NTV

Kılıçdaroğlu: Meclis mezara, demokrasi tarihe gömülecek

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

Anayasa teklifine ilişkin değerlendirme yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Teklif geçerse Meclis'i mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP'ye yönelik eleştirilerinin ardından Bahçeli ile görüşüp görüşmeyeceği sorusunu da "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" diye yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Konuşmasına, Diyarbakır'daki terör saldırısında şehit olan polislere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek başlayan Kılıçdaroğlu, Ortaköy'deki terör saldırısının faili Abdülkadir Masharipov'un yakalanması dolayısıyla da güvenlik güçlerini tebrik etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Güvenlik güçlerimize, özellikle İstanbul'daki polis arkadaşlarımıza yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onları hep beraber alkışlıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyetimizi korumak istiyoruz, demokratik parlamenter sistemimizin güçlenmesini istiyoruz. Nasıl polis arkadaşlarımız Reina katilini yakaladılarsa aynı başarıyı Adil Öksüz için de bekliyoruz. İnşallah onu da yakalar, adaletin önüne çıkarırlar” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

"Bizim mücadelemiz bayrak mücadelesi. Bizim mücadelemiz cumhuriyet mücadelesi, vatan mücadelesi. Onun için söylendi, biz de söylüyoruz; söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Bizim mücadelemiz budur. Bizim tarihe, ülkemize, bayrağımıza, çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz var. Biz muhalefeti bu sorumluluk anlayışı içinde yapıyoruz. Sarayda oda kapma muhalefeti değil vatan, millet, bayrak mücadelesi yapıyoruz. Hırslarımızı tatmin etmek için siyasi bir mücadele yapmıyoruz. Önyargılarımızla siyaset yapmıyoruz. Öç alma duygusuyla, hele hele Cumhuriyet'ten öç alma duygusuyla siyaset yapmıyoruz. Biz, 'Ben ve yandaşlarım kazansın. Gerisi hiç önemli değildir' anlayışıyla siyaset yapmıyoruz. Herkes kazansın, zenginliği eşit paylaşalım, onurla paylaşalım diye siyaset yapıyoruz. Zenginin çocuğu bedel ödesin, askere gitmesin, fakir fukaranın çocuğu askere gitsin diye siyaset yapmıyoruz. Siyaset terörle mücadeleyse hepimiz, birlikte yapalım. Ankara'daki beylerin çocukları askere gitmeyecek, Fırat Kalkanı'na gitmeyecek, eksi 30 derecede terörle mücadele etmeyecek, fakir fukaranın çocuğu gidecek, bunun adına da siyaset diyeceksiniz. Böyle siyaset yere batsın diyorum.

Bir Allah'ın kulu çıkıp, elini vicdanına koyup, 'CHP'nin şu konudaki eleştirisi haksızdır' diyemez. Doğrunun yanında olduk, savunduk, doğru yasa getirdiklerinde destek verdik. Çünkü doğruyu savunmak bizim görevimiz ama yanlışın karşısında durmak da bizim görevimiz. Siyaset, yönetenler hata yaparsa bunun faturasını vatandaş ödüyor.

15 Temmuz darbesi oldu. 'Yanıldık' dediler. Allah sizi affeder de, mağdur olanlar sizi affeder mi? Binlerce kişiyi açlığa mahkum ettiler. Dış politikada uyardık, 'yanlış yapıyorsunuz' dedik. AB’yle kavga ettik. Kavga etmediğimiz kimse kalmadı. IŞİD'i kanka belledik. 'Yapmayın, etmeyin' dedik. 'Türkiye'yi terör örgütleriyle aynı düzeye çekmeyin' dedik. 'Siz Baas'çısınız, bilmezsiniz' dediler. Şimdi Ortadoğu'nun kabile şefleri bile kafa tutuyor. Ses bile çıkaramıyorlar. Faturayı hep birlikte ödüyoruz. Sorumlusu 15 yıldır bu ülkeyi yönetenler. Mavi Marmara olayını düşünün. 'Yapmayın, etmeyin' dedik. 'Gazze'ye gideceğiz, ablukayı kaldıracağız' dediler. Vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiler. Bütün söylediklerimizi yuttuk. 20 milyon dolara koskoca Türkiye'nin itibarını sattılar. Şimdi 'Yanlış yaptık' diyorlar. 20 milyon dolara koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarı satılır mı? Bu soru henüz cevaplanmış bir soru değildir.

Ekonomi politikaları konusunda uyardık. 'Yanlış politika uyguluyorsunuz' dedik. İşsizlik yüzde 12’ye ulaştı. Hiçbir kriz döneminde bu kadar yüksek işsizlik olmamıştır. Bir evde bir işsiz varsa o evde huzur yoktur. Binlerce değil, milyonlarca işsiz var. 10 milyonun üzerinde işsiz var. Düşünen var mı çiftçiyi? 

