NTV

Küfürler bakanı şoke etti

Türkiye

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulucami'de düzenlenen tören sonrası karşısına çıkan seyyar tespih satıcısının küfürlü konuşmaları karşısında şoke oldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, dün Ulucami'de Bursa Müftülüğü tarafından Kuran-ı Kerim'i usulüne uygun okuma ve verimli din hizmeti sunmak üzere düzenlenen kursun 'Aşare, Takrib ve Tayyibe İcazet Merasimine' katıldı. Cami çıkışında Bakan Çelik'in yanına gelen bir seyyar satıcı, "Başkanım bir şey diyebilir miyim?" diyerek, yaklaştı. Kendisinin 'Başkan geliyor, başkan geliyor, kaldırın diyorlar' denilerek seyyar satış yaptığı yerden uzaklaştırıldığını söyleyen seyyar satıcı, "En son ben isyan ettim. Başkanın ananı s... dedim" diye konuştu.

Bakan Faruk Çelik de "Hangi başkan?" dedi ardından küfürlü konuşan işi için "Kim bu ya?" diye sordu. Seyyar satıcı, elindeki tespih iplerini yere vurarak isyanını sürdürürken Bakan Çelik'e şunları söyledi

"Kendim özürlüyüm. Mürseller'den tanıyorum seni. Bıktım, isyan ettim. Evimi yıktılar. Kış kıyamet eşyalarımın üstüne yıktılar evimi. İp satıyorum ip. Banka kredi verdi bana. Seni Mürseller'den tanıyorum başkanım. P..'lik mi yapayım? Ne yapacağım başkanım. Ne olacak benim halim. İsyan ettim. Kendimi mi öldüreyim? Bunaldım. Allah rızası için bir şey yapın. Yardımcı ol. Aç duruyorum aç."

Adının Fezali Çelik olduğu ve seyyar tezgah açıp tespih sattığı öğrenilen bu kişi, polis memuru ve zabıtalar tarafından Bakan Çelik'in yanından uzaklaştırıldı. Fezali Çelik daha sonra ifadesinin alınması için polis merkezine götürdü.

DEVLET MEMURUNA PERFORMANS KRİTERİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaşanan olaylar öncesinde de basın mensuplarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili çalışma yaptıklarını açıkladı. Devlet Personel Rejimi Sistemi ile sorunların bulunduğunu ve 1965 yılından beri bu yasanın yürürlükte olduğuna işaret eden Çelik, konuyla ilgili kendisine taleplerin geldiğini kaydetti. Çelik, şunları söyledi:

"Az çalışanla, çok çalışan memur arasında performans açısından ortaya koydukları verim açısından kriter yok. Bu bir sorun diye önümüze geliyor. Sorun olan alanları söyledik. Bu sorunlara çözüm alınması gerekiyor. Nitelikli personel Ankara'da, İstanbul'da, Bursa'da yoğunluk arz ediyor. Ama ülkenin tümü bizim. Nitelikli personelin Türkiye'nin dört tarafına gitmesi gerekiyor ki oradaki hizmetlerde kalite kazansın. Böyle bir talep var. Bu talepler karşısında 5 - 6 maddelik bize biriken talepler çerçevesinde mutfak düzeyinde çalışmalar yapılıyor. Sosyal taraflarla görüşmeden devlet personel gibi son derece önemli, neredeyse 20 milyon vatandaşı ilgilendiren konu ayak üstü verilecek karar değil. Köklü bir çalışma, diyalog sonrasında çıkacaktır. Ama sorun alanları belli. Bahsettiğim birkaç tanesi 1965 yılından bu zamana gelen yapılması gerekenlerle ile ilgili tespitler bunlar çözüm noktası değil."