NTV

Özgür Özel: Birbirlerine had bildirmek için Baykal'ı kullanıyorlar

Anadolu Ajansı

Türkiye

Eski Cumhurbaşkanı Gül'ün sözlerini değerlendiren CHP'li Özgür Özel, Erdoğan ve Gül'ün birbirlerine had bildirmek için Deniz Baykal'ın açıklamalarını kullandıklarını söyledi.

İlişkili Haberler

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Düzenlediği basın toplantısında konuşan Özel, "Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün birbirlerine mesaj vermek ve had bildirmek için Sayın Deniz Baykal'ın açıklamalarını kullanıyor olmalarına şaşırmamak elde değil" dedi.

Özel, "Bu, AK Parti'nin iç meselesidir. Sayın Abdullah Gül'e iç mesele konusunda yaptığı hatırlatmayı bu boyutuyla iade etmek gerekir" diye konuştu.

"MEŞRUİYET TARTIŞMASINA BATTINIZ"

Özel, Başbakan Binali Yıldırım'ın yurt dışına giderken yaptığı açıklamalara da cevap verdi. Referandumun sonucunun Resmi Gazete'de yayımlandığını, ancak "mühürsüz, şüpheli ve şaibeli" olduğunu iddia eden Özel, şöyle konuştu:

"OHAL'de Anayasa'yı değiştirirseniz o meşruiyet tartışması peşinize takılmaya başlar. Kenan Evren'in dipçikle yaptığını, siz biber gazı ve copla yaparsanız, Evren'in sıkıyönetimde yaptığını OHAL'de yaparsanız, Kenan Evren'in tutukladığından 10 kat fazla insan tutuklarsanız, savunma hakkını askıya alırsanız meşruiyet tartışması başlar. İki kampanya bütçesi arasında yaklaşık 250 katlık fark varsa, devletin bütün olanakları, ödenekleri, bakanlıkların, Cumhurbaşkanlığının, Başbakanlığın, belediyelerin tüm imkanları, devletin bütün uçakları, helikopterleri, bin 600 makam aracı, 10 bin araç size seferber olduysa meşruiyet tartışmasına battınız demektir.

Seçim günü devletin ajansına yüzde 65 diye açıklatarak, YSK'ya mühürsüz oylarla ilgili verdirdiğiniz kanun dışı kararla, Anayasa Mahkemesinden aldığınız açık çekle Anayasa'yı değiştirmeye kalkarsanız meşruiyet tartışması başlar. Yüzünüz sirke satarken, içiniz kan ağlarken, dışarıya 'evet zafer kazandı' diyorsanız meşruiyet tartışması alevlenir. Bir tam, bir çeyrek parti ile Anayasa değiştirmeye kalkarsanız, bir tam, bir çeyrek taktıysanız peşinize meşruiyet tartışması bitmez. İlk gece başlayan meşruiyet kabusu Cumhurbaşkanı ve Başbakanı uykusuz bırakmaya devam edecek, o kabustan kurtulamayacaklar. Uçakla da kaçsanız, meşruiyet krizi uçaktan önce gelir sizi ineceğiniz havaalanında karşılar."

"YAPILACAK İLK SEÇİM BAŞKANLIK SEÇİMİ DEĞİL"

"Sayın Cumhurbaşkanının başkanlık hayalleri, tam sınıfı geçtim sanırken bütünlemeye, ikmale kalmıştır." diyen Özgür Özel, "Bunun telafi sınavı vardır, o sınavda halk karar verecektir. Ne zaman isterseniz buyurun ama en geç 3 Kasım 2019'da tekrar milletin karşısına çıkacağız ve yapılacak ilk seçim başkanlık seçimi değildir, referandum niteliğinde bir seçimdir. Biz hayırcılar parçalanmadan, bölünmeden, ayrılmadan çoğalarak ve sizin bu hevesinizi kursağınızda bırakacak çoklukta sizin karşısınızda olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

CHP'nin, Adalet ve Anayasa komisyonlarının üyelerinden kurulu Karma Komisyonda, HSK üyelik seçimleri için kurulan alt komisyona üye vermemesi kararının doğru olduğunu belirten Özel, "Sayın Başbakan, 'boykot üniversite yıllarında, geride kaldı' diyor. Geride kalan Başbakanın üniversite yılları olabilir ama üniversitelerde öğrenciler pek çok şeye itiraz etmekte, tüm baskı ve şiddete direnmeye devam etmektedirler." dedi.

"BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEMELİ"

CHP Grup Başkanvekili Özel, bundan sonraki süreçte, uyum yasalarında ve HSK seçimlerinde, sözlerini söylemeye ve muhalefetlerini etkin şekilde sürdürmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

Başbakan Yıldırım'ın, "Muhalefet gelsin, otursun müzakere etsin; HSK üyelikleri ve uyum yasalarında birlikte çalışalım" tarzında sözleri olduğunu anımsatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Başbakan'a sorarlar; yüksek yargıyı şekillendirmek için teröristle masaya oturulur mu? FETÖ'cü ve darbeci ile senin işin ne? Bütün kampanya boyunca 18 maddeyi anlatacağına, sonradan 23 milyonu görüp de karşısında titreyip, 'biz size terörist demedik' diye günah çıkarmaya çalışan Başbakan'a sorarlar; hani biz teröristtik, FETÖ'cüydük, darbeciydik. Bize niye ihtiyacın var? Bizi meydan meydan hedef gösteriyordun, şimdi neden hedefinde değil de ilgi odağında olduk. Önce şu Meclise gel, kürsüye çık, 24 milyon seçmen adına özür dile bakalım. 'Biz anketlerde sıkıntıyı gördüğümüz için çok ağır hakaretlerde bulunduk, vekilleri kanalıyla asıllardan özür diliyoruz' deyin. Ondan sonra çağrı yapmaya belki yüzün olur, ne cevap vereceğimizi yine biz biliriz. Bu özür gelmeden Sayın Başbakan boşu boşuna çırpınmasın."

ETİKETLER