Bugüne kadar 168 milyar liralık bir kayıp var. Bununla dört tane GAP yapılırdı. Suriye lirası karşısında bile Türk lirası değer kaybetti. Türkiye'nin geldiği nokta budur.

"BAKANLARIN NE İŞ YAPTIĞI BELLİ DEĞİL"

Eğitim politikalarını şimdi baştan sona değiştiriyorlar. Yeni müfredat. Ne yapacaklarmış Atatürk'ü, İnönü'yü kaldıracaklarmış. Kendi tarihine saygı duymayan bir siyasal iktidar, Türkiye'yi temsil edemez. Önce kendi tarihine saygı duyacaksın. Bu ülkenin kurtarıcıları, mücadele edenleri vardır. Neden kendi tarihinden kaçınıyorsun, neden utanıyorsun? Hiçbir anne ve baba, çocuğunu okula huzur içinde gönderemiyor. Terör aldı başını gidiyor, dolar aldı başını gidiyor, işsizlik aldı başını gidiyor, çiftçi ürettiğinin karşılığını alamıyor. Derin bir kaygı var. Vatandaş aynı zamanda borç batağında. Vatandaş 5 bakanın adını bile sayamıyor. Kimin yönettiği belli değil. Bakanların herbirisi ayrı telden çalıyor. Kimin ne iş yaptığı belli değil. Uyuşturucu kullanımı, fuhuş, kadına yönelik şiddet, çocuğa yönelik cinsel istismar almış başını gidiyor. 150'den fazla gazeteci cezaevinde bulunuyor.

"YÖNETEMİYORSAN İSTİFA EDECEKSİN"

Türk Lirası, Suriye lirası karşısında bile değer kaybetti. Hükümete çağrı yapıyoruz, sorunları çözmek için bizden ne istiyorsanız destek vereceğiz. Türkiye’yi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar. Yönetemiyorsan ayrılacaksın kardeşim, yönetemiyorsan istifa edeceksin. Şimdi vatandaşın dikkatini başka yöne çekiyorlar. Esnafın, çiftçinin, sanayicinin, işsizin derdiyle kimse ilgilenmiyor. Hükümet de ilgilenmiyor. Neyle ilgileniyorlar? İlla başkanlık getireceğiz. Bir kişinin arzusu var, illa onu yapacağız. Parlamento günde 12, 13, 14 saat çalıştı. Niçin? İlla başkanlığı getireceğiz. Hangi kanunu istediniz de çıkaramadınız? Hangi kararı almak istediniz de alamadınız Hepsini yaptınız. Tek başına iktidar değil misiniz Siz ülkeyi yönetmiyor musunuz Peki niye başkanlık İki yıldır fiili başkanlığın ülkeyi nereye getirdiğini hepimiz biliyoruz. Neden illa başkanlık? Demokratik parlamenter sistemle ne alıp veremediğiniz var Halk size oyu verdi, 'Gelin tek başınıza ülkeyi yönetin' dedi. Peki ne oldu? Parlamenter sistemden niye vazgeçiyorsun? İlla otoriter bir başkanlık sistemi olacak. Bütün yetkileri bir kişiye vereceğiz. Üst akıldan şikayet eden siz değil misiniz? Demiyor musunuz, 'Türkiye'yi üst akıl bu hale getirdi' diye. Şimdi kendi üst aklınızı kendiniz yaratıyorsunuz. Bütün yetki bir kişiye verilir mi? Akıl yok mu? Yüce Yaradan, 'Aklınızı kullanmıyor musunuz' diye sormuyor mu? Niye aklınızı kullanmıyorsunuz? Niye bir kişiye bütün aklınızı ihale ediyorsunuz?

Ben ve grubum, cumhurbaşkanının tarafsız olmasını isteriz. Herkese eşit mesafede olsun. Adalet dağıtan mahkemelerin tarafsız olmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. İktidar ile muhalefet arasında sorun çıktığında cumhurbaşkanı araya girer. Cumhurbaşkanının ettiği yemine sadık kalmasını isteriz. Kimse kendini milli iradenin yerine koyamaz. Hepimiz milli iradeyi temsil ederiz. Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanıysa TBMM'ye gelip yemin edemez. Hiçbir gerekçe göstermeden Meclis'i fesh edebilir. Cumhurbaşkanı istediği zaman Meclis'i fesh edebilecek. Bu Türkiye'de kaos yaratır. Anayasa Mahkemesi'nin 15 üyesinden 12'sini kendisi belirleyecek. Buradan adalet çıkar mı? Anayasa Mahkemesi'ne güven duyulur mu, duyulmaz. Biz geleceği düşünüyoruz. HSYK'nın büyük çoğunluğunu da cumhurbaşkanı atayacak. 

"550 MİLLETVEKİLİ NEYİNİZE YETMİYOR?"

