NTV

Selahattin Demirtaş: Bu iddianameden üzüntü duydum

Anadolu Ajansı

Türkiye
Arşiv

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada hakim karşısına çıktı. Demirtaş, savunmasında "Gerçekten Yasama Meclisi'nin bir üyesi olarak bu iddianameden üzüntü duydum'' ifadesini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında, İstanbul Sancaktepe'de 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde yapılan bir mitingdeki konuşmasında, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçunu işlediği iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanmasına başlandı.

Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka suçtan Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Demirtaş, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmayı, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, Avrupa Sosyalistler Partisi (PES) Başkanı Sergei Stanishev, İsveç Sol Partisi Başkanı Jonas Sjöstedt ve İsveç, Danimarka, İtalya, Norveç gibi ülkelerin Büyükelçiliklerinden temsilcilerle çok sayıda partili de izledi.

Duruşmada, Demirtaş'ın görüntülü sistem ile bağlandığı sırada salonda bulunan partililer ayağa kalkarak alkışlar eşliğinde Demirtaş'ı selamladı.

Kimlik tespiti yapılan Demirtaş, evli ve 2 çocuk babası olduğunu belirterek, mesleğinin avukatlık olduğunu ve aylık 13 bin lira kazandığını söyledi.

Savunmasını yapan Demirtaş, hakkında hazırlanan iddianamenin uzun uzadıya savunma yapmayı gerektirecek ciddiyette bir iddianame olmadığını savunarak, "Ciddiyetten ve hukuki dayanaktan yoksun bu iddianame için sayın mahkemenizin harcayacağı zaman ve emek, bizim de konuşarak tüketeceğimiz nefesimiz için yazık olacaktır. Madem dava açılmış huzurunuzdayım, savunmamı sunacağım" dedi.

Demirtaş, "Aslında dokunulmazlığımızın kaldırılmış olduğu sürece dair ciddi bir usul tartışması yapılması gerekir. Şu anda bir yönüyle dokunulmazlığı devam eden, diğer yönüyle dokunulmazlığı kaldırılmış hukuka aykırı bir şekilde yargılanan bir milletvekili olarak huzurunuzdayım. Bir gazeteyi tehdit ettiğim ya da halkı kin düşmanlığa alenen tahrik ettiğim iddiasıyla yargılanıyorum. Aynı zamanda 6 milyon oy almış bir siyasi partinin genel başkanlığını ve İstanbul Milletvekili görevini sürdürüyorum" ifadelerini kullandı.

Demirtaş, Türkiye'nin 30'dan fazla şehrinde hakkında devam eden davalar olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla cezaevi nakil aracıyla gidip ifade vermeyi hem onur kırıcı olarak görüyorum, hem de fiilen imkansız olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu nedenle zaten adil yargılanma hakkım başından beri ortadan kaldırılmış şekilde yargılanıyorum. Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiğim iddia edilmiş. Türk Ceza Kanunu 216. maddesine göre yargılanmam istenmiş. Ancak bu maddeye bakıyorum da iddianamede bu suçu somut olarak nasıl işlediğim anlatılmamış. Bir gazeteye karşı hakaret veya aşağılama söylemi nasıl TCK 216. maddeye tekabül ediyor. Bunu öncelikle çözemedim. Belli ki Demirtaş hakkında başlatılmış olan siyasi ve hukuki linç kampanyasına 'benim de katkım olsun' babında hazırlanmış iddianame. Ben bir siyasetçiyim dolayısıyla savunmamı siyasi kimliğimi de gözününde bulundurarak sürdürmek zorundayım."

İddianameyi ve dosyayı detaylı inceleme gereği duymadığını ifade eden Demirtaş, "Gerçekten Yasama Meclisi'nin bir üyesi olarak, bu iddianameden üzüntü duydum. İddia makamları ve savcılar partime, siyasi görüşlerimize değer vermek veya destek vermek zorunda değillerdir. Ama saygı duymak ve bir yargı mensubu olarak bizim hakkımızda açacakları davada ciddi olmak zorundadırlar. Şikayet dilekçesinin tek bir cümlesini değiştirmeden iddianameye dönüştürmek soruşturma değildir. İddianamenin bu haliyle reddedilmesi çok daha doğru olurdu. Çünkü eksik bir soruşturma var daha doğrusu hiç soruşturma yapılmamış, hatta sıfır soruşturma var" diye konuştu.

