişi. Bir kişi bunların ikisi birden olsun diyorsanız ‘evet’ oyu kullanacaksınız. Bu yanlıştır diyorsanız ‘hayır’ oyu kullanacaksınız. 

Bazıları 'hem başkan hem genel başkan olsun’ diyebilir. Bir tercihtir ama yansıması... Partimin genel başkanı olarak beni ilde il başkanı temsil eder. Binali beyi de Adalet Kalkınma Partisi'nin il başkanı temsil eder. Vali ise ilde Cumhurbaşkanı’nı temsil eder; hem hükümeti hem de devleti. Arabasında Türk bayrağı taşır; Cumhurbaşkanı ve büyükelçiler gibi. Yeni model kabul edilirse il başkanı da Cumhurbaşkanı’nı temsil edecek. Cumhurbaşkanı, aynı zamanda partinin genel başkanı da ondan.

Bu değişikliklerin ne gibi sonuçlar doğurduğunu herkesin bilmesi lazım. İlde kavga olacak. Vali ‘ben temsil ediyorum’ derken, il başkanı 'ben temsil ediyorum' diyecek. Sadece tepede değil altta da çift başlılık olacak... Bu kadar basit.

Bana 'bugünkü sistemin eksiği yok mu?' diye sorabilirsiniz. Var tabi ki ve bunun kaynağı 12 Eylül darbesini yapan düzendir. Seçim barajı yanlış, milli irade parlamentoya tam olarak yansımalı. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı da Meclis'te olmalı. 

FESİH YETKİSİ

'Meclis'i fesih yetkisi yok' diyorlar. Bugün de var bu. Yenisinin mevcutla farkı; hiçbir gerekçe göstermeden, başkan isterse 3. yılının sonunda 'ben Meclis'i feshediyorum, buyurun seçim' diyebilir. Bir başkana bu yetkiyi verelim mi vermeyelim mi, tercihi vatandaş yapacak.

'Başkan seçime götürürde kendisi de seçime gidecek' deniyor. Bunun gerekçesini söyleyeyim. Başkan 2 dönme seçilebiliyor, üçüncü dönem yok. 2. dönemin sonunda feshederse, süreyi doldurmadığı için 3. dönem de aday olacak. Milletin aklıyla alay etmek doğru değil.

MİLLETVEKİLİ SAYISI

Neden milletvekili sayısı 600, gerekçesi ne. Ben bilmiyorum. Normali 450'dir, hadi 500 olsun. Sayısal olarak güçlenecek ama yetkisi elinden alınıyor. Kanun yapma yetkisi elinden alınıyor. 

MUHTARLIKLAR

Bir başkan çıkar ve kararnameyle muhtarlıkları kaldırır. Bu doğrudur diyorsanız 'evet' diyeceksiniz. Bugünkü modele göre muhtarlıklar kalkacaksa Meclis'e teklif gelir, vekiller görüşür ve karar verilir. Muhtarlar, bu konuşulurken Meclis'e gelip herkesle görüşürler, kulis yaparlar. Ama yeni sistemde bir sabah kalkmışsınız muhtarlıklar kalkmış. Bu parti meselesi değil; memleket meselesi, demokrasi meselesi. 

BAŞKAN YARDIMCILARI

Başkan'ın kaç yardımcısın olacak. Örnek Afganistan ve iki yardımcısı var başkanın. Seçimle geliyorlar. Bizde başkan seçimle geliyor ama kaç başkan yardımcısı olacak kimse bilmiyor. Bir kişinin keyfine bu bırakılır mı. Bir başkan iki tane bir başkaı 1500 tyane tayin etti. Engel var mı buna, yok. 'Bilemedin 3 tane' olacak deniyor, yazsanıza kaç tane olacağını anayasaya. Peki kaç bakan olacak? Başbakan olmayabilir, evet bir tercihtir ama bakan sayısı belli değil. Yine bir kişinin tercihine bağlı, dilerse hiç bakanlık kurmaz ve başkan yardımcılarıyla çalışır. Her şey yine bir kişinin keyfine göre. 

Hangi dönemlerde seçimle gelmeyenler ülkeyi yönetti; darbe dönemlerinde. Kenan Evren seçimle mi geldi, hayır. Yaptı darbeyi oturdu. Başkan'a da seçimle gelmeyen başkan yardımcıları vekalet edecek.

İSLAM VE BİLİM

Bizim dinimiz kadar bilime değer veren başka bir din bilmiyorum. 'İlim Çin'de bile olsa gidin öğrenin' diyor sevgili peygambenrimiz. Hz. Ali 'bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' diyor. 'Bir alimin ölümü bir alemin ölümü gibidir' diyor sevgili peygamberimiz. Şimdi 'bir kişinin aklı yetiyor bize, bizim yerimize kara versin' diyorsanız, gidin 'evet' oyu kullanın. 

23 Nisan 1920'den beri devletin yapısını ve işleyini TBMM belirler. Şimdi bu yetkiyi bir kişiye veriyoruz. Bunun partilerle ve kişilerle ilgisi yok. Bugün A kişisi, 7 yıl sonra B kişisi seçilir ama bir kişiye bu kadar yetki verilir mi, bunu vicdanımıza sormamız lazım.

"DUVAR ÖRÜLÜYOR"

550 milletvekili seçip Meclis'e gönderiyoruz. Bunların içinden bakanlar çıkıyor. Bursalı birisinin sorunu olduğunda, Meclis'e gidip bakan ya da milletvekiliyle konuşuyor. Sorun çözülür ya da çözülmez ama sıradan bir vatandaş bile kendi milletvekiline ulaşıp derdini anlatıyor. Yeni modelde hiçbir bakan milletvekili olmayacak. Hiçbir başkan yardımcısı da milletvekili olmayacak. Yani başkanla Meclis'in arasına duvar örülüyor. Vatandaş derdini nereye anlatacak, Meclis'e niye ve hangi gerekçeyle gelecek? Bu doğrudur diyorsanız 'evet', yanlış ve saçma diyorsanız 'hayır' oyu kullanacaksınız.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan diğer konular şöyle:

- Gün düşünme zamanı. Sandığa gidip, elimize vicdanımıza koyacağız; bayrağımzı, vatanımızı, çocuklarımızı, demokrasiyi düşeneceğiz ve bunlara göre karar vereceğiz. 

- İsrail'de ezanın yasaklandığı gün sadece ben konuştum, 'yanlıştır' dedim. Hükümetten tık yok. Niye? Hollanda ve Almanya ile kavga edildi, fatura oralardaki Türk işçilerine kesildi.

- 3,5 milyon Suriyeli şu an Türkiye'de. 'Evet' çıkarsa vatandaşlık vereceğiz' diyorlar. Bu doğrudur diyorsanız 'evet' diyeceksiniz. Tercihinizi buna göre yapın!

- Yeni anayasa çıksın göreceksiniz, yabancı sermaye ülkeye gelmeyecek. Hukukun olmadığı yerde can ve mal güvenliği olmaz. 

- Bir partinin genel başkanı hakim tayin etsin mi etmesin mi, buna göre karar verin.

- Sonuç; bu milletin ve memlekeketin demokrasiye ihtiyacı var, aykırı düşüncelere ihtiyacı var. Ne kadar faklı düşünür ve sorgularsak o kadar hızlı büyürüz. Her farklı düşünce zenginliktir, katılsak da katılmasak da... 

ETİKETLER