Meclis’in kanun çıkarma yetkisi cumhurbaşkanına veriliyor. Buna da karşı çıkıyoruz. Başbakanlık kalkıyor. Bakanlar olacak ama hiçbir bakan hakkında gensoru verilemeyecek. Bundan sonra güvenoyu istemeyecek. Yanlış yapıyorsunuz diyoruz. Parlamento aciz, kendi halinde bir parlamento. Yanlıştır. Suriye politikasında, Balyoz, Ergenekon'da, FETÖ'de nasıl yanlış yaptıysanız, burada da yanlış yapıyorsunuz. 

O zaman Meclisi feshet. O zaman bu Meclisin ne işlevi var? Vatandaşlar milletvekillerini niye seçtiler? Parlamenter demokratik rejimden ne eksikliğimiz var. Yanlışımız, eksiğimiz varsa, tamamlayalım. Eksik var mı var, giderelim. Yazıyla teklif ettik. 'Türk hukukunu darbe hukukundan arındıralım, demokratik parlamenter sistemi güçlendirelim, burası gazi Meclis, kendi iradesini başka iradenin altına sokamaz' dedik. Onlar 'hayır' dediler.550 milletvekilini niye 600'e çıkarıyorlar 550 milletvekili neyinize yetmiyor Asgari ücretlinin haline bak, getiriyorsun 600'e çıkarıyorsun. Partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı, aynı zamanda kendi partisinin milletvekillerini belirleyecek. Yani Meclisi kendi arka bahçesine dönüştürecek. Böyle anlayış olabilir mi Sonra Meclise gelip 'Tarafsız cumhurbaşkanıyım' diye ahkam kesecek. Bunun anlamı Türkiye Cumhuriyeti'ni bir parti devletine dönüştürmektir. Türkiye'yi, parti devletine dönüştürecekler.

"MECLİS MEZARA, DEMOKRASİ TARİHE GÖMÜLECEK"

Bu anayasa değişikliği teklifi gerçekleşirse bir diktatör yaratırız. Her şeye dokunan ama kendisine dokunulmayan. Bu anayasa değişikliği gerçekleşirse, rejim tamamen değişecektir. Parlamenter demokratik rejimden otoriter başkanlık sistemine geçilecektir. Hiçbir vatandaşın can ve mal güvenliği olmayacaktır. Yargı sadece saraya çalışacaktır. Adalet tamamen iflas etmiş olacaktır. Yönetimi denetleyecek hiçbir güç kalmayacaktır. Devlet yönetimine zorbalık hakim olacaktır. Konuşan, eleştiren doğru içeri. Bir kişi hem hükümet olacak hem Meclis hem mahkeme olacak. Siz buna evet diyor musunuz? Biz buna 'Hayır, yanlıştır, yapmayın, etmeyin, Türkiye'yi bir girdabın, anaforun içine sürüklemeyin, iç çatışma süreci başlatmayın, ülkeye yazıktır günahtır. Demokrasimizi geliştirmek varken Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına sürüklemeyin' diyoruz. Etkisiz, yetkisiz sembolik bir Meclis olacak, sayı 600'e çıkacak. 'Size milletvekilliği aylığı veriyoruz, oturun oturduğunuz yerde, ne bağırıp duruyorsunuz' diyecekler. Meclis bunu kabul edecek. Ben vicdanıma, ahlakıma sığdıramıyorum. Eğer bu geçerse Meclisi mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız. Bu sorun CHP'nin değil, kendisini demokrat olarak gören, ülkesini, bayrağını seven, adını, kimliğini nasıl tanımlarsa tanımlasın hepimizin ortak sorunudur. İster kendini ülkücü, milliyetçi, devrimci, muhafazakar, dindar tanımla, nasıl tanımlarsan tanımla, ama sen şunu düşünüyorsan, 'Benim gibi düşünmeyen insanlar da düşüncelerini özgürce ifade etsinler, gün gelir benim üzerimde baskı kurulabilir, bütün baskılardan arınan bir Türkiye istiyorum' diyorsan buna hayır diyeceksin.

"ASIL NİYETLERİ ORTAYA ÇIKTI"

Asıl niyet teklifin görüşmelerinde ortaya çıktı. Bir milletvekili çıktı kürsüye dedi ki, ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesi de değiştirilebilir. Biz yeri geldiğinde 4 maddeyi de değiştireceğiz’. Hepimizin düşünmesi lazım. Türkiye bunları hak etmiyor. Bu ülkede hep birlikte insanca yaşamak istiyoruz."

"SÖZ KONUSU VATANSA..."

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısının ardından, gazetecilerin sorusunu yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik Twitter üzerinden yaptığı eleştiriler ve yarın ikili arasında daha önceden planlanmış görüşme anımsatılarak, bu durumda Devlet Bahçeli ile görüşüp görüşmeyeceği soruldu.

Kılıçdaroğlu, "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" karşılığını verdi.

ETİKETLER