Suç duyurusunun ardından savcılığın araştırma yapması gerektiğini söyleyen Demirtaş, savunmasına şöyle devam etti:

"Müşteki gazete bu konuşmayı yaptığım tarihten önce benim ve partim hakkımda neler yazmış, nasıl bir dil kullanmış ve acaba benim eleştirilerimi hak etmiş mi, etmemiş mi? Birincisi buna bakmalıydı. İkincisi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Anayasa Mahkemesinin, Yargıtay'ın ve hatta yüzlerce yerel mahkemenin eleştiri sınırlarıyla ilgili toplamda binlerce kararı var. Hiç değilse, bunlara bakmalıydı, örnek alarak soruşturma yürütmeliydi."

Demirtaş, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Sözde benim bu konuşmamdan sonra müşteki gazeteye bombalı saldırı olmuş ve elinizdeki iddianameye göre, benim bu konuşmamla gazetenin bombalanması arasında bağlantı varmış. İddianameden okuyarak söylüyorum. 'Bombayı benzer gerekçelerle terör örgütünün müştekilere ait binanın çevresine koydukları, tüm dosya kapsamından ve toplanan delillere göre şüphelinin yukarıda anlatıldığı şekilde atılı suçu işlediği anlaşılmaktadır'. Savcı beye göre bu illiyet bağında tereddüt yok. Ama yine aynı iddianameye göre, söz konusu bombalamayla ilgili failler hakkında en küçük bir bilgiye ulaşılmadığı da bir üst satırda belirtiliyor. İddianame o kadar çalakalem hazırlanmış ki eğer beni gazeteyi bombalatmakla suçluyorsa, açması gereken dava bu değil. Eğer o bombalamayla konuşmam arasında hiç bir somut bağlantı yoksa iddianameye koymaması gerekir."

Söz verilen Demirtaş'ın avukatları da müvekkillerinin beraatını istedi.

Avukatların ardından yeniden söz alan Demirtaş, davanın sonraki celselerine katılmak istemediğini belirterek, duruşmalardan vareste tutulmayı talep etti.

Mahkeme hakimi, Star Medya'ya bomba konulması olayına ilişkin Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığından incelenmek üzere soruşturma dosyasının istenmesine karar verdi.

Demirtaş'ın avukatının talebi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak, Star Medya Grup Başkanı Murat Sancak'ın kurşunlanma olayıyla ilgili soruşturma dosyasının, bu dava dosyasıyla bir ilgisinin bulunup bulunmadığının sorulmasını kararlaştıran mahkeme hakimi, sanık Demirtaş'ın duruşmalardan vareste tutulma talebini de kabul etti.

Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Dinamik Radyo Televizyon AŞ, Star Medya Yayıncılık AŞ ve Bahadır Saraçgil "müşteki", Selahattin Demirtaş da "şüpheli" olarak yer alıyor.

Şüpheli Selahattin Demirtaş'ın, 7 Haziran 2015'te yapılan genel seçime ilişkin partisinin Sancaktepe mitinginde Star gazetesini sallayarak bir konuşma yaptığı belirtilen iddianamede, Demirtaş'ın bu şekildeki konuşmasından sonra 19 Temmuz 2015'te, şikayetçilere ait Star Medya Yayıncılık AŞ ile Dinamik Radyo Televizyon AŞ ve yetkililerinin bulunduğu Küçükçekmece Atatürk Mahallesi Bahariye Caddesi'ndeki adrese bomba konulduğu, zaman ayarlı ve basınç tesirli olduğu tespit edilen bombanın uzman ekiplerce imha edildiği kaydedildi.

Şüpheli Demirtaş'ın Sancaktepe'deki konuşmasından sonra söz konusu bombanın konulduğu savunulan iddianamede, terör örgütü mensuplarının bombayı benzer gerekçelerle müştekilere ait binanın çevresine koydukları ifade edildi.

İddianamede, Demirtaş'ın, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Duruşmanın ardından HDP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu grup basın açıklaması yaptı.

ETİKETLER